2021’e umutla başlamak

İnsan umutsuz yaşayamaz. Umudumuz kalmadığında o defterin kapanmasını, o bölümün bitmesini isteriz… 2020 herkes için çok zor geçti… Korona umutlarımızı tüketti… Ve dayanma gücümüzün dibe vurduğu noktada 2020 sona erdi…

Her başlangıç yeni bir umuttur. Her umut bir mutluluk çağrısı… 2021’de yeni bir başlangıç olacak ve yeni bir umut... Umutlarımız da çok, beklentilerimiz de ve beklentilerin gerçekleşmesi için dualarımız…

Arif Nihat Asya’nın dediği gibi; “Rûhum var, kanadım, yüreğim var/Benim de isteğim, benim de dileğim var!”  2021 için Tanrıdan dileğim o kadar çok, o kadar çok ki…

Öncelikle 2021’de “Korona”nın bir daha dirilmemek üzere yok olmasını; dünyanın sağlığa, esenliğe kavuşmasını diliyorum…

Ayrıca;

Allah ile aldatanların, dini siyasete ve ticarete alet edenlerin kalmamasını,

Bizden olsun da çamurdan olsun anlayışının sona ermesini,

Dünyanın en iyi 10 üniversitesi arasında 2-3 Türk üniversitesini görmeyi,

Düşünmeyen, slogan ve şablonlarla hareket eden, tartış(a)mayan, benim doğrularımda hata var mıdır diye soramayan her görüşten yobazların tükenmesini,

Edebiyatımızın, sanatımızın; ayrışmamızın değil birleşmemizin aracı olmasını, genç kuşakların Nazım'ı da, Necip Fazıl'ı da, Atsız'ı da tanımalarını, sanattaki "bizim cenah" tutuculuğunun yok olmasını,

Emeklilerimizin yılda en az iki defa yurtiçi, bir defa yurtdışı turlara katılabilecekleri gelir düzeyine ulaşmasını,

Estetikten uzak binaların, plansız kentlerin yok olmasını; insanın rahatlığını ve estetiği hedefleyen, doğaya saygılı bir şehircilik anlayışının yerleşmesini,

Fırsat eşitliğinin sağlanmasını, yetenekli ve zeki gençlerin önünün açılmasını, 

Gençlerimizin bilimde, teknolojide, bilişimde, yazılımda, tasarımda, kültür ve sanatta dünyada söz sahibi olmalarını,

Gülen çocukların, neşeli gençlerin, iş bulma derdi olmayan üniversite mezunlarının, yarınından emin insanların yaşadığı; dünyanın en iyi üniversitelerinin, en büyük fabrikalarının, en kapsamlı kütüphanelerinin bulunduğu bir Türkiye'de yaşamayı,

Hırsızlığın, soygunculuğun, adam kayırmanın, haksızlığın, adaletsizliğin yaşanmamasını,

İnsanın insana kulluğunun, kinin, nefretin, düşmanlığın sona ermesini,

İsmail Gaspıralı'nın hayalinin gerçekleşmesini; Türk Dünyasının herhangi bir şehrinde basılan bir gazetenin tüm Türk Dünyasına dağıtılmasını, milyonlarca okuyucuya ulaşmasını,

İşsizliğin, karın tokluğuna çalışmanın sona erdiği, üretenin hakkını aldığı, herkesin iş güvencesinin olduğu bir çalışma düzeninin kurulmasını,

Kadın cinayetlerinin, çocuk gelinlerin, taciz ve tecavüzlerin, ensest ilişkilerin sona ermesini,

Kerameti kendinden menkul fikir (!) adamlarının katıldığı televizyon tartışma programlarının sona ermesini,

Kitapsız evlerin, kütüphanesiz ve  laboratuvarsız okulların kalmamasını,

Kuvvetler ayrılığının tam anlamıyla uygulanmasını,

Partiler kanunu ve seçim kanunların demokratikleşmesini, partilerdeki lider sultasının ve dar ekipçiliğin sona ermesini, gençlerin ve kadınların önünün açılmasını,

