18 Ekim 2018

GÜL'ÜN ADAPAZARI GÜNLERİ


GÜL'ÜN ADAPAZARI GÜNLERİ

Aynalıkavak Yazıları / Fahri Tuna

Abdullah Gül'ün Adapazarı Günleri


Bilenler biliyor; 28 Ağustos 2007 tarihinde TBMM'de 339 oy alarak, 11. Türkiye Cumhurbaşkanı seçilen ve aynı gün 18.00'de parlamentoda yemin ederek Çankaya'ya çıkan sayın Doç.Dr.Abdullah Gül, aynı zamanda bir üniversite öğretim üyesidir ve o zamanki adıyla SDMMA'da bugünkü adıyla Sakarya Üniversitesi Mühendislik Fakültesi'nde, o günkü adıyla 'asistan', bugünkü adıyla 'öğretim görevlisi' olarak görev yapmıştır.


ÖNCE İSTANBUL İKTİSAT


Fakülte yıllarından okul arkadaşı, hocalığı döneminden asistanlık arkadaşı bugünün Sakarya Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Salih Şimşek'e kulak verelim: 'Ben 1970 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'ni kazanıp Maraş'tan İstanbul'a geldiğimde, Sayın Abdullah Gül bizden bir üst sınıftaydı. Yani ağbimiz, aynı zamanda Milli Türk Talebe Birliği (MTTB) fakülte başkanımızdı. Ki başta sayın Abdullah Gül olmak üzere, şimdi TBMM'deki Konya Milletvekili Prof.Dr.Sami Güçlü, Osmaniye Milletvekili Prof.Dr.İ.Mete Doğruer, İzmir Milletvekili Prof.Dr. Mehmet Sayim Tekelioğlu arkadaşlarımız, o zamanlar MTTB Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapmaktaydılar. Aynı yıllarda MTTB orta öğretim komitesi başkanı ise uzun boylu, temiz yüzlü, Recep Tayyip adında futbolcu bir kardeşimizdi. Arkadaşımız sayın Abdullah Gül, bizim fakülte yıllarımızda örnek bir öğrenci lideriydi; hepimize karşı ilgili, saygılı, sabırlı ve uyumluydu. Üstad Necip Fazıl'a çok yakındı, öğrenciliği yıllarında kaldığı eve Üstadımızın zaman zaman yemeğe geldiğini biliyorum. Hatta Abdullah beyin halasının oğlu ve çok yakın arkadaşı Mehmet Sayim Tekelioğlu, o yıllarda Üstad Necip Fazıl'ın bir tür özel kalem müdürü olarak görev yapmıştı. Tabiatıyla dernek ve diğer sosyal faaliyetlerde öncülüğü nedeniyle Sayın Abdullah Gül, dört yıllık İktisat Fakültesini altı yılda bitirebilmişti.' (1)


NEDEN VE NİÇİN ADAPAZARI?



'Anadolu'dan İstanbul'a aydınlanmaya ve aydınlatmaya gelen' bu toprağın çocukları gün gelmiş fakültelerini bitirmiş, her biri farklı görevlerle yurdun dört bir yanına dağılmışlardır. O günler Milliyetçi Cephe Hükümeti (MC) dönemidir ve çoğu da bir memuriyet bulmuş, çalışma hayatına 'merhaba' demişlerdir.

Prof.Dr.Salih Şimşek'e kulak vermeye devam edelim: 'Ben o günlerde 'müfettiş' olarak çalışıyordum. 1978 yılı başında Beyazıt Meydanında İ.Mete Doğruer'e rastladım. Bana 'Prof.Dr. Sabahattin Zaim hocamız Sakarya Devlet Mimarlık ve Mühendislik Akademisi İşletme Mühendisliği Bölümünde görev aldı. Sami Güçlü, Abdullah Gül ve beni de asistan olarak göreve başlattı. İki ay içinde imtihanla 30-40 asistan daha alınacak, gelmek istemez misin?' dedi. Sonra imtihan yapıldı, 1978 Martında 22 arkadaş SDMMA'da iktisat ve işletme kürsüsünde asistan olarak göreve başladık. Bugün hemen hepsi profesör olan arkadaşlarımız arasında kimler yok ki. Abdullah beyi de bizleri de Adapazarı'na toplayan rahmetli Sabahattin Zaim hocamızdır.'


