Acar, Kimya OSB’de geri adım atarken

Kocaali Belediye Meclisi’nin Ocak ayı toplantısını internetten izledim dün sabah.

Belediye’nin Meclis toplantısını canlı olarak yayınlaması çok güzel.

Keşke, toplantıyı ben dahil 12 kişi değil de çok daha fazla kişi izleseydi.

Ne yazık ki bizim insanımız, kentleriyle, kendileriyle ilgili kararların alındığı meclis toplantılarına çok ilgi göstermiyor.

Ben yine de meclis toplantılarının aleniyetinin sağlanması adına, Başkan Acar’ın toplantıyı canlı olarak yayınlatması nedeniyle kutluyorum.

Toplantının resmi gündem maddeleri arasında Kimya OSB yoktu ama toplantıda en çok bu konu konuşuldu.

Başkan Acar, Kimya OSB’yi kamuoyunun gündemine taşıyan ve tartışmaya açan gazetemizi hedef aldı konuşmasında.

Bizim “ Kocaali’ye ihanet OSB” başlığıyla manşetimize taşıdığımız haberimize fena halde içerlemiş.

Kurulması planlanan OSB’nin Dilovası benzeri bir OSB olacağı yönünde vurgular yapmamız ve sürekli Dilovası görselleri kullanmamızdan rahatsız olmuş.

Henüz kesinleşmemiş ve tartışmaya açılacak bir girişim için ön yargılı bir şekilde haberler yaptığımızı belirtiyor.

Bilgisayar ekranından izlediğim kadarıyla Başkan Acar konuşmasında bu kırgınlığını belirtiyor ama yeni bir kırgınlık yaratmamak için de gayret gösteriyor.

Başkan Acar, Kimya OSB’de gelinen noktayı ise şöyle özetliyor:

“Sayın valim bir şey söyledi, benim aldığım siyasi terbiye, devlet terbiyesine göre, Sayın valimin sözünden sonra söz söylenmez"

Bu noktada Vali Ahmet Hamdi Nayir’in gazetemize yaptığı açıklamayı hatırlatmak gerekiyor:

“Bu konu bana aktarıldığında bu iş veballi bir iş, bir değil, iki değil üç kez düşünmek lazım dedim.”

Acar, bu noktadan sonra Belediye olarak bu işin içinde olmayacaklarını, ancak Kocaali halkının ve sivil toplum örgütlerinin OSB konusunu takip edebileceklerini söyledi.

Ahmet Acar’ın bizim haberlerimiz ve yorumlarımızla ilgili değerlendirmeme gelirsek:

Biz nasıl siyasileri eleştirmeyi - bazen ölçüsünü kaçırarak yapıyoruz- hak olarak görüyorsak siyasiler de bizi eleştirebilirler.

Bu da onların en doğal hakkı.
Yalnız Ahmet Acar’ın şunu bilmesi gerekiyor:

Siyasetçiler, kamu görevinde bulunan veya talip olanların, diğerlerine oranla daha sert eleştirilere muhatap olması da doğal karşılanmalıdır.
Siyasetçiler eleştirilere daha geniş bir hoşgörü göstermek zorundadır…

Demokrasi kahramanı Ayhan Bey!

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ayhan Sefer Üstün, geçenlerde katıldığı bir televizyon programında Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nu, idam edilen Adnan Menderes’e benzetmiş.

Davutoğlu’nun Başbakan iken görevden alınmasını bir darbe olarak yorumlamış.

Buna AKP Grup Başkanvekili Bülent Turan ilginç bir cevap vermiş.

Turan’ın iddiasına göre 2016 yılında Ahmet Davutoğlu’nun görevden ayrılması için toplanan imzalar arasında Ayhan Bey’in de imzası varmış.

O dönem 50 kişilik AKP Merkez Karar Yönetim Kurulu üyelerinden 47’si Davutoğlu’nun aleyhine imza vermiş, Davutoğlu da Başbakanlığı ve AKP Genel Başkanlığını bırakmıştı.

Yani bizim demokrasi kahramanı(!) Ayhan Bey, hem Ahmet Davutoğlu’nun idam sehpasına(!) tekmeyi vurmuş, hem de seçilmiş son Başbakan Ahmet Davutoğlu’na darbe yaptınız diye ağlanıyor… 

Allah’tan herkes kendisi gibi unutkan değil.

Geçmişteki sözlerini ve hareketlerini arşivden çıkarıp önüne koyuyor.

Çark Caddesi projesi keşke konuşulsaydı

Çark Caddesi Esnaf Derneği Başkanı Kemal Turgaç’ın ortaya attığı, askeri lojman ve imam hatip arazisinin bulunduğu alanın Çark Caddesi’ne eklenerek burada bir iş merkezi ve otopark yapılması önerisi hiç konuşulmadan reddedildi.

O bölgede trafik yoğunluğunu arttıracak okullar yerine Çark Caddesi’nin otopark ihtiyacını de karşılayacak bu proje şehirde tartışılabilirdi.
Biz bir kez haber yaptık.

Sonrasında da çok üzerinde durmadık.  

Şimdi öğrendik ki 24 derslikli iki okul için iş makineleri çalışıyor.

Bildiğim kadarıyla Milli Eğitim’in Atatürk Lisesi ve Nuri Bayar Ortaokulu’nun yerleri karşılığında yeni okullar yapımı konusunda bir çalışması var.

Hazır boş alana yeni okul yapılırsa, yarın öbür gün bu köklü iki okulun yerlerinin iş merkezi için devrini kimseye anlatamazsınız…

Keşke şehrin geleceğiyle ilgili kararlar alınırken herkes eteğindeki taşları döktükten sonra etraflıca düşünülse…

Kötü mü olur?...

Sizce…

Günün sözü

Ey İnsan… Kafdağı kadar yüksekte olsan da, kefene sığacak kadar küçüksün. Unutma, her şeyin bir hesabı var: Üzdüğün kadar üzülürsün.

Şems-i Tebrizi

YORUM EKLE
YORUMLAR
Küçük Ağa
Küçük Ağa - 3 hafta Önce

Çark caddesine tekrardan okul yapılmasını etraflıca düşünülmesi gerektiğini her ortamda söyledik,yöneticilerin kendilerine ilettik, müdüründen “Başkanına” kadar defalarca söyledik, fakat kendileri de imam hatip lisesi mezunu olan yöneticilerin imam hatip mezunları derneğine yenik düştüğünü görüyoruz ,oysaki bu olayın çözümününü tek isim olan Sayn B.Belediye başkanımız Ekrem Yüce bey yapabilirdi.. 7 dönüm üzerine Dar çerçevede düşünülen Bir imam hatip lisesi mi yoksa şehre yakın fakat merkezin dışında 37 dönüm bir araziye tam anlamıyla konsept bir yapıda olan İmam hatip lisesi mi,bence bu..Hatta bu konuyu bizlerden daha çok İmam hatip lisesi mezunları istemeliydi....

Mehmet
Mehmet - 2 hafta Önce

Çark caddesi civarının acil otopark ihtiyacı var.

banner22

banner21