Ali Çavuş

Kurtuluş Savaşının tamamını cephelerde geçiren rahmetli dedem Mehmet ile Abisi Hüseyin, savaş sonrası, KocaAli’nin Karapelit köyüne gelip yerleşirler.

Yoksulluk diz boyudur.

Bir avuç mısırı olanlar, bizimkilerin Güdüne, Hemşinlilerin de Gotvan dedikleri şeylerle birlikte, kiloyu fazlalaştırmak uğruna, içine biraz da kabuklu fındık ekler ve değirmende un haline getirerek ekmek yaparlarmış.

Bu yüzden, millet kabız olur, analarından emdikleri süt, burunlarından gelirmiş.

İşte o dönemlerde, insanların birbirine yaptığı yardımlardan birkaçını anlatalım da bu milletin nasıl bir karaktere sahip olduğu, yeni nesil tarafından da iyice bilinsin!

Hüseyin dedemizin en büyük kızı, yani Naciye Halamız, Alandere Mahallesine gelin edilir..

Herkes gibi onlar da çok yoksuldur.

Bir gün halamız çıkagelir.

Ve kardeşinin bir çift öküzü ile öküz arabasını ağlaya sızlaya ister.

Henüz askerliğini yapmamış olan kardeşi de kıramaz onu ve arabayı öküzlerle birlikte ablasına teslim eder.

Ablası gidince, evlerinin önünde bir kütüğün üstüne oturur ve ‘Ben bundan sonra karnımı nasıl doyuracağım?’ Diye yüksek sesle ağlamaya başlar.

Bunu duyan Ali Çavuş Amcamızın hali vakti epey iyidir.

Gelir yanına ve niye ağladığını sorar.

Durumu öğrenince de: ‘Ağladığın şeye bak yeğenim, benim 2 çift öküzüm ve iki tane de öküz arabam var. Biri senindir, sıkma canını!’ diyerek öküzlerle, arabayı kendisine teslim eder.

İşin tafsilatını sonraya bırakarak, Rahmetli Ali Çavuş Amca’nın bir güzelliğini daha köşemize alalım.

Bir gün, yakın köylerin birinden, iki üç arkadaşı, Ali Amcamızı ziyarete gelir.

Ekonomik durumları hiç de iç açıcı değildir.

Ali Amcamızın 200’den fazla koyunu vardır.

40 tanesini borç olarak isterler.

Yağından- sütünden çoluk çocuğun karnını doyuracaklar ve belki de koyunların yününden de üstlerine başlarına bir şeyler öreceklerdir.

Ali Amca kırmaz onları.

40 tane koyunu verir ve yolcu eder.

Bir yıl sonra 20 tane kuzu ile çıkagelir adamlar.

Geri kalan 20’sini de bir dahaki sene vereceklerini söylerler ama Ali Amca kabul etmez.

‘Borcunuzu sonra ödersiniz, çoluk çocuğunuz sıkıntı çekmesin!’ diyerek hepsini geri gönderir…

Bütün bunları anlatanlar da o iyiliği görenlerin kendileridir.

Yani Ali Çavuş Amcanın çocukları ya da torunları değil.

Ali Çavuş Amcanın torunu Ali Sarıoğlu, şu an Karapelit Köyü’nün muhtarı.

Unutmazsak, bu vefalı ve fedakâr insanları sizlere anlatmaya devam edeceğiz.

Neden mi?

Geçmişine layık nesiller olabilmenin bir yolu da o günleri iyi idrak edebilmekten geçiyor.

Ya rabbi bu aziz milleti her türlü sıkıntıdan ırak eyle.

Açlıkla, yoksullukla, susuzlukla imtihan eyleme..

YORUM EKLE
YORUMLAR
Engin aydın
Engin aydın - 1 ay Önce

Abi güzel yazmışsın yeni nesil bilmeli atalar neler yaşadığını sende bunu güzel yazmışsın yüreğine sağlık

Fatih Korkmaz
Fatih Korkmaz - 1 ay Önce

Çoook zoooor günler mücadelelerinden dolayı büyüklerimize minnet ediyorum bu cennet vatanı bize bıraktılar Allah cc rahmet eylesin başımız sağolsun Ömer emecana saygılarımla....

Osman Mert
Osman Mert - 1 ay Önce

geçmişten günümüze taşımamız gereken hasletler.Ali amcamız dan Allah razı olsun inşAllah.