2020’den beklentisi olanlar

Ülkede ve normal olarak ilde ve doğal olarak da cebimizde uzunca bir süreden bu yana etkisini sürdüren bir ekonomik kriz var. Tıpkı aile bütçesinde olduğu gibi il bütçesinde de ülke bütçesinde de lüks görünen “olmasa da olur” denebilecek şeylerden fedakarlık edilmesi gerekiyor. Nasıl ki aile gelirinde bir gelişme olmadan yeni yatırım yapmayı düşünemiyorsunuz, aynı durum il ya da ülke için de geçerli.

Her birimiz gelecek yıllara umutla bakmak istiyoruz ama umuda bakmakla yetiniyoruz. Umduğumuzu bulduğumuz pek olmuyor.

2020 hizmet yılı olmaz. Beklentilerinizi ona göre ayarlayın. 2020’de muhtemelen son iki yılda açılan yaraları kapatmaya çalışırız. Aile bütçeleri de benzer durumda. Hepimiz son iki yılda olabildiğince krizi hissettik. Önümüzdeki yıl içinde kriz etkisini azaltırsa (Ki bu saatten sonra azaltmasa da olur. Biz krizle yaşamaya alışmak üzereyiz) en iyi ihtimalle önceki yılların yaralarını sararız.

Yeni iş sahaları açılmaz. Yeni insanların işsiz kalmaması en büyük temennimiz. Yeniden seçim olmaz 2020’de. Onun için ülke ekonomisine yeni yükler gelmez. Yeni vergiler gelirse ülke ekonomisine katkı sağlar mı bilmem ama vatandaşın canı daha çok sıkılır. Onun için muhtemelen yeni vergi de gelmez. Ama var olan vergilerde de bir eksilme olmaz. Onun için 2020 stabil geçer.

Yeni yıldan beklentisi olmaz insanın ama bir planlama ve değerlendirme için uygun zamandır yılbaşları. Onun için gelecek bir yıl için planlar yapılır. Geçmişte yapılan hatalardan ders alınır mı bilinmez ama yeni yıl yeni hatalar için güzel bir zaman dilimi olur.

Mesela yeni yılın ilk günü zamlar yürürlüğe girer. Otoyol ve köprülerden geçişler karşılıklı olur. Siz de geçersiniz paranız da karşıya geçer.

Aslında yeni yılın ilk günü ile eski yılın son günü aynıdır da…

Yeni yıldan bir şey bekleyenlerden yeni yıl da bir şeyler bekliyor olabilir aslında. “Ne verdin ki ne bekliyorsun” şeklinde tepki görmek bile mümkündür.

Hep bir umuttur yeni yıl.

Ama yeni yılda daha az üzülmek de mümkündür. Daha az hayal kırıklığı yaşamak da.

Daha az hayal kırıklığına uğramak için daha az hayal kurmak lazım. Dolayısıyla önümüzdeki yıla daha sağlıklı bir şekilde bakmak lazım. 

Ses verin

Dünkü “Yol üstünde olmak” başlıklı yazımızda eski Genel Kurmay Başkanı İlker Başbuğ’u, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ile karıştırmışız. Yazıyı da bir güzel döşenmişiz. Kafa neredeyse tabi.

Ama iyi oldu. Pek çok okurumuz aradı. Başka yazılarımız hakkında da konuşma fırsatı bulduk. Demek ki arada bir yanlış yapmak iyiymiş. İnsan okurları ile tanışma ve hasbihal etme imkanı buluyor.

Dikkatli okurlarımıza uyarıları için teşekkür ederiz.

Ama oradaysanız beğendiğiniz yazılarımızın ardından da ses verin. Selamlaşmamız için illa hata yapmamız gerekmesin…

Fiyat artmayacak rahat olun

Akaryakıta zam gelir. Tarla sürmenin maliyeti artar.

Gübreye zam gelir mahsulü ekmenin maliyeti artar.

İşçilik fiyatları yükselir buğdayı biçmenin maliyeti artar.

Buğdayın fiyatı yükselir. Unun maliyeti artar.

O arada otoyolların fiyatı yükselir. Unu taşıma maliyeti artar.

Dükkan kirası, elektrik ve asgari ücret artar. Ekmeğin maliyeti artar. Ve sen “Ekmek neden bu kadar pahalı” dersin. Canım kardeşim akaryakıta zam gelirken sesini çıkarmadın, elektrik artarken seyrettin, ulaşım zamlanırken oralı olmadın. Konu ekmek olunca “Vay efendim ekmek pahalandı…”

Hem zaten ekmek pahalanmadı. 40 gram eksildi. Sen gene aynı fiyattan almaya devam edeceksin. Takma kafanı.

Depona elli liralık akaryakıt aldığın gibi düşün. Ekmek hep aynı fiyat.

Yersen…

HECATİ: Beni sevmemek suç değil. Seviyormuş gibi yapmana bozuluyorum ben...

YORUM EKLE
YORUMLAR
Bülent Çetinkaya
Bülent Çetinkaya - 4 hafta Önce

Kriz var diyorlar yılbaşında Antalyada bütün oteller doluymuş yer yokmuş

banner22

banner21