20 Eylül 2018

BİSİKLETLE MADEN DERESİ’NE İNANILMAZ GÜZEL BİR TUR


Sakarya Bisiklet ve Doğa Sporları Derneği’ne üye bir grup bisikletçi Pazar günü bisikletleriyle Maden Deresi’ne bir tür düzenlediler. Recep Eşref Çınar’ın anlatımı ve fotoğraflarıyla bu turu beğeninize sunuyoruz:

28 Ocak 2018”in güneşli ama buz gibi bir gününde, 75 km. mesafede İlimiz Karasu ve Kocaali İlçe sınırları içerisinde yer alan piknikçilerin ve doğa severlerin sıkça uğradığı mekanların başında gelen antik maden deresi ve şelalesine güzel bir tur gerçekleştirdik.
Bu güzel güne her zamanki gibi buluşma noktamız olan Kentpark’tan sabahın 09.30’da toplanarak başladık. Hava güneşli ama içimiz buz gibiydi, serin seren esen rüzgar aslında güne nasıl başlarsan öyle devam eder hissini bize başlamadan bildirmişti. Geçen haftadan edindiğimiz soğuk tecrübelerinden sonra bu haftaya hazırlıklı geldik ve çok şükür bu soğuk havayı hissetmedik.
Hissettiğimiz noktalar vardı ama bunu yazının sonlarına doğru anlatacağım. 8 Gönüllü ile birlikte düştük yollara, yaklaşık olarak 10 km. kadar ilerledikten sonra Furkan arkadaşımız biraz rahatsızlandı ve kendini iyi hissetmediğini geri dönmek istediğini söyledi. Bizde kendisini kesinlikle zorlamamasını söyledik. Oda bu noktadan sonra geri dönerek günü tamamladı. Kendisine buradan geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Umarım en kısa zamanda iyileşir ve aramıza tekrar döner.
Yolumuza tekrardan devam ederek yaklaşık olarak 40 km. kadar pedal çevirdikten sonra Limandere Beldesinin merkezinde yer alan bir çay bahçesinde genel ihtiyaç ve çay molası verdik. Molanın ardından Ferizli İlçe merkezine geldik. Bizi burada bu tura katılmak için önceden sözleştiğimiz Erkan arkadaşımız da katılarak tekrar yola koyulduk.
Giderken de dönerken de grup sürüşü gerçekleştirerek oldukça hızlı bir tempo ile Maden Deresine varıyoruz. Bu gün bizim özel bir konuğumuz Muhammet vardı. Kendisi Kocaali ilçesinden tek başına bisiklet sürerek Maden deresine bize eşlik etmek için geldi. Kendisine buradan cesaret ve azminden dolayı teşekkür ediyorum. Maden deresinden biraz bahsetmek istiyorum. İlk girişte sol tarafta ücretli giriş noktası var. İçerisinde yeme içme tesisi, tuvalet, bungalov evler, geniş yeşil alan, piknik ve oturma masaları mevcut. Bütün bir gününüzü bu dere kenarı mekanda geçirebilirsiniz. Diğer bir girişte yaklaşık olarak 400 mt. kadar sağ taraftaki yolun devamında yer alıyor. Buranın da girişi ücretli, bu bölgede de diğer girişteki imkanlar mevcut ama ayrıca bir extrası var.
İçerisinden yürüyüş ve şelale parkuru geçiyor. Eğer şelaleye gitmek istiyorsanız bu bölümde yer alan alandan giriş yapmanız gerekiyor. Geçen yaz dönemi buraya ulaşım bir köprü üzerinden yapılıyordu ama şu anda o köprü yıkıldığından ulaşım dere üzerinden yürüyerek gerçekleştirilmekte. İşin özüne değinecek olursak eğer karşı tarafa geçmek için biraz çaba sarf etmeniz gerekiyor.
