Akıllı olun

Başbakan Hasan Saka’dır.

Hasan Saka Trabzonludur.

Trabzonluların ayranı çabuk kabarır.

Saka,1885 yılında doğmuş, 29 Temmuz 1960 tarihinde vefat etmiştir.

Türkiye Cumhuriyetinin 7. Başbakanıdır.

Başbakanlığı 10 Eylül 1947 tarihinde başlamış, 10 Haziran 1948 tarihinde sona ermiştir.

Bu süreç içinde Trabzon’dan bir heyet Başbakanlığa gelir ve Trabzon’da eksik olan bir şeyi yaptırmasını isterler.

Hasan Saka da söz verir; ‘Bir ay içinde başlanıp bitirilecek!’

Aradan bir kaç ay geçer tık yok.

O heyet Trabzon’da bir araya gelerek hemşerileri Başbakan Hasan Saka’ya Yıldırım Telgrafı çekerler: ‘Acele çekil!’

Maksatları; ‘O ki sözünü tutmadın istifa et!’

Dedik ya: Trabzonluların ayranı çabuk kabarır.

İşlerine bakmayan adam, hemşerileri de olsa umurlarında olmaz.

Hasan Saka da işin farkındadır.

Yıldırım telgrafa aynı yoldan cevap verir.

“Çekildim, 85 kilo geliyorum “

…….

80 öncesi..

Koalisyon Hükümeti vardı.

Demirel Başbakan, Alpaslan Türkeş de Başbakan Yardımcısı idi.

Rahmetli Bedri Koraman Milliyet Gazetesinde  karikatürist idi..

Bir gün rahmetli Demirel’in, bir başka günde de rahmetli Türkeş’in dansöz olarak karikatürlerini çizmişti.

Bir iki gün sonra, Bedri Koraman’la Türkeş bir toplantıda hapa hap karşılaşırlar.

Bedri Koraman’ın beti benzi atar ve yüzü sapsarı kesilir.

Türkeş durumu fark eder, elini Bedri Koraman’a uzatır ve tatlı bir tebessümle: ‘Ben de senin karikatürünü yaptırtacağım!’ der.

Orada bulunan ve bu sözü duyan bir başka gazeteci muziplik olsun diye: ‘Oğlum bu adam seni öldürtecek’ der.

Bedri Koraman yutar zokayı.

Tanıdığı birkaç arkadaşına tedirgin olduğunu söyler.

Onlardan biri hemen Türkeş’in yanına giderek durumu sorar.

Meğer birkaç gün sonra MHP eğilimli bir gazete çıkmaya başlayacakmış da Türkeş onu vurgulamaya çalışmış.

O zamanlar Milliyet Gazetesi okur ve aldığım gazeteleri de biriktirirdim.

O renkli karikatürlerin çıktığı gazete de arşivimde idi.

Çoktandır göremedim o gazeteleri.

Bizim Karadenizlilerin çok kullandığı bir tabir var.

Onu kullanarak meseleye açıklık getireyim.

Ander kalsun kiraciluk…

Üç defa ev taşımak, bir yangın geçirmiş kadar zayiat veriyor her şeye.

……

Yine 80 öncesi…

Ülkücü bir öğretmen arkadaşımın okuluna müfettiş gelir.

O da teneffüste Ozan Arif’in kasetini koymuş, okul gümbürtüden adeta yıkılmak üzeredir.

İktidarda CHP vardır.

Hava gergin, durum kritiktir.

Sonuç hemen- hemen baştan bellidir.

Bizimki, bir suç isnat edilip görevden el çektirilmeyi beklerken, teftiş sonrası müfettiş odasına gelir ve bizimkini tebrik ederek kendisini Takdir Belgesiyle ödüllendirir.

Bizim öğretmen arkadaş sormadan edemez; Bu nasıl iş şimdi?

Müfettiş cevap verir: Ben sizin ideolojinizi araştırmaya gelmedim ki, okulu teftiş etmeye geldim. Gerçekten çok başarılı bir idarecisiniz, tebrik ederim.

Son zamanlarda ülke genelinde bir gerginlik havası var ya onun için böyle bir yazıyı kaleme aldım.

Birkaç ay sonra, yazma işine son verip, birkaç kitap yazacağım.

O kitapta hayırla yad edilmek isteyenler akıllı olsun..

YORUM EKLE