Siyasetçilerin tutarlı olmasını, söylediklerinin daha önceki söylemleri ile çelişmemesini,

Siyasilerin adını taşıyan üniversitelerin değil, Uluğ Bey'in, Ali Kuşçu'nun, Hoca İshak Efendi'nin, Oktay Sinanoğlu'nun Aziz Sancar'ın adını taşıyan ve onlara layık üniversiteler açılmasını,

Son yıllarda söz dağarcığımıza giren; nepotizm, kronizm, despotizm, patronaj, klientelizm gibi kavramların hayatımızdan da kelime dünyamızdan da çekip gitmesini,

Türk dünyası bilim, sanat, edebiyat, sinema ödülleri ihdas edilmesini,

Türkiye'de Türk Dünyasının edebiyatçılarının, müzisyenlerinin ve fikir adamlarının yeterince tanınmasını,

Türkiye'mizin Cahit Sıtkı Tarancı'nın "Bir Memleket İstiyorum" şiirinde özlemle bahsettiği gibi bir ülke olmasını,

Üstünlerin hukukunun değil, hukukun üstünlüğünün egemen olmasını,

Yolsuzluk yapanların ve yolsuzluğu örtbas edenlerin, zalimlerin ve zulmü alkışlayanların, zayıfı ezip, güce güçlüye ram olanların soylarının tükenmesini,

Özetle; insanımızın mutlu, ülkemizin büyük ve müreffeh, Türk Dünyasının dünya politikalarına yön verdiği, fakir, mazlum ve ezilenin kalmadığı bir dünyada yaşamayı,

Diliyorum…

Bu dileklerin gerçekleşmesi hayal belki… Ama hayali bile güzel…

YORUM EKLE
YORUMLAR
E.ERDEM
E.ERDEM - 2 hafta Önce

Tüm dualarınıza canı gönülden umut ediyor ve amin diyorum.
Hepsi inşAllah olur ancak, dediğiniz gibi kerameti kendinden menkul hiç bir bilimsel çalışması dahi olmayan, bedavadan prof olanların rektör olarak atandığı bir úlkede üniversitelerin bırakın ilk ona girmesi 500 e girmesi bile başarı olacaktır.

Musa Can
Musa Can - 2 hafta Önce

Kalemine gönlüne sağlık Başkan gerçekten çok ama çok güzel dile getirmişsin inşAllah dediklerini yerine getirilmesini ben de tum kalbi dileklerimle alkışlıyorum inşAllah bir gün olur.

Ali  Bayburtlu
Ali Bayburtlu - 2 hafta Önce

Üstat, bende bu dileklerin gerçekleşmesi için . Namuslu, dürüst . Kurani Kerim'in ayetlerine uygun , hırsız olmayan , kul hakkının haramların en büyük günah olduğunu kabul eden yönetiçi ve kula kulluk etmeyen yönetiçi ve siyayasetcinin o ülkeyi yönetmesini bende istiyorum.

Sait Kılıç
Sait Kılıç - 2 hafta Önce

Hislerimizi,ortak düşüncelerimizi çok akıcı bir dille ifade etmişsiniz.Kaleminize,yüreğinize sağlık.

Mehmet Deniz
Mehmet Deniz - 2 hafta Önce

Eline yüreğine sağlık. Hayal olsa bile okurken ferahlık hissettim.
İnanıyorum ki dileklerin toplumun en az %90 nın talep ve arzularıdır. Keşke bunların yarısı sorgulayıp farkında olabilse.

Mustafa Yalçın
Mustafa Yalçın - 2 hafta Önce

Dileklerinizin kabulünü yüce Tanrıdan niyaz ederim...

Enver ERGÜVEN
Enver ERGÜVEN - 2 hafta Önce

Çok doğru bir tesbit, insan umutsuz yaşayamaz ve her başlangıç yeni bir umuttur, yeni yılda herkesin umutlarının gerçekleşmesi dileğiyle inşAllah...

Yıldırım DAĞDAŞ
Yıldırım DAĞDAŞ - 2 hafta Önce

İnşAllah