19 Nisan 2017

Ömer EMECAN26 Kasım 2016 , Cumartesi

Ömer EMECAN

Türkiye'de eğitim mi var ?

Ünlü düşünür Albert Ainstein, “Eğitim; insanın okulda öğrendiği her şeyi unuttuğunda, geriye kalan şeydir” der.

Bu sözdeki incelik, eğitimle öğretim arasındaki farkı, ne kadar da net bir şeklide ortaya çıkarıyor. Şu, eğitimle öğretim arasındaki farkı biraz irdeleyelim mi?

İnsanlara çiftçiliğin nasıl bir şey olduğu, başarılı bir çiftçi olmanın kurallarının neler olduğu anlatalım.

Ardından da, ekilecek tohumun cinsi, toprak analizi, gübrelemesi, sulaması gibi bilgiler verelim. İşte bu bilgilere öğretim denir. 

Eğer insan, bu bilgileri aldıktan sonra, bağında- bahçesinde bu bilgileri uyguluyor ve çok güzel ürünler elde ediyorsa, demek ki eğitimini iyi almıştır. 

Öğretim teori, eğitim ise deneydir

Çocuklara “Karadeniz bölgesi yağmurlu ve nemlidir” demek öğretim, o çocuklara bu bölgeyi gezdirerek, yaşatmak ve tanıtmak ise eğitimdir.

Anlatmak ve tanıtmak.. Ne kadar da farklı kavramlar değil mi?

Hiç bilgisayar görmemiş bir çocuğa, teorik olarak bilgisayarı ne kadar anlatırsanız anlatın, bir gün mutlaka unutacaktır. 

Ama pratik olarak bilgisayarı öğretirseniz kesinlikle unutmayacaktır. 

Bilgisayar başında pratik yaptırarak anlatırsanız, bunu adı eğitimdir. 

Eğitim, bir yaşama biçimidir. 

İnsanlar arasındaki ilişkilerde, terbiye kurallarının dışına çıkmamaktır. 

Yardımsever ve vicdan sahibi olmaktır. 

Adam olmaktır. 

Bilgili olmak başka, adam olmak daha başkadır. 

Eğitimli olmak, yalan söylememek ve çalmamaktır. 

Hak ve adalete riayet etmektir. 

Eğitim bu anlamda “Uygulamak” demektir. 

Öğrendin ama uygulamadın. 

O halde eksiksin. 

Toplum için faydalı değil, zararlı birisin. 

Elektrik ya da suyun, israf edilmemesi gerektiğini öğrettiler sana. 

Ama hiç tasarruf etmiyorsun. 

Öğrendiğini, sadece daha iyi okulları kazanmak için öğreniyorsun da, uygulama konusunda, hiçbir gayretin ya da eylemin yok. 

Bilinen bir hikâyedir: Adamın biri oğluna “Sen adam olmazsın”, dermiş. 

Lâkin o çocuk, okumuş ve Vali olmuş. 

İlk işi de babasını makamına çağırıp, Baba bak, hani bana, ‘Sen adam olamazsın’ diyordun ya, gördüğün gibi Vali oldum, deyince, babası da yapıştırmış cevabı: “Oğlum ben sana Vali olamazsın, demedim. Adam olamazsın, dedim. Adam olsan, babanı ayağına çağırmaz, bizzat benim ayağıma sen gelirdin.” 

1985 yılında Yılın Öğretmeni seçilen, Akçakocalı büyüğümüz Turan Lokumcu anlattıydı: Amerika’da okullardaki yönetici öğretmenler, aynı bizdeki profesyonel futbolcular gibi, ücrette anlaşırlarsa o okulda göreve başlıyorlarmış. Tahmin edeceğiniz gibi, oradaki eğitim, hem teori ve hem de pratik olarak veriliyormuş. Şaştım kaldım ben bu işe. 

Bizdeki Köy Enstitülerini mi taklit ediyorlar ne?

Sahi bizde bir aralar Köy Enstitüleri vardı değil mi?

24 Kasım Öğretmenler gününüz, gecikmeli de olsa kutlu olsun.

Her konuda gecikmek, bizim eğitimimizin fıtratında var abi…

Türkiye’de eğitim mi var? Diye sorup, beni çileden çıkarmayın ne olur.


Bu yazı toplam 1 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama


 


 

 




 



Anket Sorusu Diğer Anketler

ANAYASA REFERANDUMUNDA HANGİ OYU KULLANACAKSINIZ?

PUAN DURUMU


altın

SAKARYA NAMAZ VAKİTLERİ


SAKARYADA HALI YIKAMA SAKARYA HABERLERİ Sakarya'da Kiralık VinçSakarya OtelleriSakarya OtelSAKARYA HALI YIKAMASAKARYA DÜĞÜN SALONLARIİZMİR YOGA