4 Aralık 2016

Mustafa TOPKARA4 Aralık 2016 , Pazar

Mustafa TOPKARA

Sonuçları sorun zannetmek

“Sonuçları sorun zannetmek” bu ülkenin tavanından tabanına kadar her yerde kendini gösteren bir algı yanılmasıdır..
Bu algıyla davranmanın kaçnılmaz sonucu;
her sonucun soruna yeni bir sorun eklemesidir..

***

Nevroz, sorun değil sonuçtur.
Mutsuzluk, sorun değil sonuçtur.
Can sıkıntısı, sorun değil sonuçtur.
Aldatma, sorun değil sonuçtur.
Şiddet sorun değil sonuçtur.
Doların yükselişi, sorun değil sonuçtur…
Vs vs vs

***

Bu bir algı durumudur.
Bilinçaltı süreçten baktığınızda, aynı zamanda bir tercihtir.
Bir kişilik durumunun, bir yaşam tarzının tercihi..
Sorun çözmeyi sevmeyen,
Yüzleşmekten kaçınan,
Zorlanmaya,
Acı çekmeye,
Endişeye,
Üzüntüye,
Belirsizliğe tahammülü olmayan bilincin kendini inkarıdır.

***

Sorunu çözmek için,
Emek vermek,
Zaman ayırmak,
Bu tutumu bir yaşam tarzına dönüştürmek gerekir.
Değişimi zorunlu kılar.
Hayatının herhangi bir yerindeki soruna sonuç olarak bakmaktan vazgeçen biri,
Hayatındaki tüm sorunlara karşı aynı yaklaşımı geliştirir, bu kaçınılmazdır.

***

Gerçek sorunu kabullendiğinde:
Daha zor bir durumla karşı karşıya kalacağını zanneden, çocukluk dönemi eğilimlerine takılı kalmış bir reflekstir bu.
Mutluluk hayalinden vazgeçmek istemeyen,
Bir şey olup tüm sorunlarının hallolacağını düşünen,
Soruna değil kurtuluşa odaklanan,
Kurtuluşu kendisinde değil, kendi dışındaki saiklerde arayan,
Annesine bağımlı bir çocuğun refleksidir bu.
Soruna değil, çözüme odaklanır.
Çözüm dediği şeyin gerçekte bir kaçınma olduğunu farketmeden,
“Biliyorum sorunun nedenini” avuntusuyla kandırarak kendini,
Kaçar…

NE ANLATIYORSUN SEN?

Anlatır..
Anlatır..
Anlatır..
Anlatır..
Anlatır..
Anlatır..
Anlatır.
Anlatır!
***
Öyle köşeye sıkışmıştır,
Öyle mağdurdur,
Öyle zordadır,
Öyle yardıma ihtiyacı vardır,
sorunu çözmek için senden duyacağı bir tek söze o kadar çok ihtiyacı vardır ki.
Hani bir omuz versen çözülüverecektir sorun.
Sana içinden
“Şöyle yap o zaman”
“Böyle yap o zaman” dedirtir.
Kendini tutamayıp sana hissettirdiğine aldanır ve deyiverirsen,
“Ama” diye başlar söze.
Kalırverirsin olduğun, oturduğun yerde.
O “ama” diye başladığında
“O zaman şöyle yap” demek gelir içinden.
Bir bağlaçı başka bir bağlaçla değiştirmekten başka bir şey değildir yaptığın, lakin o sıra çok mantıklı gelir, çünkü karşındaki yakaran gözlerle bunu bekliyordur senden.
Kendini tutamayıp yardım çığlığı zannettiğin serapa aldanıp
“E o zaman şöyle yap” dediğinde, sana dönüp
“Ama” diye başlayınca cümleye,
kalakalırsın.
E öyle yap yok.
Böyle yap yok.
Başlarsın içinden homurdanmaya.
İçinden homurdanırsın, çünkü o kadar üzgün, o kadar çaresiz ve mağdurdur ki,
Dillendiremezsin içindeki isyanı.
O drama bir de sen üzüntü katmak istemezsin.
Daha da üzülecek daha da acı çekecektir,
ve sen kendini suçlu hissedeceksindir.
***
Oysa gördüğün, duyduğun herşey bir seraptır!
Bastırma, tutma kendini.
De içindekini,
İçindeki isyanını.
Bak ne oluyor!?


  


Bu yazı toplam 1 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama


 

 




 



Anket Sorusu Diğer Anketler

ATATÜRK STADI'NIN YERİNE NE YAPILSIN?

PUAN DURUMU


altın

SAKARYA NAMAZ VAKİTLERİ


Sakarya'da Kiralık VinçSakarya OtelleriSakarya OtelSAKARYA HALI YIKAMASAKARYA DÜĞÜN SALONLARIİZMİR YOGA