Açlık Sınırı 1200, Asgari Ücret 891 Lira

Temmuz ayı itibariyle asgari ücretle çalışan milyonlarca emekçinin 846 lira olan aylık ücretleri, sadece 45 liralık artışla 891 lira olacak.
Yani bu aydan itibaren kölelik yalnızca 891 lira…
Emeğin, emekçinin alın teri işte bu kadar ucuz, sömürü düzenin ne aşamaya olduğu da işte bu kadar açık…
Ülkemiz dünya sermayedarları için “ucuz işçi” cennetine çevriliyor.
Kendi ayakları üzerinde zor duran küçük işletmeleri, kuruluşlar kazandığını az da olsa paylaşmaya çalışırken; çok büyük kârların peşinden koşan büyük firmaların bu ücretle insan çalıştırması kölelik değilse nedir?
Son dönemdeki yasal düzenlemelerin çoğu, emekçinin haklarını, güvencesini ve emeğinin değerini düşürmek üzere yapılıyor.
Sömürü derinleşirken, bedeli de işçiler için ağırlaşıyor…
Her ay yüzlerce çalışan, denetimsiz çalışma ortamlarında hayatını kaybediyor.
Hayatta kalanların en az 15 milyonu ise asgari ücreti bölüşerek ayakta durmaya çalışıyor.
Asgari ücret bile alamadan çalışan, sosyal güvenceden yoksun milyonların sayısını ise tam olarak bilemiyoruz.
Gizlenen gerçeklerin arkasındaki işsizler ordusu ise toplumsal travmalara sebebiyet verecek boyutlarda.
İktidar ve sermaye çevrelerinin geçtiğimiz Aralık ayında sergiledikleri ortaoyununun bir devamı olarak bugün asgari ücretlilere dalga geçer gibi kuruşluk zamlar yapılıyor.
TÜİK verilerine göre bu ülkede açlık sınırı 1250 lira.
Yoksulluk sınırı ise 3500 lira seviyelerinde…
Yani devletin kendi resmi verilerini baz aldığımızda dahi, halkın alenen açlığa mahkûm edildiği anlaşılıyor!
Onca kalkınma, büyüme masalının altında yatan gerçeği sanıyorum bu çelişkide aramak lazım…
Kapitalist ekonomi modelinin başka bir sonuç vermesini de beklememeli…
Soma’da yaşananları unuttuk mu?
Maliyeti düşürmek için emeğinden çalınan madencilerin hayatının nasıl riske atılabildiğini görmedik mi?
Taşeronlaşmanın, çalışma hayatının tümüne yayılarak köleciliğin resmi politika haline getirildiğine Soma örneğinde yakından şahit olmadık mı?
Şimdi bu düzenin neresi insanidir?
Her gün onca İslami kavrama referans veren yöneticilerimiz söylesin, insanı açlığa mahkum eden ücretle çalıştırmanın neresi adaletlidir, neresi İslam’a sığar?
İnancımıza göre, Allah’ın bütün insanlar için yarattığı nimetlere el koyarak kendilerini efendi görmek, büyüklük taslamak Allah’a ortaklık iddiasında bulunmak değil midir?
İnsanları köleleştirerek ezen, sömüren tüm sistemler Allah’a savaş açan sistemler değil midir?
Allah buna karşı, insanları özgürleştirmek, eşit ve adil bir dünyada yaşamalarına imkan vermek için tevhid mücadelesi veren Resuller göndermemiş midir?
İçinde bulunduğumuz mübarek Ramazan ayında adaletin yol haritası olarak Kur’an-ı Kerim’i rehber kitap, Hz. Muhammed’i de onun yaşayan şahidi olarak bize ilan etmemiş midir?
Bunları nasıl unutabiliyorsunuz?
Şurası çok açık; Kur’an’ın insanlardan istediği en önemli haslet adil olmaktır, neye ve kime karşı olursa olsun adaleti ayakta tutmaktır.
Allah’ın herkes için yarattığı nimetlere bir grup azınlığın el koyarak milyonlarca emekçinin sefalete mahkûm edilmesi ne kadar İslami ve insanidir?
Böyle bir zulmü imanımız kabul edebilir mi?
İnsanların sofralarından rızıklarını çalarak onları yoksullaştıran bir düzen asla İslami ve insani olamaz, adil olamaz.
Yerel ve küresel sermaye sahiplerinin hizmetinde oldukları, önce onların menfaatlerini kolladıkları için hiçbir iktidar emekçiden, yoksuldan yana tavır almıyor.
Sermaye sahipleri iktidarla el ele taşeronlaşmayı genişletiyor, tabiatı ve şehri yağmalıyor, emeğe el koyarak insanımızı köleleştiriyor.
Adaletsiz politikaların üstünü örtmek için de halkın karşısına türlü tiyatrolarla çıkıyorlar.
Artık perdeyi cesaretle kaldıralım, hakikati görelim, oyunu bozalım.
Çocukların rızıklarının, emeğin alın terinin yağmalanmasına izin vermeyelim.
Asgari ücreti reddedip hakça bölüşümü, adil paylaşımı savunalım.
Haksızlığın, zulüm ve sömürünün karşısında, adaleti arayanların yanında saf tutalım.
Rabbimiz Beled Sûresinde köleliğe ve yoksulluğa karşı çıkmayı “sarp yokuşu tırmanmak” olarak ifade ediyor.
Gelin “sarp yokuş”u birlikte tırmanalım, adil bir dünyayı birlikte kuralım.
 

YORUM EKLE