ABDULLAH GÜL'ÜN ADAPAZARI GÜNLERİ:

5 YIL 8 AY 10 GÜN



Abdullah Gül'ün Adapazarı Günleri'ni tam ve kesin olarak belirlemek üzere SAÜ Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Muzaffer Elmas'a ulaşıyor ve resmi belgelerdeki kesin tarihleri soruyoruz. (2) 1979 sonundan itibaren SAÜ'de görev yapan, aynı zamanda Abdullah Gül'ün de dostlarından olan Rektör Yardımcısı Elmas bize resmi kayıtlardaki bilgileri aktarıyor: Dönemin Personel Müdürü Sabahattin Küçük'ün imzasıyla 27.02.1995 tarihli SAÜ resmi belgesine göre 'Abdullah Gül, 27.01.1978 tarihinde SDMMA'da 'asistan' olarak göreve başlamış bulunuyor. Bir yıllık 'aday asistanlığı' 27.01.1979'da 'asil'e dönüşmüş. 07 Temmuz 1981'de askerlik görevi için izin alan Gül, 4 aylık kısa dönem askerliğinin ardından 31.10.1981'de yeniden SDMMA'daki görevine dönmüş. 15.03.1982 tarihinde doktorasını tamamlayıp 'doktora intibakını' yaptırtmış. Abdullah beyin, 1982 başlarında İTÜ'ye bağlı Sakarya Mühendislik Fakültesi adıyla yeni bir statü kazanan SDMMA'dan 'istifaen' ayrılış tarihi ise 07.10.1983 Özetle 11. Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül'ün, Sakarya Üniversitesi'nde görev yaptığı sürenin miktarı, 5 yıl 8 ay 10 gün.



ADAPAZARI'NDA NERELERDE OTURDU



Peki Sayın Abdullah Gül, Adapazarı'nda nerelerde ikamet etmiştir? O günlerdeki en yakın arkadaşlarından Numan Yazıcı'ya bu soruyu soruyoruz: 'Hatırladığım Abdullah beyin Adapazarı'nda 2 farklı evde oturduğu. Birisi Pabuççular Mahallesinde Fabrika Caddesinde rahmetli Yusuf Aydın ve rahmetli Ahmet Arıcı ile oturduğu iki katlı eski bir evdi. İkinci yıl ise Serdivan'da yine aynı isimlerle Belediyenin arkasında birlikte oturmuştu. 1980 Ağustosunda evlenince Üsküdar'da taşındı. Sonraki yıllarda ise doktora çalışmaları sebebiyle, hep İstanbul'dan gitti geldi Adapazarı'na. '(3)



B. ARKADAŞLARI ABDULLAH GÜL'Ü ANLATIYOR


PROF.DR.SAMİ GÜÇLÜ:

'YERLİ VE MİLLİ BİRİDİR'

Abdullah Gül'ü gençlik yıllarından beri tanıyan, 40 yıllık arkadaşı, Tarım Eski Bakanı Prof.Dr.Sami Güçlü, iki önemli anekdotu hatırlatarak, Köşk sürecinin Gül'ünü tarif ediyor: 'Abdullah Gül'ün 20'li yaşlarda delikanlı iken yaşattığı iki olayı hiç unutmam. İlki Milli Türk Talebe Birliği İcra Komitesi üyesi iken her yıl Çanakkale'de gerçekleştirilen 18 Mart Çanakkale Zaferleri'nin kutlandığı günde devlet erkanı dahil binlerce talebeye Çanakkale ruhunu anlatması. İkincisi ise yine aynı yıllarda Beyazıt Meydanı'nda Kıbrıs'la ilgili bir mitingde yaptığı konuşma. O, milli konularda hassasiyeti ve hazırlığı olan bir gençti ta o zamanlar. Türkiye'nin milli hassasiyetlerini gözetir, Türk toplumunun menfaati dendiğinde net tavır gösterir. Bunu Köşk sürecinde de yaşatır. Onun yerlilik karakteri vardır. Anadolu'daki değerleri onda bulacağız. Milli yanı baskın Gül, Türkiye'nin kurumları önüne Çankaya'ya yakışır vizyon ve stratejiler koyacak.'(4)

OKUTMAN NUMAN YAZICI:

'UZLAŞMACI BİR KİŞİLİĞİ VARDIR '

