Açın Türkiye’nin önünü

Türkiye’de belki de ilk açılım Genç Parti ile başlar. Genç Parti, Dünya siyaset tarihindeki kısa sürede en başarılı olan partilerden biri olmayı başardı.

Üstelik sağ-sol, muhafazakar-modern tartışmalarının had safhada olduğu bir dönemde ortaya çıktı. Ne “Sağcıyım” dedi ne “Solcuyum…” Hatta millet arasında, “Ne sağcıdır ne solcu, futbolcudur futbolcu” diye espri üretti.

Muhafazakar dalganın yükselişte olduğu ve neticesinde 18 yıla yakın süredir devam edecek muhafazakar tabanlı iktidarın karşısında Nadide Sultan’ın dekoltesi ile mücadele edildi.

Türk Bayrağı’nı çok andıran bir parti logosu seçildi. Sahneye daha sonra “megri megri” diyecek olan İbrahim Tatlıses çıkarıldı.

Daha sonrada Tayyip Erdoğan’a yakınlığı gündeme gelen Acun Ilıcalı’nın kanalında ana yorumcu olacaklardan biri olan Ali Taran idare ediyordu reklam kampanyasını da. Sloganın mucidi de oydu. Biraz daha ileri gidersek Genç Parti’nin de yapı taşlarından biriydi Ali Taran.

Gerçi fazla uzağa da gitmeye gerek yok. O dönem Cem Uzan’ın yanında yer alıp Recep Tayyip Erdoğan’a yöneltilen ağır eleştirilere (ki daha sonra bazıları davalara konu edilmişti) alkış tutanlar daha sonra Recep Tayyip Erdoğan’ın partisinden seçilmişlik unvanı bile aldılar.

O dönemin Genç Parti İlçe Başkanlarından ve yöneticilerinden birçoğu bugün Adalet ve Kalkınma Partisi’nde bayrak sallıyor.

Siyasette yeni partilerin kurulmaya başlandığı şu dönemde Genç Parti yeniden hareketlenmeye başladı. Şimdi kongreler düzenleyecekler. Hatta Cem Uzan da kongrelere katılacakmış.

Gözler sadece Cem Uzan’ı değil, Ali Taran’ı, İbrahim Tatlıses’i ve en önemlisi Nadide Sultan’ı arayacak…

Atabek’e başarılar

Ben milliyetçi bir yapıdayım. “Kişi kendi kavmini sevmekle suçlanamaz” ilkesinden hareketle benden olanları seviyorum. Siyasi görüşü fark etmeksizin Sakaryalı biri bir yere geldiğinde yüzüm gülüyor.

Çiğdem Erdoğan Atabek’in partisinin TBMM Grubu Yönetimi’ne girdiği haberini görünce de gerçekten çok sevindim.

Umarım her Sakaryalı girdiği alanda en üste çıkar.

Ekonomik önlemler sürmeli

Pandemi döneminde toplumun çok büyük bir kesiminin gelirleri azaldı. Giderleri ise aynı oranda düşürmek mümkün olmadı.

Olan her zaman olduğu gibi garibana oluyor. Bu tip krizler rüzgar gibi esiyor. Mumu söndürüyor ama yangını körüklüyor.

Pandemi sürecine cebinde para ile girenler servetine servet kattı, hazırlıksız yakalananlar (zaten hazırlık yapamayacak durumda olanlar yani) tükenme noktasına geldi.

Devletin pandemi sonrasında bir süre daha ekonomik destekleri sürdürmesi gerekiyor, ne yazık ki!

İşçi çıkarmalarının bir ay ertelenmesi, elektrik zamlarının üç ay ötelenmesi güzel şeyler. Ancak ne yazık ki daha fazlası gerekiyor. Çarklar üç ay durdu. Üç ay sonrasında da kapandığındaki hızla açılmadı. Açılmayacak da.

Üretimin önünü açacak hamleler yapılması gerektiği gibi tüketime imkan sağlayacak gelirlerin de sağlanması gerekiyor.

Tüm bu anlattıklarım için makro, mikro ekonomi bilmenize de çok gerek yok. İş ve para sağlayacaksınız. Hepsi bu.

HECATİ: "Akıllım" derken "Akılsızım" demek istiyoruz...

YORUM EKLE