Açıklaması yok

Neden bilmiyorum, dünyada nefes alıp veren her bir insan, mutlaka bir açıklama bekliyor hayatın her bir noktasına. Bir neden, bir sebep arıyor, sebebi özünde saklı olan, hayatın bize yaşattıklarına. Bir ölüm haberi alındığı zaman, rahmet okumak yerine, “Neden’’ deyip, ölümü sorgulamaya başlıyoruz. Kapıyı çalan hüznü aynı, hiç beklenmedik anda, yüreğe düşen mutluluğu aynı, huzuru aynı, “istiyorum’’ denilen şeyleri, aynı “neden’’ ile sorguladığımız gibi, “istemiyorum’’ denilen şeyleri de, aynı “neden” ile sorguluyoruz.
Oysa hayatin, yaşanan olayların, zihinlerde volta atan düşüncelerin ve hissedilen duyguların hiç bir açıklaması yoktur bazen. Bazı zamanların, çünkü’sü olmaz. Sebebi olmaz. Kuralı, belli bir sınırı, aklı, mantığı ve yaşanan şeylerin doğru düzgün bir açıklaması olmaz. Bazen istediğini, tam istediği anda yaşar insan, bazen kaderin dediğine “eyvallah’’ deyip, bırakır kendini zamana. Bazen arka arkaya “olmaz’’ çalar kapıyı, soğuk havada çıkan duman gibi, farkında olmadan, isyan kokan cümleler de çıkıyor ağızdan, öfkeye bulaşan cümleler de. Bazen ise, binlerce söz, ne hayati anlayıp, anlatmaya yeter, ne de yüreğe düşen duyguları, mantıklı bir şekilde açıklamaya yeter. 
Bir insanin, sayısız farklı hali var adeta. Bir insan, tamamen kötü olmadığı gibi, tamamen iyimser, hayatin her günü, her tarafa olumlu bakan, her zaman mutlu bir insan da olamaz. Çünkü bir insanin, tek bir yüreği, tek bir aklı vardır.
Evet, içinde bin duygu saklayan bir yürek, özünde anlamlı, anlamsız, değerli ya da değersiz birçok düşünce saklayan bir akıl ve her zaman doğru yapmasını, her zaman tebessüm etmesini ve her zaman hayata sıkı sıkı tutunmasını beklenen, kanlı canlı bir insan var elimizde. Üstelik bu insan, müslüman ama, tam anlamı ile, islama sığınamayan, islamın ne dediğini, tam algılayamayan, Allah’a kayıtsız şartsız, yüreğinde en ufak şüphe olmadan Allah’a inanan, ama tam olarak, ona teslim olmayı beceremeyen, dil ucuyla dese de, yürekten “benim Allah’ım var, o bana her türlü yeter” diyemeyen, çaresiz ve aciz bir insan…
İşte bazı şeylerin, tam da bu yüzden açıklaması yok.  Mesela, her şeyi çok iyi bilmesine, “beterin beteri var’’ sözüne bütün kalbi ile inanmış olmasına rağmen, bazen insanin dünyayı yıkacak kadar öfkelenmesinin, mantıklı bir açıklamasi yok. Her zaman sabır eden bir insanin, arada dibe vurmasının, akli ve bedeninin “hayır” dediği bir şeye, yüreği ile koşmasının, akıl kokan bir açıklaması yok. Ve hayatta böylesine zorluk varken, insanin yine de hayati bu kadar sevmesinin, hiç bir açıklaması yok.
Kim bilir, belki de biraz, rahat olmak lazım hayat karşısında. Evet rahat olmak lazım ama, yürekten duyguları, zihindeki bin türlü düşünceyi silecek, bir silgi bulabilir miyiz bilmiyor, bilemiyorum.   

YORUM EKLE

banner22

banner21