Son olarak yolun devamında yani bittiği yerde birde alabalık tesisi mevcut. Bu alan ücretsiz. Eğer bu alana gelmeyi düşünürseniz ve şelaleye gitmek istiyorsanız dereden karşıya yürüyerek geçmek zorundasınız. Bu tercihleri tamamen size bırakıyoruz. Biz en sonda yer tesise gidiyoruz. Bisikletlerimizi de buraya bırakıyoruz. Açık ve kapalı alanı mevcut. İlk olarak güneşin ışığından faydalanarak karnımızı doyurmak istiyoruz. Bu yüzden derenin kenarında yer alan ağaç üstü masalara oturarak yemeklerimizi bekliyoruz.
Unutmadan birkaç not eklemek istiyorum. Balık dışında birde kahvaltı hizmeti veriyor. Fiyatı oldukça pahalı ve menüsü çok zayıf olduğunu açıkça belirtmek isterim. Bir daha buraya gidersek eğer bisikletlerimizi buraya bırakacağız, yanımızdaki sırt çantalarına merkezden gıda takviyesi alarak şelalenin yanında doyasıya yemek yiyeceğiz ve daha ucuza mal edeceğiz. Dönüşte sadece bu tesiste çay molası veririz.
Dışarda durdukça üşümeye başladığımızdan içerideki masalarda ısıtıcının yanında karnımızı doyuruyoruz. Ek not olarak ta servis çok yavaş, yemeğinizin gelmesi 1 saati buluyor. Burada yemek istiyorsanız gitmeden en az yarım saat önce arayınız. Neyse yemeğin ardından buraya kadar gelip de şelaleye gitmek olmaz diyoruz. Hemen şelale yolculuğu için gönüllüler arıyoruz.
Ben, İsmail, Mustafa ve kahramanımız küçük Muhammet ile birlikte gitmeye karar veriyoruz. Diğerlerine buradan taş değil kaya gönderiyorum. Tesiste oturarak çay içtiler. Ne demişler anı yaşamak istiyorsan çaba göstermelisin. Hava soğuk su soğuk, dereden geçmek zorundayız. Ayakkabılarımızı çıkarmak tekrar giymek tekrar çıkarmak için uğraşmayalım olduğumuz gibi ayakkabılarla birlikte suya giriş yapıyoruz.
Su değil mübarek çivili buz ayaklarımıza hızla çarpıyor. Akıntı mevsimsel şartlardan dolayı oldukça yüksek. Bazı noktalarda 50-60 cm. bulan yerlerden geçiyoruz ve bele kadar ıslanıyoruz. Küçük Muhammedine elinden tutarak dere kapılıp gitmesin diye tutuyoruz ve karşıya geçiriyoruz. 
Şelale patikasında ilerliyoruz, yağmur ve çamurdan dolayı zemin çok bozulmuş, bazı yerlerde pati çekiyoruz. Tünellerin olduğu kısım ise soğuk, karanlık ve yerler su doluydu, bu sulara basarak ilerlemek zorunda kaldık. Hatta kaya içlerinden üzerimize su damlaları da damlıyordu. Kayalıkların güneş görmeyen gölge kısımları buz tutmuş sarkıtlarla doluydu. Ocak ayında zaten başka bir şey beklememiz doğru değildi.
Bu mevsimde bu tünellerden gitmek yaz dönemine göre 10 kat daha tehlikeli olduğunu buradan belirtmek istiyorum. Bir deneyiminiz yoksa veya bu parkuru bilmiyorsanız kesinlikle gitmeyin. Çok şükür kazasız belasız bir şekilde şelaleye varıyoruz. Su gürül gürül akıyor. 5-6 kişilik genç bir grup buraya gelmiş şelaleyi izliyordu. Bir çok insan buraya kadar gelip geri dönüyor. Bunun nedeni aynı sette iki şelalenin olmasından kaynaklanıyor. Patikanın hemen sağında ilk şelale net bir şekilde görünürken ikinci şelaleyi görebilmeniz için dereden karşıya set duvarının öbür tarafına geçmek zorundasınız.
