Aç mısın, Yoksul mu ?

Değerli okurlar, bu haftaki yazımızda ekonomik olarak aslında hangi sınıf içinde olduğumuzu konuşacağız.

Bu konuda “Hayır, ülkemizde yoksulluk, açlık yok kardeşim” iddiasını doğrulamak için de veriler üzerinden hareket ederek tanımlı skalaya bakmak, teknik olarak en doğrusu.

Aralık sonu itibariyle açlık sınırı “2.590 TL/Ay” ve yoksulluk sınırı da “8.436 TL/Ay” olarak açıklandı.

Öncelikle “Aç” kime denir bunu tanımlayalım.

Bu tanım tabi ki hiçbir şey yiyemeyen, içemeyen, 24 saati yutkunarak geçiren kişi manasında değil, geliri ile “Sağlıklı, yeterli ve dengeli beslenme” sınırının altında beslenme imkanı olan kişi olarak Türk-iş ‘in açıkladığı ekonomik skalada “Aç” olarak tanımlanıyor. Yani üzülerek okuduğum ve gördüğüm ve utandığım Yemen ve Sudan’daki durum ile aynı anlamda olmadığının da altını çizelim.

2.590 TL/Ay lık gelirin altında olan insanlar “Sağlıklı, yeterli ve dengeli” beslenemiyorken bu durumda olanlar “Aç” olarak değerlendiriliyor dedik.

Peki ! 2021 yılı başında yapılan zamlar ile emekli vatandaşların maaşlarının hangi aralıkta olduğuna da bir bakalım. En düşük işçi emeklisi 1.447 TL, en düşük esnaf emeklisi 1.763 TL , en düşük çiftçi emeklisi 1.662 TL, en düşük memur emeklisi 3021 TL,  olarak belirlenirken asgari ücret ise 2.825,90 TL olarak kabul edildi. Asgari ücret ile açlık sınırı arasında bu durumda 235,90 TL lik bir fark var..  Bu da 3 kg Sotelik Yağsız Dana eti kadar bir fark demek.. 3 kg et!

Soruyorum! Bu sınıflandırmaya göre “Aç” mısınız “Tok” musunuz ? Bu soruya cevabınız ile sizi baş başa bırakıyorum.

Bu arada insanoğlu bu dünyaya sadece “Sağlıklı ve yeterli beslenmek” için de gelmedi. Bunlara ilave olarak sosyalleşme ve gelişmeye de aynı oranda ihtiyacı olduğu üzere bu da yoksulluk sınırı ile ölçülmekte.

Aylık net geliriniz eğer 8.436 TL ‘nin altında ise de maalesef yoksulsunuz. Evet “Yoksul”.

Üniversiteyi bir çok zorlukla kazanmış, okumuş ve mezun olmuş bir çok kardeşimin, üzülerek söylemem gerekiyor ki hayata öncelikle yüksek işsizlik oranındaki bir istihdam ortamında iş arayarak ve iş bulduktan sonra da yoksul yada açlık sınırında başlayacaklarını bilmeleri gerekiyor.

Ve sonra duyuyoruz ki “ülkemizde Açlık da Yoksulluk da yok”. Öyle mi ? En tehlikelisi de ne biliyor musunuz?  “Buna alışmak..”

İngiltere’de birlikte ortak iş yaptığım bir firmanın patronuna sohbet arasında sordum. Dedim ki “Sokağa çıkma yasağı sebebiyle çalışanlarının maliyetini nasıl finanse ediyorsun”. Çünkü İngiltere’de pandemi sebebiyle uzun süredir sıkı yasaklar uygulandığını biliyorum ve bunu merak etmiştim.

Cevap manidardı “ Devlet ücretli izin desteği olarak maaşların %80 ini ödüyor ve bu 2021 Mart ayına kadar devam edecek” dedi. Hatta süreli olarak bu uygulama yapılmış ve Eylül ayında yapılan açıklamaya göre de 2021 Mart’a kadar devam ettirme kararı alınmış.

Aynı soruyu bana sorduğunda da verdiğim cevap karşısında çok şaşırmıştı “Devlet işten çıkarmayı yasaklayarak çalışanların finansmanını işverene yüklüyor, çalışanların bu vesileyle işsiz kalmasını da engelliyor, nasıl çok güzel fikir değil mi ? ”.  Akabinde zor soru geldi ve dedi ki “İşveren bunu nasıl finanse ediyor”. Dedim “ Krediler ile kaynak sağlamaya çalışıyor ”..

Tekrar sordu “ Kredileri nasıl ödüyorlar bu durumda”..

Dedim “Gerisini ne sen son ne ben söyliyeyim, çünkü bilmiyorum”. Ek olarak ücretsiz izne çıkartılabilenler için devletin aylık 1170 TL’lik katkısından hiç bahsetmedim bile.

 Haftalık bazda takip ettiğimiz ürünün bu hafta reyon satış fiyatı geçen haftaya göre değişmedi, bunu da takip amaçlı olarak not alıyoruz..

YORUM EKLE