26 Eylül 2018

PAMUKOVA KARANDERE ŞELALESİ’NE ŞAHANE BİR BİSİKLET TURU


Bisiklet ve Doğa Sporları Derneği Pamukova’da kimselerin bilmediği Karandere Şelalesi’ne bir tur düzenledi. Recep Eşref Çınar turu yazdı ve fotoğrafladı:

İşte o turu anlatan yazı ve turdan fotoğraflar:

18 Mart 2018'in güzel bir pazar gününde 45 km. mesafede yer alan Pamukova İlçesine ve ilçe sınırları içerisinde dağ eteklerinde yer alan Karandere Şelalesine zorlu bir tur gerçekleştirdik.
İlk olarak buluşma noktamız olan Kentpark'tan 10 kişi toplanarak yazdan kalma bir havayla yolculuğumuza başladık. Rüzgar ise hava tahminlerine 16 km. hız gösteriyordu, bizimde rotada yokuşlu olduğundan birde işin içerisine Geyve Boğazı gibi rüzgarların şiddetli ve yön değiştirdiği gibi önemli bir faktör olunca oldukça yorulduğumuzu söyleyebilirim.
1.5-2 saat süren bir parkur genelde 3 saate yakın sürdü diyebilirim. Nihayetinde Pamukova İlçesine varıyoruz. Saat 11.00'ı gösteriyor, ilk olarak merkeze 1 km mesafede yer alan halka açık hemen hemen tüm imkanların yer aldığı, içerisinde göletin ve balıkların olduğu nezih bir mekana gidiyoruz. Bu güzel yerde yeme içme, kahvaltı gibi bir çok imkan mevcut ama biz burada değilde ilçe merkezinde yemek yiyelim istiyoruz. Bu güzel alanın etrafında turlayarak birkaç güzel kare fotoğraf çekiliyoruz.
Daha sonra ilçe merkezine pedallıyoruz. Pedallamasına pedallıyoruz ama kocaman ilçe de ise hayat yok. Dükkanların %80'i kapalı, zorlu bir keşif turuna gideceğimizden yemek yiyip öyle gidelim istiyoruz. Zorda olsa açık bir yer bularak karnımızı doyuruyoruz. Çantamızda da birkaç takviye gıdamızda var. Olası enerji kayıplarında bu takviyeleri tüketeceğiz.
Şimdi rotamızda Pamukova'nın zirve noktasında ilçeye ve tüm ovaya hakim bir nokta da yer alan ve geçen sene hizmete giren Seyir Terasına gidiyoruz. Terasa giden yol geçen sene oldukça kötüydü bu sene ise yeni asfalt dökmüşler ve ulaşım çok güzel olmuş, bisikletle buraya çıkmak isteyenler içinde şunu söylemek istiyorum.
Merkezden 2.5 km %8 eğimle sürekli olarak tırmanıyorsunuz. Yol ve manzaralar harika. Tırmanırken kendimizi tırmanırken adeta himeleya dağ eteklerinde zannettik. Güzel bir tırmanışın ardından ilçeye en hakim noktadaki seyir terasına yeni ismiyle Esentepe Park'ına varıyoruz.
Bu alandan biraz bahsetmek istiyorum. Güzel bir hafta sonu geçirmek, piknik yapmak, temiz hava almak, manzaraya karşı çay içmek, oyun alanlarında oyun oynamak ve güzel kareler çekmek için bu güzel alanı mutlaka gidip görmenizi tadını çıkartmanızı istiyorum. İmkanlar olarak çeşme, büfe, oyun alanları, wc, masalar, çardaklar gibi bir çok imkan mevcut. Bizde bu güzel alanda tadını çıkartarak doyumsuz vakit geçiriyoruz.
uzunca bir vakit geçirdikten sonra tekrar inişe geçerek ilçe mezarlığının yakından yer alan Babam Sultan Türbesini de ziyaret ederek dualar ediyoruz. Yolunuz Pamukova'ya düşerse ilçe merkezine 1 km. mesafe de yer alan türbeyi de ziyaret etmenizi şiddetle tavsiye ediyorum.
Şimdi ise hiç bilmediğimiz bir yere yani şelale keşfine gideceğiz, yolu bilmiyoruz, haritadan kendimizce bir yol belirledik ve düştük yollara, daha 500 mt. gitmeden asfalt yol bitiyor ve toprak yol başlıyor, bizde de yol bisikletleri var ve bir yere bırakmak istemiyoruz, bisikletleri de elimize alarak 2 km kadar sürekli olarak tırmanıyoruz, hem biz hemde bisikletleri ittirmek oldukça yorucu, 2 km. gittikten sonra uygun bir alan bularak bisikletlerimizi bir bahçeye bırakarak kitledik ve yola devam ettik.