Abdullah Gül'ün Adapazarı Günleri'nde elbette sayıları 50'yi aşan 'arkadaşı' oldu. Ama asistan arkadaşı Sami Güçlü gibi bir isim daha var ki Gül'ün Adapazarı döneminin en yakınlarından sayılabilir. O günlerin Adapazarı İmam-Hatip Lisesi öğretmenlerinden, bugünün 'Emekli Arapça Okutmanı' Numan Yazıcı 'o günleri' şöyle anlatıyor: ' 1970'lerin Adapazarı'nda entelektüel kişilerin faydalanabileceği mekanlar yoktu. Abdullah bey çok okuyan/araştıran birisi olarak haftanın üç günü İstanbul'a giderdi mesela. Buna bir çare aradık. 1978 yılı Ekiminde, Abdullah bey, Sami Güçlü, Yılmaz Güney, Ahmet Büyükakkaşlar, Ahmet Arıcı, Yusuf Aydın ve ben, bir araya gelerek 'İhvan (kardeşler) Kitapevi'ni kurduk PTT Sokaktaki Havuzlu Çarşı'nın zemin katında. Abdullah bey, okul dışındaki vakitlerinde asistan arkadaşları, öğrencileri ve Sakaryalı dostlarıyla İhvan Kitapevinde bir araya gelir, memleket meseleleri üzerine sohbetler ederdi. Yeni çıkan yayınları yakından takip ederdi. Abdullah beyin ılımlı, sakin, güler yüzlü, uzlaşmacı, aşırıya kaçmayan tavrı dikkat çekmiştir daima.' (3)

PROF.DR. HARUN TAŞKIN

'HEP CUMHUR ROLÜNDEYDİ,

ZATEN LAKABI DA CUMHUR'DU'

Abdullah Gül'ü 1970 yılında İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesine girdiği günlerden beri tanıyan ve Abdullah beyle 1977 yılında Sakarya DMMA İşletme Mühendisliği bölümünde birlikte asistanlığa başlayan bugünün Sakarya Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Endüstri Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof.Dr. Harun Taşkın, 'arkadaşı Abdullah Gül'ü' şöyle anlatıyor: 'Ben kendisini 40 yıla yakın bir süredir yakından tanıyanlardanım. Sayın Cumhurbaşkanımızın en önemli özelliği şudur: Hiçbir gün birine kızdığını bağırdığını görmedim, duymadım; Arkadaşlar arasında hep hakim, hep uzlaştırma rolü vardı onda, hep cumhur rolü vardı. Zaten lakabı da 'cumhur'du. 1978-79 yıllarında birlikte asistanken ben 'fütüroloji' (gelecek bilimi) ile ilgileniyordum. Hasan Celal Güzel beyle birlikte beni bu yönde daima desteklemiş, 'gelecekte bu konuda bir enstitü kurmalıyız' demişlerdi. Kendileri cumhurbaşkanı olunca ben de 'Teknoloji Üniversitesi' projemi takdim ettim, inşallah yakın zamanda gerçekleşir. Yani biz Abdullah beyle birlikte ta otuz yıl öncesinden bugünleri görebilmiştik. '(5)

YRD.DOÇ.DR. YILMAZ GÜNEY:

'EFENDİ, SEVECEN, GÜLEÇ YÜZLÜ BİRİYDİ'

Sayın Cumhurbaşkanını 1977'den beri tanıyan, o zamanki adıyla 'akademi', bugünkü adıyla 'fakülte'de asistanlık günlerinden arkadaşı, şair, Sakarya Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi 'Fizik bölümü' öğretim üyesi Yrd.Doç.Dr. Yılmaz Güney, 'gönül dostu Abdullah Gül'ün Adapazarı günleri'ni bize anlatıyor: '1977 yılı Kasım ayı başında Sakarya DMM Akademisi Fizik Kürsüsünde asistan olarak göreve başladığımda tanıdım Abdullah beyi. O sırada kendisi o da işletme mühendisliği bölümünde iktisat asistanıydı. Sami Güçlü ile gruptular. Beraber çok günlerimiz geçti. İhvan Kitapevini birlikte kurmuştuk. Efendi, sabırlı, tahammüllü bir kişiliği vardı. Samimi, güleç yüzlü, sevecen biriydi. Diriliş ve Büyük Doğu dergileri okurdu. Memleket meselelerine çok ilgiliydi. 1981 senesinde ben Necip Fazıl'ın 'Noktalamalar'ını fotokopi ile kitap haline getirmiştim. Abdullah bey, bir nüshasını üstada takdim etmiş, rahmetli üstad da çok heyecanlanmış ve 'hangi genç yaptı bunu? Bizim yapamadığımızı bu genç gerçekleştirmiş. Kendisine selam ve teşekkürlerimi iletin' demişti.'(6)



ESNAF ŞABAN ÜSTÜNER:

