65 yaşın üstündekileri vuralım mı?

Sakarya Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı özel halk otobüsü diye bir şey var. “Hem özel hem de nasıl halk otobüsü oluyor” diye sormayın. Onun bir açıklaması yok.

Özel derken özerk gibi bir şey denmek isteniyor ama konumuz o değil.

Şimdi bu firmalar Sakarya Büyükşehir Belediyesi tarafından denetleniyor ve düzenleniyor. Bunun karşılığında kendilerine özel bir plaka oluşturuluyor. Bu sayede de bu araçlar yarı resmi bir unvana kavuşuyor.

Neyse buralar teknik mevzular. Hat alacak değiliz hattımız yok. Bizi ilgilendiren bir durum yok yani.

Gelelim bizi ilgilendiren konuya. Bu özel halk otobüslerine bazı ayrıcalıklı kesim ücretsiz binebiliyor. (Basın mensupları da bunlardan biri ama daha bir kez bile ücretsiz halk otobüsüne binmemiş ve binmeyi de düşünmeyen biri olarak yazıyorum bu yazıyı. “Kendi için yazıyor” diye düşünen ya da bu şekilde aklında soru işareti olan olabilir diye belirtmek istedim.)

65 yaş üstü olanlar da bu ayrıcalıklı kategoride yer alıyor.

Ancak bu kategori ne yazık ki araç sahiplerinin canını sıkan bir alan. Zira araca yaşlı biri bindiğinde şoför ilk olarak kart basıp basmayacağına bakıyor. Sonra o yaşlı kişi oturmak için bir yere geçtiğinde takip ediyor. Sonunda da söylenmeye başlıyor. Daha sonra araç doluyor. Adam hareket ediyor. Bu defa yoldan ayakta yolcu almaya başlayınca, “Kardeşim arabada bedava gidenler var. Kurtarmak için mecbur ayakta alıyoruz” diyor.

Yaşlıya yapılan saygısızlığın hiçbir mazereti yok. Para kazanıyorsunuz ya da kazanamıyorsunuz. Bu sizin Sakarya Büyükşehir Belediyesi ile yaptığınız anlaşma ile alakalı. Yaşlı adam da kartını almış. O da anlaşmasını Büyükşehir ile yapmış. Büyükşehir’e söyleyemediğiniz sözleri kalkıp da kaç yaşındaki insana söyleme haddiniz yok.

Gidin derdinizi Büyükşehir’e anlatın. Diyin ki, “Biz bu şekilde taşımacılık yapmak istemiyoruz. Verdiğiniz ayda bin lira da sizin olsun. Biz eskisi gibi kendi bildiğimiz şekilde çalışmak istiyoruz. Siz de isterseniz buraya kendi belediye hattınızı açabilirsiniz.

Ondan sonra para mı kazanıyorsunuz, zengin mi oluyorsunuz… sizin bileceğiniz.

Geçen gün yaşlı bir amcaya denk geldim. Adamcağız bana “iki liran var mı” diye sordu. “Var amca” dedim. Verdim. Sonra “Bir şey lazımsa alayım” diyince “Yok evladım. Arabaya bineceğim” dedi. “Senin kartın yok mu” dediğimde ise şöyle baktı yüzüme ve “Şoför çok söyleniyor. Onun için para veriyorum ben” dedi.

Yaşlılar arasında bu işi suiistimal eden yok mu? Vardır!

Çay içmek için bir yere giden yok mudur? Vardır!

İyi niyetli olan kadar intikam alır gibi dolmuşlara binen var mıdır? Vardır!

Ama bu insanlar var diye kartı varken para isteyen kişiler de var!

Para kazanırsınız kaybedersiniz. Ama kalp kırmayın! Tamir edemezsiniz. Hele o yaştaki insanları bir gördüğünüzde bir daha görme ihtimaliniz gün geçtikçe azalmaktaysa…

Şu işe kalıcı bir çözüm bulalım.

Başkanlığı kaybetseniz de olur adamlığı kaybetmeyin

Önümüzdeki yılın ilk yarısı içinde tüm siyasi partiler ilçe ve il kongrelerini tamamlamak zorunda.

Önümüzdeki dönemler kendilerine siyaset sahnesinde yer arayan isimler şimdi ısınma turunda. Daha önce de belirtmiştim. Bu dönem seçilen ilçe ve il başkanları eğer bir sürpriz olmazsa seçim görmeyecekler. Zamanlarını teşkilatlanmaya ayırabilecek ve deyim yerindeyse stajlarını yapacaklar. Onun için “Siyasete girmenin tam zamanı” yazmıştım.

Şimdilerde pek çok siyasi görüşten isimle sohbet ediyoruz. İşimiz gereği de sosyal hayatımızın gereği de pek çok kişi ile temasımız oluyor.

Bizim siyasi görüşümüzde olanlar da dahil olmak üzere herkes çeşitli şekillerde bir yerlere aday olmak için hazırlıklarını yapıyor.

Benim çok kabullenmek istemediğim konu birilerinin aday olmasına o koltukta oturanlar neden içerliyor? Mahkeme kadıya mülk değil. Şimdi başkansınız. Sizin yerinize birinin aday olması kadar normal bir şey var mı? Zamanında siz de oralara aday olmadınız mı?

Sizin oturduğunuz yere birilerinin talip olması sizin bulunduğunuz makamda görevinizi yapamadığınız anlamına gelmez ki? O makamı tercih edilir yaptığınızı gösterir. Aksine işinizi iyi yaptığınız için de sizin bulunduğunuz makam tercih edilir.

Yalnız başarısız olan insanların karşısına değil çok başarılı insanların karşısına da adaylar çıkar.

Bu süreçte bir kişi aday olmayı düşünüyorsa bunu ilk önce hali hazırda başkan olan kişiye söylemelidir. Seçimi kazanmak kaybetmek, başkan olup olmamak mesele değil.

Mesele adam olmak, mert olmak… Kaybetsen de adam gibi kaybetmek, sinsice kazanmaktansa…

Başkanlığı kaybetseniz de olur ama adamlığı kaybetmeyin…

YORUM EKLE
YORUMLAR
la edri
la edri - 2 hafta Önce

Vuralım ama önce senden baslayalim

banner7

banner6