Bu da demek oluyor ki yine bize suya girerek karşıya geçeceğiz. Buraya kadar gelip de büyük şelaleyi görmemek olmaz değil mi. Aynen bizde sizin gibi düşündük ve hemen ayakkabılarımızla suya girerek karşıya geçtik. Battı balık yan gider misali zaten ısmanmışız bu saatten sonra dereye girmişiz yüzmüşüz ne fark eder değil mi. Karşıya geçtiğimizde şelale tüm ihtişamı ve görkemiyle yeri göğü inletiyordu. Böyle güzellikleri görmek insanın ömrüne ömür katıyor. İnsanın bu güzel yerlerden ayrılası gelmiyor.
Bizim buralarda ve yüksek kesimlerde kardelen çiçekleri olur. Soğuk ortamı çok severler. Bize de bu çiçekleri doğada görmek dokunmak nasip oldu. Gerçekten mükemmeller. Burada biraz zaman geçirdikten sonra geldiğimiz yoldan geri dönerek tesise arkadaşlarımızın yanına gidiyoruz ve hiç vakit kaybetmeden dönüş yoluna geçiyoruz. Normalde bu turu 3 gidiş 3 dönüş 3 de oyalanma toplamda 9 saat olarak hesaplamıştık ama evdeki hesap çarşıya uymadı.
10.00’da çıktığımız yolculuk akşam 20.30 u buldu. Çok oyalanıp çok mola vermişiz. Zaman olarak geç olabilir ama önemli olan kaptanın dalgalarla nasıl boğuştuğu değil gemiyi karaya getirmesidir. Bizde bu düşünceyle yolumuzu çok şükür kazasız belasız bir şekilde tamamlıyoruz. 
Turun özetine değinecek olursak eğer 150 km.lik bir parkurdu bu parkurun zorluk dereceği 10 üzerinden yediydi. Diğer şelale parkuru ise zorluk derecesi 10 üzerinden sekizdi. Uzunluğu ise 2+2 km.ydi.
Ferizli’den Adapazarı’na kadar olan kısımda saatten de kaynaklı sanırım ama hava bir anda değişti ve neredeyse 5 derece birden düştü. Bildiğiniz gibi şelale parkurunda giderken de dönerken de bele kadar ıslanmıştık. Kurulanma imkanımız olmadığından bisiklete ıslak ıslak bindik ve geri dönüş yoluna geçtik. Islak bir şekilde yaz dönemi gibi anında ısınamadık, bırakın ani ısınmayı geç bile ısınamadık. Bir anda havanın da soğumasından sonra hissedilir soğuğu hissettik.
Isınmak için pedallara daha çok basmak zorunda kaldık. Bu da bize fazla enerji kaybı yarattı. İyi ki de Ferizli’de takviye molası vermişiz. Yoksa bu yolculuk bitmezdi. Uzun mesafelerde gıda takviyesi şart arkadaşlar. Bir husus da siz uzun parkura ne kadar hazırsınız. Uzun parkurlar güç ve direnç ister, gıda takviyesi şarttır. Kıyafetler hayati önem taşırlar. Bu yüzden böyle turlarda mutlaka hazırlıklı olun. 
Bizim için unutulmaz anılarla dolu unutmayacağımız bir tur oldu. Bir çok konuyu yazmayı unutmuş olabilirim. Artık mağrur görün. Emeği geçenlere ve katılımcılara sonsuz teşekkürler. Bir dahaki turlarda görüşmek dileğiyle 




30 Ocak 2018 , Salı Bu haber toplam 0 defa okundu.
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.

 

 

 

Bu Haberi Okuyanlar Bunları da Okudu


Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara


 

 


 

 



 



Site İçi Arama


 

 

 

 

 

 

Anket Sorusu Diğer Anketler

MİLLETVEKİLLERİNDEN EN ÇOK HANGİSİNİN PERFORMANSINDAN MEMNUNSUNUZ?


altın


SAKARYADA HALI YIKAMA Sakarya'da Kiralık VinçSakarya OtelleriSakarya OtelSAKARYA HALI YIKAMASAKARYA DÜĞÜN SALONLARI