21 Temmuz 2018

Beytullah ÖNCE29 Ekim 2017 , Pazar

Beytullah ÖNCE

Toplumsal hikayemizde ortaklaşmak

İnsanların tek tek toplamından ibaret değildir toplum.
Herkesin kendi dünyasını kurduğu ve başkalarını o dünyanın tamamen dışında tuttuğu bir sosyoloji değildir.
Hayatlar kesişir, kaçınılmaz olarak kesişir.
Mesele, bu kesişim kümesinin ne kadar büyütülebildiğidir.
Ortak kümede ne kadar çok insanın buluşabildiğidir.
Ve tabi, bu ortaklığın ne üzerine inşa edildiğidir.
Bugün; sadece ideoloji, sadece mezhep, sadece ırk, sadece millet üzerinden kurulmaya çalışıyor maalesef o kümeler.
Meselenin siyasi ya da sosyoloji boyutunun ötesinde; doğrudan piyasa sisteminin kurduğu kümeler de var tabi, parasıyla ezenlerin ve parasızlıkla ezilenlerin toplaştığı, bir de orta küme var diyelim.
Bugün toplum, bu kümelerin giderek birbirinden soyutlandığı, dahası birbirinden sert çizgilerle ayrıştığı bir dönem yaşıyor.
Sadece memlekette değil, tüm dünyada yaşanan süreçler bunlar.
Dünya sisteminin ve sisteme hâkim olan anlayışın ürettiği ayrışmalar, getirdiği toplumsallıklar.
İşte tüm dünyada artık insanlık, ortak kümeleri kaybediyor hızla.
İnsanlar, kendi dünyasının kabukları içinde kuruyor.
İnsanlık, kendi minik dünyasının içine doğru yıkılıyor.
Herkes, sanki kendinden ibaret, sanki hayat yalnızca kendi dünyasından ibaret…
Kendini bilenler, kendi varlığını başkasında tanımaya çalışanlar; kendisini başkasına bakarak anlamaya çalışanlar giderek azalıyor.
Kendisini bilmeyenler, kendi varlığını salt kendisiyle sınırlandıranlar ve kendisinden başkasına bakmayı umursamayanlar dünyası kuruluyor.
Ne böyle bir memleketten ne de böyle bir dünyadan hayır beklemiyorum.
İnsanların birbirine karşı körleşip, sağırlaştığı bir toplumsallığı hayra yormuyorum.
Böyle bir toplumsal düzlemde, herkesin yem olacağını düşünüyorum.
Herkesin ezileceği, herkesin sömürüleceği, kötülüğe maruz kalacağı, haksızlığa uğrayacağı, çirkinliğin tasallutundan kurtulamayacağı kaygısı taşıyorum.
Buna karşı çareyi ise dayanışmada buluyorum.
Herkesin sadece kendi doğrusunu değil, birbirinin doğrusunu da dinleyebileceği bir vasat.
Herkesin sadece kendi gerçekliğini yaşadığı değil, başka gerçeklikleri de görebildiği bir zemin.
Herkesin sadece kendisi gibi olanlarla konuştuğu değil, kendisine benzemeyenlerle de diyalog kurduğu, etkileşime girdiği ve birbirini anladığı, hiç değilse anlamaya çalıştığı bir toplumsal düzen.
Bu düzen içinde haksızlığa karşı insanların dayanışması gerekiyor.
Böyle bir vasatta insanlar, kötülüğü durdurup, iyilikleri çoğaltmak için birbirine de sahip çıkabilmeli.
Böyle bir zeminde, toplum, hiç değilse herkes için adalet şiarı etrafında samimiyetle, ayrımsız ve ayrıcalıksız şekilde buluşabilmeli.
Birbiriyle kurduğu diyaloglarla, ortaklıklarını arttırabilmeli.
Velhasıl, dayanışma ağlarını çoğaltmalı, toplumu bu ağlarla sarıp, sarmalayabilmeli.
Ancak bunu yaparsak, bizi birbirimize bağlayan hikâyelerde ortaklaşırsak, o zaman daha büyük bir hikâye yazma imkânımız olabilir.
Gelin görün ki, bugün tüm hikâyeyi kendisinden ibaret sananların hükmü geçerli.
Her şeyi ama her şeyi kendi kaderiyle kaim sananların güç sahibi olduğu günlerden geçiyoruz.
Öyle olunca, onlar, kendi hikâyelerini ancak başkalarının hikâyelerini bozabilmekle mümkün sanıyor.
Toplumsal dayanışma ağlarını çözerek, toplumu birbirine karşı kamplaştırarak, kampların kırılganlıklarını çoğaltarak kendi devranlarını döndürebilmenin peşine düşüyorlar.
Oysa bu hal, öncelikle toplumun akıbetini kötü bir geleceğe doğru sürüklemektedir.
Hikâyeyi karanlık bir sona doğru yakınlaştırmaktadır.
Serim ve düğümden sonra geleceğimiz çözümün ne olacağının gerçekten farkında mıyız?

 


Bu yazı toplam 1 defa okundu.

Sizden Gelenler

Tarih : 2 Kasım 2017 , Perşembe

muhittin çameli

Kültür bakanlığına ait, batçıkın yanındaki AFA binası, o kocaman dev bina yıkıldı.Daha yeni bir bina idi.Daha yıllarca hizmet verebilirdi.Bu ne israf ki, bu ne zenginlik ki, onu yıkdı Sakarya belediyesi.Bu kadar müsriflik olur mu?İlle de yapacaksan, ihtiyaç varsa, ki yok, başka yere bir tane yap.Daha dün yapılmış dev binayı niye yıkıyor, milyonları çöpe atıyorsun.Millet aç, işsiz, garip.Siz gökyüzünde dolaşıtyorsunuz, ayağınız yere bassın.

Tarih : 30 Ekim 2017 , Pazartesi

bülent sarova

Sakarya belediyesi idaresi diyor ki, başka şehirde demiryolu şehri bölüyor mu. En basit İstanbula baksınlar. Hem Batı hem de Doğu yakası demiryolu ile bölünmüş. Uzağa değil, Pendike gitsinler, şehri ikiye bölmüş.Her yerde aynı.Aklımızla alay etmesinler. Trenin şehirden mahrum edilmesinin tek müsebbibi sakarya belediye idaresidir. Hem ADA Ekspres hem de ADARAYı bu şehirden tart ettiler, yüz yıllık esas kazanımımızı yok ettiler.ADARAYA yapılan onca masraf, o kadar lüks duraklar, bunca masrafın hesabını kim verecek. Hepsi atıl kaldı.Biz ne kadar zenginmişiz. İsraf diz boyu.Gazeteniz tren üzerinde çok duruyordu, şimdi sustu.Aynı kararlılıkla üzerine gitmenizi bekliyoruz.Seçim geliyor!!!

UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara


 

 


 

 



 



Site İçi Arama


 

 

 

 

 

 

 

Anket Sorusu Diğer Anketler

ERSİN TARANOĞLU BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKAN ADAYI OLUR MU?

PUAN DURUMU


altın


SAKARYADA HALI YIKAMA Sakarya'da Kiralık VinçSakarya OtelleriSakarya OtelSAKARYA HALI YIKAMASAKARYA DÜĞÜN SALONLARIİZMİR YOGA