Ah bu zalim avcılar

        Basında ara sıra avcılarla ilgili haberler çıkar. Zalim avcılar şunu vurdu, bunu yaraladı, onu katletti şeklinde. Çoğunluğunda da pompalı tüfekle olayın gerçekleştiğini ve pompalının daha çok saçma aldığını daha öldürücü olduğunu yazarlar.

        Ya kardeşim konuyla ilgili bilgin yoksa bu konuda liyakat sahibi değilsen bari haber yapma. Birincisi gerçek avcılardan pompalı tüfek kullanan hemen hemen yok gibidir, kullanan da sadece domuz avında kullanır. İkincisi pompalı av tüfekleri her tüfeğin kullandığı fişeği atmaktadır. Normal tüfeklerden farklı bir fişek atması da mümkün değildir, çünkü piyasadaki av tüfeklerinin geneli 12 kalibre av fişeği atar. Vurulan avlarla ilgili avcıyı suçlamakta yanlıştır, çünkü her türlü kanuni vecibesini yerine getiren devlete harçlarını vergilerini ödeyerek avcılık yapan bilinçli avcı yemeyeceği, vurduğunda alamayacağına veya bulamayacağına inandığı bir canlıya silah çevirmez, tetik de çekmez. Bu bilinen bir gerçektir. Eli silahlı ile gerçek avcıyı karıştırıyorlar ve avcı katliamcı gibi görülüyor sonra. Hâlbuki gerçek avcı av yerinde yiyebileceği avı vurduğu an zaten avı bırakıp piknik yapacağı alana geçer. Yıllardır da bu böyledir.

        Unutmamamız gereken bir konu da avcıların devletinin kanunlarına saygılı sabıkası olmayan,  bugün için devletimizce belirlenen 5.000.- tl nin üzerinde vergi borcu olmayan ve en önemlisi silah kullanmayı bilen silahlı milis gücü olmasıdır.

        Avcılığa karşıyız diye eleştirenler bunun insanoğlunun var oluşundan bugüne değin süregelen bir yaşam biçimi, bir hobi ve aslında en güzel spor olduğunu bilmeliler. Avcıyı eleştiriyorsan eğer ben parasını verip aldım diye kendini kandırdığın 20 kiloluk koyunu değil daha körpe diye seçtiğin daha 1 yaşına gelmemiş  10-12 kiloluk kuzudan pirzolayı, daha 38 günlük çiftlik tavuğunu veya denizden çıkan balığı da yemeyeceksin ki ben senin eleştirine hak vereyim. Diyorsan ki onlar zaten ölmüştü ve ben parasını verdim aldım yemek hakkımdır o zaman avcıya da karışmayacaksın, kendini de hayvan severim diye kandırmayacaksın. Sonuçta aldığın her türlü et bir canlının öldürülmesine sebep oluyor.

        Avcılık aslında doğadan yapılan bir HASATTIR. Bu canlılar üst varlık olan insanın gıdası olarak yaratılmışlardır. Şunu da diyebilirsiniz avlanma yüzünden doğal hayatta canlılar tükeniyor. Konuyu bilmeyen için güzel bir soru. Onun da cevabını ben vereyim. Avcılığın doğal hayat popilasyonunda ki etkisinin yüzde 1 bile olmadığı bilimsel araştırmalarla belirlenmiştir. Esas etkenler zirai mücadelede kullanılan ilaçlar ve granül suni gübreler, dağınık yerleşim ve insanoğlunun en ücra dağlara bile açtığı yollar yüzünden yaban hayatının yaşam alanının daralmasıdır. Sadece karadaki canlıları da düşünmeyelim, sudaki canlılarında azalmasının sebebi avcılar değil sulara bırakılan kimyasallardır. Her yıl sakarya nehrinde milyonlarca balık ölür sadece Avcılar derneği bağırır peşine koşar olayın faillerinin bulunması için ama çevreci ve hayvanseverlerden en ufak tepki gelmez. Doğada av kuşu olmayan leylek, serçe, karga vs. av hayvanı olmayan kirpi, kurbağa, yılan vs. azaldıysa bunun suçlusu avcı değil yukarda saydığım etkenlerin tümüdür.

Emin olun bir sezon avcımız domuz avına çıkmasın köylümüz domuzun verdiği zarardan dolayı ürün alamaz ayaklanırlar.      

Şunu unutmayalım en büyük çevreci avcılardır. Avcı doğanın en büyük dostu ve torunlarına bu doğayı miras bırakması gerektiğini bilen insandır.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Ali Avşar
Ali Avşar - 5 ay Önce

Tebrik ederim kısa ve öz Bi anlatım. Avcı çevreci ve dağa dostudur. Selamlar