' MÜTEVAZI VE DÜRÜST BİRİDİR'



50 yılı aşkın bir süredir Adapazarı'nda esnaflık yapan Şaban Üstüner, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ü o günlerde tanıyanlardan. Şaban Üstüner tanıdığı Abdullah Gül'ü anlatıyor: 'Ben kendisini asistan olduğu günlerden beri tanırım. Benim işyerim akademisyenlerin uğrak yerlerindendir zaten. Sami Güçlü, Mete Doğruer, Salih Şimşek, Ömer İnan ve Harun Taşkın beylerle birlikte uğrarlardı. Çay kahve içer sohbet ederdik. Abdullah bey, siyasete girdikten sonraki günlerde da Adapazarı'na gelişinde bana uğramayı sürdürdü. Terbiyeli, güler yüzlü, sakin, hoşsohbet, saygılı biriydi her zaman. Ufku açık biriydi ta ozamanlardan. Nitekim Erbakan Hoca bu özelliği sebebiyle zamanında onu partiye almıştı. Halktan, halkın sevdiği bir cumhurbaşkanı Abdullah bey. İyi ve başarılı bir cumhurbaşkanı olacağından şüphem yok.' (7)


C. ÖĞRENCİLERİ ABDULLAH GÜL'Ü ANLATIYOR

GÜRSEL KAYA:

'1981'DE HARARETLE

AET'YE GİRMEYİ SAVUNUYORDU'



İlk öğrencilerinden Gürsel Kaya (8) anlatıyor: 'Son sınıfta 'Milletlerarası İktisadi Kuruluşlar' adlı dersimize gelmişti. 1981 yılıydı. Hiç unutmam; bir gün ek binanın ikinci katındaki sınıfta 'AET' konulu bir seminer vermişti. Fotokopiyle çektirdiği, kapağına dolmakalemle kendisinin yazdığı 'AET', 10-15 sayfalık bir de seminer notları dağıtmıştı. O seminerde en ilgimi çeken yön, o dönemde Abdullah Beyin içinde bulunduğu kesim AET (bugünkü adıyla AB'ye) şiddetle karşı çıkarken o hararetle AET'ye girmeyi, girdiğimizdeki faydalarını savunuyordu. Çünkü İngiltere'den yeni dönmüştü ve Batıyı yakından tanıyordu. Abdullah beyin herkesten farklı, ılımlı, uyumlu, olumlu bir kişiliği öne çıkıyordu.'


PROF.DR. ORHAN TORKUL:

'DÜĞÜNÜNÜN ERTESİ GÜNÜ,

BİZİM MUSTAFA'YA KAHVEHANEDE DERS ANLATMIŞTI '



İlk öğrencilerinden Prof.Dr. Orhan Torkul (9) anlatıyor: '12 Eylül Askeri Harekatının yapıldığı gün İktisat-2 dersimizin finali vardı. İktisat dersimizin hocası Prof.Dr. Sabahattin Zaim, asistanları ise Abdullah Gül, Sami Güçlü, İbrahim Mete Doğruer ve Salih Şimşek'ti. Dersi daha çok Abdullah bey anlatır, sınav sorularını da o sorardı. Abdullah bey, o hafta evlenmişti ve İstanbul'da oturuyordu. Hiç unutmam, sınıf arkadaşımız Mustafa Türengül, uyanık bir arkadaşımızdı, İstanbul'a trenle gitmiş, düğünün ertesi günü Abdullah beyi bulmuş, Üsküdar'da bir kahvede buluşmuşlar, güya iktisat dersinden anlamadığı yerleri sormaya çalışarak soruları öğrenmeye çabalamıştı. O da sabırla Mustafa'ya dersi anlatmış, tabii ki soruları da vermemişti. Daha o yıllarda, derslerimiz dışında da bizi küçücük asistan odasına davet eder, çay kahve ikram ederken, sosyal meselelere dikkat çeker, bizleri bilgilendirmeye çalışırdı. Hepimize Necip Fazıl'ın 'Çile'sini hediye etmişti. Öğrenciyle çok iç içeydi, çok idealist, sabırlı ve uyumlu biriydi.'


