ABD ambargosu ve gereği...

Gücün yetiyorsa ilkelerini ortaya koyar yaptırım uygularsın. Gücün yetmiyorsa kınarsın.

Hatırlar mısınız? Askerimizin başına çuval geçirmişlerdi. Ne yaptık o zaman? Daha doğrusu Nota’yı müzik notasından ayıramayan zihniyet ne yaptı? Ne yapacak ki? Hiç… Özür dilerim unutmuşum. Kınadık…

Peki, Gazze’ye yardıma giden Mavi Marmara gemimize uluslararası sularda saldırıp 11 vatandaşımızı öldüren İsrail’e ne yaptık? Hiç diyemeyeceğim bu sefer çok fena kınadık…

Halk Bankası meselesine ne demeli? Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Genel Müdürüne Zarrap’tan dolayı el koydular. Ne yaptık? Kendi kendimize kınadık durduk. Adamlar tınmadılar bile. Yargıladılar. Cezaevinde yatırdılar. Çıkarları doğrultusunda keyifleri yerine gelince de salıverdiler.

Ege’de adacıklarımız vardı… Yunanistan el koydu. Asker çıkardı. Yığınak yaptı. Yerleşime açtı. Ne yaptık? Bakın bu sefer gerçekten kınamadık. Çünkü farkına varamadık ki kınayalım. Farkına vardığımızda da MAVİ VATAN demeye başladık. Ama neye yarar ki? Adamlar gel de çıkar diye meydan okuyor. Hala müdahale edeceğiz.

Suriye’de bir tabur askerimizi güpe gündüz bombaladılar. Yüzlerce şehit ve yaralı… Ne yaptık Rusya’ya? İnanın hatırlamıyorum. Kınadık mı yoksa Putin’i ziyaret mi ettik?

Papaz vardı papaz… Şu can bedenden çıkmayınca teslim edilmeyecek Rahip Bronson’dan bahsediyorum. Kınayıp dururken bir anda uçuverip gitti. Alman gazeteciden ise hiç bahsetmeyeceğim. Kınamaya fırsatımız bile olmadı.

F-35’ler… Projeye kısmen dolaylı olarak ortak olduk. Parasını da ödedik. Adamlar hem uçakları vermiyor hem de paramıza el koyuyor. Peki, biz ne yapıyoruz. Çok ama çok fena bir şekilde kınıyoruz.

Son olarak S-400 ambargosu… Neymiş? Ruslardan S-400’leri almışız da alamazmışız. Hadi oradan? İstediğimizi istediğimiz yerden alırız. Biz BAĞIMSIZ bir DEVLETİZ. Sana ne?

Örnekleri çok. Kısaca şunu söylemek isterim…

Yukarıda yazdıklarımın hepsi EGEMENLİK HAKLARIMIZA saldırıdır. Kalk git iki tokat at demiyoruz. Ama en azından Eyyy… Uyyy diyerek kınayacağımıza muhataplarımıza mesafe koyup gereğini yapalım…

Gereğine gelince. Bir örnekle açıklayalım…

70’li yıllar…

Bülent ECEVİT ve Necmettin ERBAKAN koalisyonunda kurulan hükümet bin bir zorluk ve yokluk içinde 20 Temmuz 1974 tarihinde Kıbrıs Barış harekâtını yaptı. Bunun üzerine tıpkı bugün olduğu gibi ABD ambargo koydu. O arada seçim oldu. Yeni bir koalisyon hükümeti kuruldu. Süleyman DEMİREL Başbakan oldu.  İlk işi de bir UYARI vermek oldu.

‘‘ Ambargo kaldırılacak. Aksi takdirde ABD üslerini kapatırız…’’

‘’ Hem terör hem de ekonomi ile boğuşuyor. Biz dünyanın süper gücüyüz. Cesaret edemez. Kapatamaz…’’ derlerken 25 Temmuz 1975 tarihinde yayınladığı bir kararname ile ABD üslerinin tamamını kapattı. Türk Silahlı Kuvvetleri üslerin yönetimini ele aldı. Tam 21 ABD üssünde ABD bayrakları indi. Yerine AY-YILDIZIMIZ göndere çekildi.

ABD’li yöneticiler olanlara inanamayıp şaka zannederken Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Başbakanı Süleyman DEMİREL’den tarihe damga vuran şu sözleri duyduk…

‘’ Bir kadın biraz hamile, bir insan biraz şerefsiz, bir devlet biraz bağımsız olamaz… Türkiye Cumhuriyeti bağımsız bir devlettir. İlelebet öyle kalacaktır…’’

Sonuç;

Her türlü siyasi ortamda birbirlerini eleştiren İKTİDAR ve MUHALEFET milli birlik ruhu ile dimdik bu kararın arkasında yıllarca durdu. Taa ki 12 Eylül’ün diktatörü Kenan Evren ABD üslerini açana kadar.

Bilmem anlatabildim mi ne yapılması gerektiğini ?

Saygılarımla,

Sinan Ulusinan

YORUM EKLE
YORUMLAR
Şenol KABAOĞLU
Şenol KABAOĞLU - 1 ay Önce

Eline sağlık Sinan ağabey.Gelinen nokta “Kaht-ı rical”in sonucudur. Abdülhamit'i devirmeyi planlayan ve bunu başaran İttihat Terakki kadroları Abdülhamit sonrası ne yapacaklarını planlamadıkları için Sevr'i imzalamak zorunda kalmışlardı.Siyaset kurumu; sahip olunan devlet aklı ve yetişmiş devlet adamlarını koruyup geliştirme konusunda başarılı oldukları ölçüde geleceği ve devleti garanti altına alıp bağımsızlık politikaları üretebilir.

Not: Abdülhamit ve İttihat terakki konusunda müsbet - menfi bir görüş sunmak veya taraf olmak durumunda değilim.Sadece gelecek planı olmayan siyasi kadroların vardıkları yeri örnekleme bakımından değindim.Selamlar sevgiler.

Sinan Ulusinan
Sinan Ulusinan @Şenol KABAOĞLU - 1 ay Önce

Hocam, hangi devir olursa olsun özellikle devlet idaresinde liyakat çok önemlidir.

İbrahim uyar
İbrahim uyar - 1 ay Önce

Sinan bey sizin anlatmanız yetmiyor.Bazılarının anlaması gerekiyor