Atlet Raşit’in oğlu yazısını arkadaşına e-posta gönder

Adınız :
Kimden : Kime :
Mesajınız :

Atlet Raşit’in oğlu9 Temmuz 2018, Pazartesi

Adanalı meslektaşım Agâh’tan, Düzce’de çalıştığımız 1970’li yıllardan bir anı…
   Lisede edebiyat öğretmenleri Raşit Bey sportmen biridir. Sabahları okula bisikletle, zaman zaman eşofman giyip koşarak gelir. Öğrencileri tarafından çok sevilen Raşit Bey’e bir lakap bulunur: “Atlet Raşit!”
   Raşit Bey bir sabah sınıfa pür neşe girer. Herkesle şakalaşır. Öğrencileri merak edip sorar: “Hayrola Hocam?”
   Raşit Bey durumu açıklar: “Dünya yeni bir atlet kazandı çocuklar!”
   Yeni evli Raşit Bey’in bir oğlu dünyaya gelmiştir. Artık her dersin başlangıcında öğrencileri minik atletin durumunu sorarlar Raşit Beye… O da “Gayet sağlıklı, ellerinizden öper” yanıtı verir…
   Mevsim kıştır. Günün birinde Raşit Bey sınıfa çok üzgün halde girer. Öğrenciler sorar: “Hayırdır Hocam?”
   Raşit Bey üzgün, yanıt verir: “Dünya yeni atleti kaybetti çocuklar!”
   Durum sonradan anlaşılır. Atlet Raşit kundaktaki oğlunu ortama alıştırmak için Adana’nın soğuğunda günde beş dakikalığına balkona bırakmaktadır. Sonuç, zatürreden ölümdür!
***
   Gördüğüm şudur;
   CHP’de bir grup, Muharrem İnceyi, Cumhurbaşkanlığı adaylığı sırasında gösterdiği performansına güvenerek şartları pek de uygun olmayan zamansız bir yarışın atleti yapma peşinde.
   Yerel seçimlere 9 ay kala olağanüstü kongreyi zorlamanın bir başka tarifi yok.
   Bana göre Muharrem İnce’nin gündemi, partiye genel başkan olmaktan çok, CHP’nin başta İstanbul ve Ankara gibi illerde büyükşehir belediye başkanlıklarının nasıl kazanılacağı olmak üzere, Cumhurbaşkanlığı seçimi sırasında yakaladığı miting performanslarını yerel seçimlere nasıl aktarılabileceği olmalıydı.
   Görüldüğü kadarıyla Sayın İnce, son kurultayda kendisine destek veren illerin oluşturduğu çekirdekle ve ona eklemlenen İzmir Belediye Başkanı gibi isimlerle yarışa giriyor…
   Yazın kenara, bu havayla girilen yerel seçimlerde CHP ile özdeşleşen belediyeler bile elden çıkar.
   Benim anlamakta zorlandığım bir konu var.  CHP Sakarya Teşkilatı, Genel Merkez’e olan muhalefetin çekirdeğinde nasıl yer alabiliyor? Son yerel seçimlerde hiç belediye başkanlığı kazanamamış; 289 belediye meclisi üyeliklerinden sadece Pamukova’da 4 üyelikle yetinmiş bir örgütten söz ediyoruz.
  Öyleyse nedir bu afra tafra?
   Ve il-ilçe teşkilatları bu konuya yoğunlaşmak yerine olağanüstü kurultay istiyor.
   Diyelim yeterli imzaya ulaşıldı, kurultay yapıldı… Kalan sürede tabanı nasıl toparlanıp da yerel seçimlere hazırlanacak?
   Bu soruları kendine soracak aklı başında hiç mi yönetici kalmadı partide?
   CHP sokağa inip bir sorsun bakalım,  24 Haziran akşamı ve sonrasında yaşanan gelişmeler hakkında taban ne diyor?
   Anlaşılıyor ki dert partinin başarısından çok Sakarya’da kazanılan o tek milletvekilliğinin sahibi olabilmek.
   Muharrem İnce’nin mitinglerde topladığı kalabalıklar, onun ufak tefek hatalarını görmezden geldiler. Bunlar seçimin atmosferi içinde unutulmuş gibi görünse de iş parti içi iktidar mücadelesine dönüştüğünde o yaralar deşilmeye başlandı. Yılmaz Özdil’le girilen tartışma, 24 Haziran gecesi açıklamada gecikme, Kılıçdaroğlu ile kapalı kapılar ardından yenilen yemekte konuşulanların ifşası…
   Bunları unutturacak olan genel başkanlık yarışı değil, yerel seçimlere yüksek performanslı katkı olabilirdi.
   İnce veya Kılıçdaroğlu… Kim kazanırsa kazansın CHP kaybedecek. 5 yıl sonrası için milletvekilliği hayali kuranlar da…