PROF. DR.İSMAİL HAKKI CEDİMOĞLU:

'AKADEMİ DERGİSİ İÇİN BİZİ

CAĞALOĞLU'NA GÖNDERMİŞTİ '



İlk öğrencilerinden Prof. Dr. İsmail Hakkı Cedimoğlu (10) anlatıyor: ' İlk senemizdi. 1979'un sonlarıydı. Abdullah bey, biz öğrencilerle çok iç içeydi. Sami Güçlü hocamızla birlikte 'Akademi' adlı bir dergiyi yayınlama hazırlıkları yapıyordu. Sınıfımızdan Ali Uyanık'ın, Bekir Sakin'in, Gülcihan Taşöz'ün, Nevin Gündoğar'ın, Saba Güven'in de birer yazıları vardı. Derginin hazırlıkları bitti. Baskı için İstanbul'da Cağaloğlu'nda bir matbaaya dergiyi kim götürecek? Abdullah Gül hocamız, Konyalı Ali Uyanık'la beni görevlendirdi, onun gönderdiği Zafer Matbaasına trenle gidip dergiyi teslim ettik, bir iki hafta içinde de dergi yayımlandı. Çok üretken ve çok teşkilatçı biriydi. Bizi hep okumaya, yazmaya, yayınlamaya davet ediyordu. Bizlerin çok iyi yetişmesini, akademisyen olmamızı istiyordu.'


ADEM ARLI:

'ÇOK HOŞGÖRÜLÜ VE ADALETLİYDİ.'



İlk öğrencilerinden Adem Arlı (11) anlatıyor: 'Ben sınıfta Abdullah beye en yakın öğrencilerden biriydim. Aynı zamanda Kayseri kökenli olduğum için de, hemşehriydik. Dolayısıyla bir çok anım ve gözlemim var. Çok hoşgörülüydü. Büyük Doğuda yetişmesine, MTTB genel yönetim kurulunda görevler yapmasına rağmen, sınıfımızda farklı siyasi düşüncedeki arkadaşlarımızla da çok iyi ilişkiler kurmuştu. Not vermede çok adaletliydi. Bir solcuyla, kendi çizgisindeki bir öğrenciyi katiyen ayırmazdı. Öğrenciye karşı çok sabırlı ve müsamahakardı. Öğrencisiyle sadece okulda değil, okul dışındaki sorunlarıyla da çok yakından ilgileniyordu. Bir gün Şemsiyeli Park'ta Abdullah Gül'ün de aralarında bulunduğu 3-4 asistan ve biz kaç öğrenci çay içiyorduk. On beş yirmi metre ötemizde 4-5 genç, orta yaşlı bir adama saldırdılar. Zavallı adam fena dayak yiyordu. Ben dayanamadım, koşup yaşlı adamı kurtardım, akranım olan gençlerle de kavgaya tutuştum tabii. O günlerde bana o gençlerin saldırı ihtimaline karşı, Abdullah bey, günlerce benimle ilgilenmiş, başıma bir şey gelmesin diye üstüme titremişti.'


FAHRİ TUNA:

'KOPYADA YAKALARKEN BİLE BİZE

GÜZEL BİR DERS VERDİ'



İlk öğrencilerinden Fahri Tuna (12) o günleri şöyle anlatıyor: 'İlk yıl İktisat-1'e, ikinci İktisat-2'ye, son sınıfta ise 'Milletlerarası İktisadi Teşekküller' adlı derslerimize girmişti. Sami Güçlü hocamızla aynı odadaydılar ve birlikte programlı olarak bizlere kitaplar/ödevler veriyorlardı. Bana Cemil Meriç'in 'Bu Ülke'sini hediye etmişlerdi. Sürekli olarak bizi okumaya, düşünmeye, yazmaya teşvik ediyordu. Hangi görüşten olursa olsun, her öğrencisine aynı mesafede duruyor, saygı ve sevgiye dayalı bir ilişki kuruyordu. Benim kendisiyle olumsuz da bir anım var. Sınava hazırlanamamıştım. Hemşehrisi Rauf Memiş, 'Dert etme, ilk yirmi dakikada ben kendi kağıtıma yazar, sonra kağıt değiştirir seninkini yazarım' demişti. Öyle de yaptık, ama kağıtları değiştirirken Abdullah bey kürsüden fark etti. Yavaşça geldi, inceledi, emin olunca da kıpkırmızı oldu, yüzümüze 'yazıklar olsun size' der gibi uzun uzun baktı, yerin dibine girdik, kağıtlarımızı da almayarak bize bir güzel ders verdi.'



