Ankara'da Oturmak Haramdır!

Geçen hafta “hükûmet, devletin kendisi değildir” şeklinde başlık atmıştık.
Hükûmet’i devlet sanan ahalinin, yapılan onlarca beceriksizliklere bu nedenle gereksiz tolerans gösterdiğini ve yine sahip olduğu “merhamet duyguları” ile gereken tepkiyi ortaya koymaktan imtina ettiğini anlatmıştık.
Sadece bu değil tabi!
Ahalinin önemli bir kısmı da az veya çok sahip olduğu çıkarlarını korumak için olana bitene göz yummakta ve hakikati bildiği halde söylenen beyanları sahiplenmekten kendini alamamaktadır. “Aslında yanlışlıklar varmış ama yapılan onca iyiliğin hatırına bu kadar da acımasız olmamak lazımmış!” Falan filan!
Yüce kitapta, belki de bu nedenle; “dosdoğru olmak” emredilir ve cehennemin en dip katının münafıklar için ayrıldığı açıkça belirtilir.
***
Türk Milleti soyutluktan hoşlanmaz. Belirsizlikten kaçar. Başı sıkıştığında kendisini kurtaracak somut birini arar. Lâzım geldiğinde “nerede bu devlet!” diyerek, devleti ayağına çağırır. Buraya kadar eyvallah!
Bizim anlayamadığımız; muhalefet etme görevini üstlenenlerin neden aynı mantıkla hareket ettikleridir. Koca koca adamların devleti görmek için bakanlar kurulunun oturduğu sıralara bakmalarıdır. İşler sarpa sardığında “benim de yapmam gereken işler var” demek yerine “nerede bu devlet” nidaları atmalarıdır.
Her gün insanlar ölüyor, ardı ardına şehit haberleri geliyor! Asker, polis, sivil, yerli, yabancı yüzlerce insan hain terör saldırılarında katlediliyor! Hükûmet edemedikleri için kendini devletin bir parçası olarak göremeyen muhalefet parti liderleri, kürsüden konuşmaktan öte bir icraatta bulunamıyor.
Neymiş? PKK, şehirlere silah depolamış. Çok söylemişler ama kimse dinlememiş. Geçmişte söyledikleri şimdi birer birer çıkıyormuş! Sizi tebrik ederiz! Kurdele de takalım ister misiniz?
***
Vatandaş mecburen gözünü hükûmete çevirmiş, başbakanın ağzından çıkan sözleri dinliyor, atacağı adımları gözlüyor, kendisine umut verecek, yeniden normale dönebilmesine yardım edecek kararları bekliyor.
Muhalefet ne yapıyor? Ayşe yengemin, Mehmet amcamın yaptığını… Gözlerini kısmış, kendince devlete bakıyor! Sanki teşkilatsız, organize olma kabiliyeti bitik, bilgi ve birikimden eksik, cesaretten yoksun gibi… Daha da önemlisi; hükümet kadar beceriksiz gibi…
Şimdi sorsak; “ne yapalım, görev onlarda, yetki onlarda, kaynak onlarda” diyeceklerdir.
Biz de şöyle cevap verelim isteriz:
“Ey muhalefet liderleri! Böylesine günlerde Ankara’da geçirdiğiniz her bir gün size haramdır! Felaketin ardından enkaz kaldırma çalışmaları başladığında Anadolu topraklarını karış karış gezmek yerine üzerinde oturarak beklediğiniz o koltuklarla birlikte atılacağınızı bilesiniz! ” Nereye mi?
Tarihin tozlu raflarına…

YORUM EKLE