Yükten kurtulunca hareket etmesi de daha kolay oluyor. Toprak yol parkuru yani şelaleye kadar tam %12 eğimle 4.5 km yol kat ettik ve resmen tüm enerjimizi bitirdik diyebilirim. Parkur gerçekten çok zor, birde kaybolma ve yaban hayatıyla karşılaşma riskiniz çok yüksek, bunu bildiğimiz için yolculuğumuz boyunca sürekli olarak ses çıkartarak devam ettik. 2.5 tırmandıktan sonra bahçede çalışanlara denk geldik ve şelaleye gitmek için yol sorduk. Bize yolu tarif etti ama en az 1 saat daha yürürsünüz dedi, saat olmuş 14.00 gitsek mi gitmesek mi diye düşünürken kendimizi şelale yolunda bulduk.
Son 1 km. ye kadar yaklaşınca şelale uzaklardan görünüyor ama yolda bitti, nerden gideceğiz bilmiyoruz, her yerde karışık patikalar var. Issız orman, hiç açık alan yok, birkaç ağaçta kırmızı boya ile ok işareti yaparak yol tarifleri yapmaya çalışmışlar, durum böyle olunca yolu bulmamız daha kolay oldu ama bir yere gelince yol bitti, bazı ağaçlara bir çok numara ve işaret koymuşlar, bunlar nedir diye biraz etrafta dolaşınca çukurular gördük.
İşin özü işaretler ve numaraları defineciler yani hırsızlar yapmışlar. Tekrar geri yol ayrımına gelerek kendimize bir rota belirleyerek şelaleye doğru ilerlemeye çalıştık. gerçekten zor ve tehlikeli bir parkur. Dikenler, kayalar, sık orman dokusu, sessizlik, uçurumlar, kısacası her şey vardı. Hiç korkmadan yola devam ettik ve nihayetinde 2 saat yürüdükten sonra şelaleye vardık.
Şelale için ilk izlenimleriz tek kelimeyle mükemmel di. Hatta dehşetti diyebilirim. Tamamen doğal ve devasa kayalıkların arasından yaklaşık olarak 35-40 mt. yükseklikten aşağıya doğru akıyordu. Suluklarımızı bu sudan doldurduk ve buz gibiydi, lezzeti ise tarifsizdi. Bunca eziyete ve yorgunluğa deydiğini tüm benliğimle söyleyebilirim.
İlimizde böylesine güzellikler varken gidip görmemek gerçekten çok üzücü oluyor. Biz bu güzellikleri gün yüzüne çıkartarak turizme kazandırılmasını sağlıyoruz. Hem de kendimiz keşfederek bu güzel mekanların tadını çıkartıyoruz.
Şelale de çok fazla oyalanmadan artık dönüş yoluna geçiyoruz, geçmesine geçiyoruz ama geldiğimiz yolu karıştırıyoruz ve bilmediğimiz bir yoldan dağ eteklerinden patikalardan yol bulmaya çalışıyoruz. Biraz ilerledikten sonra dağ keçileriyle ve bir çobanla karşılaşıyoruz. Amcaya yolu soruyoruz ve bize bu yol toprak yola bağlanır devam edin diyor bizde devam ederek toprak yolu buluyoruz.
Dönüşümüz gidişe göre 20 dakika daha kısa sürüyor. Dönüş yolu daha iyi ve daha kısaymış bunu fark ediyoruz. Tekrar gidersek eğer bu yolu kullanırız artık. Nihayetinde toprak yola varıyoruz, daha sonra bisikletleri kitlediğimiz yerden alarak yine yürüyerek bazı noktalarda ise sürerek asfalta ayak basıyoruz.
Yukarıda bahsetmeyi unuttuğum bir hususta yol boyunca ve vadinin belirli noktalarında bir sürü mağaralar var, zamanında bu mağaralarda insanlar yaşamışlar. 1-2 tanesine girdik ama görülmeye değer bir şey göremedik, daha görkemli olanlar farklı yerlerde olduğundan bu mağaralara gidemedik, başka zaman inşallah diyelim.
Pamukova'ya vardığımızda tekrar yemek yiyerek enerji depoluyoruz ve gelirken kafadan yediğimiz rüzgarı arkamıza alarak hiç yorulmadan yüksek bir tempoyla turumuzu kazasız belasız bir şekilde tamamlıyoruz.
Yazımın başında 10 kişiden bahsetmiştim, bu rakam doğru lakin şelaleye 3 kişi gitiiğimizden diğer arkadaşlarda Pamukova merkezde kaldığından bize eşlik etmediler. Onlar 2 saat oturduktan sonra erkenden geri döndüler. Onlarla fotoğraf anımız olmasa da gönlümüz birdi.

 

 

 




19 Mart 2018 , Pazartesi Bu haber toplam 0 defa okundu.
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.

 

 

 

Bu Haberi Okuyanlar Bunları da Okudu



GAZETE SAYFALARI

GAZETE ARŞİVİ

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara


 

 


 

 



 



Site İçi Arama


 

 

 

 

 

 

Anket Sorusu Diğer Anketler

MİLLETVEKİLLERİNDEN EN ÇOK HANGİSİNİN PERFORMANSINDAN MEMNUNSUNUZ?


altın


SAKARYADA HALI YIKAMA Sakarya'da Kiralık VinçSakarya OtelleriSakarya OtelSAKARYA HALI YIKAMASAKARYA DÜĞÜN SALONLARI