1) Salih Şimşek, İktisat profesörü,1950 Gaziantep doğumlu, SAÜ öğretim üyesi, evli ? çocuk babası, 01.09.2007 tarihinde Adapazarı Ptt sokaktaki Mazlum Şekerleme'de yaptığımız söyleşide anlattıklarından,

2) Muzaffer Elmas, İnşaat profesörü, halen SAÜ Rektör Yardımcısı, 18.12.2008 tarihinde kendisiyle makamında yaptığımız görüşmede bize sunduğu belgelerden

3) Numan Yazıcı, Emekli Arapça Okutmanı, 1944 Ağrı doğumlu, bekar, halen Adapazarı Yeniknt'te ikâmet ediyor, 19.12.2008 tarihinde kendisiyle yaptığımız telefon görüşmesinden,

4) Sami Güçlü, iktisat profesörü, 1948 Konya doğumlu, Tarım eski bakanı, halen Akparti Konya Milletvekili, evli 4 çocuk babası, http://www.aksiyon.com.tr/detay.php?id=28201,Fatih Uğur, Aksiyon, sayı: 663, 20.08.2007

5) Harun Taşkın, Endüstri profesörü, 1953 Trabzon doğumlu, evli 4 çocuk babası, halen SAÜ Endüstri Mühendisliği Bölüm Başkanı, 13.12.2008 tarihinde yaptığımız görüşmede anlattıklarından,

6) Yılmaz Güney, Fizik yardımcı doçenti, 1949 Trabzon doğumlu, evli 4 çocuk babası, SAÜ Fizik bölümü öğretim üyesi, 13.12.2008 tarihin Esentepe'deki evinde yaptığımız görüşmeden,

7) Şaban Üstüner, esnaf, 1934 Adapazarı doğumlu, evli 2 çocuk babası, 19.12.2008 tarihinde PTT sokaktaki işyerinde anlattıklarından,

8) Gürsel Kaya, 1960 Hendek doğumlu, İTÜ SMF Endüstri Mühendisliği bölümü 1982 mezunu, 1010 Tamir Bakım Fabrikası Prodüksiyon Amirliğinden emekli, evli 2 çocuk babası, halen Adapazarı Korucuk'ta mukim,25.10.2007 tarihinde Adapazarı Esentepe'de yaptığımız görüşmede anlattıklarından,

9) Prof.Dr.Orhan Torkul, 1960 Adapazarı doğumlu, İTÜ SMF Endüstri Mühendisliği bölümü 1982 mezunu, halen SAÜ Mühendislik Fakültesi Endüstri Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi, evli 2 çocuk babası, halen Adapazarı Esentepe'de mukim,25.10.2007 tarihinde Adapazarı Esentepe'de yaptığımız görüşmede anlattıklarından,

10) Prof..Dr.İsmail Hakkı Cedimoğlu, 1960 Sinop doğumlu, İTÜ SMF Endüstri Mühendisliği bölümü 1982 mezunu, halen SAÜ Mühendislik Fakültesi Endüstri Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi, halen Adapazarı Esentepe'de mukim,25.10.2007 tarihinde Adapazarı Esentepe'de yaptığımız görüşmede anlattıklarından,

11) Adem Arlı, 1960 Bursa doğumlu, , İTÜ SMF Endüstri Mühendisliği bölümü 1982 mezunu, Tekstil ticareti ile meşgul, evli 2 çocuk babası, Bursa'da mukim,25.10.2007 tarihinde Adapazarı Esentepe'de yaptığımız görüşmede anlattıklarından,

12) Fahri Tuna, 1959 Sakarya doğumlu, İTÜ SMF Endüstri Mühendisliği bölümü 1982 mezunu, halen Adapazarı Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı, evli 2 çocuk babası, Adapazarı Beşköprü'de mukim, 25.10.2007 tarihinde Adapazarı Esentepe'de sınıf arkadaşlarıyla görüşmesinde anlattıklarından.




30 Ocak 2009 , Cuma Bu haber toplam 0 defa okundu.

Habere yazılan yorumlar

Tarih : 6 Ağustos 2018 , Pazartesi

umiqaxogu

http://doxycycline-cheapbuy.site/ - doxycycline-cheapbuy.site.ankor onlinebuycytotec.site.ankor

YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.

 

 

 

Bu Haberi Okuyanlar Bunları da Okudu


Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara


 

 


 

 



 



Site İçi Arama


 

 

 

 

 

 

Anket Sorusu Diğer Anketler

MİLLETVEKİLLERİNDEN EN ÇOK HANGİSİNİN PERFORMANSINDAN MEMNUNSUNUZ?


altın


SAKARYADA HALI YIKAMA Sakarya'da Kiralık VinçSakarya OtelleriSakarya OtelSAKARYA HALI YIKAMASAKARYA DÜĞÜN SALONLARI