Anneler Günü neden 'kutsal'?

Babalar gününde bu kadar drama dönmüyor farkında mısınız?

Bu kadar reklam kampanyası olmuyor, babalara methiyeler düzülmüyor, böylesine minnet, duyulmuyor. Bu coşku sadece annelik kavramına atfediliyor tuhaf biçimde. 

Anneler günü motivasyonunun böyle yüksek pompalanmasının her şeyden önce kapital düzen dahilindeki ticari kaygılardan daha sonra da kadınlığı bir kalıba sokma ve etiketleme çabasından geldiğini düşünüyorum. Hatta sizi kızdırmayı göze alarak söylemek isterim ki; anneliğin kutsal olduğunu da düşünmüyorum. Özel ve değerli bir bağ olduğu muhakkak ama benim kastettiğim babalık kavramına kıyasla annelik kavramına normalin üzerinde yüklenen bu anlamın bir yanılsamadan ibaret olduğu…

Kadının ergenliği sonrası evlenmesi bekleniyor, evlenince çocuk doğurması…Gebelik, doğum ve lohusalık gibi zor ve travmatik süreçleri bir robot gibi seri atlatması beklenirken kadın, normal doğum mu sezaryen mi gibi iğnelemelere muhatap edilip, sütünün gelip gelmediğini el aleme açıklamak zorunda bırakılıyor. Kadının bedeni, anneliği herkesin müdahale edebileceği bir saha olarak görülüyor. Sonrasında, çocuğuna iyi bakıp bakmadığı merak ediliyor, yalnız başına işlerin altından kalkamayıp mesleğinden vazgeçince “ne fedakâr anne” deniyor. Daha özverili, daha şefkatli olması pompalanıyor mütemadiyen. Dikkat ederseniz kadına ve annelik kavramlarına uygulanan bu baskı babaya hiç yapılmıyor, o yalnızca yumurta hücresinin döllenmesi hususunda aktif. Bu açıkça adaletsiz tablo kültürümüzde şöyle benimseniyor: Cennet anaların ayakları altındadır! Doğru. Bu kadar emeği, özveriyi baba gösterse, eminim cennet babanın da ayağı altında olur.

Çocuğun her ağlamasına koşa koşa anne gittiği için, karnının doyup doymamasını anne dert ettiği için, üzerine ince giydirirsem üşür diye anne korktuğu için, babalar ve çocuklar uyusun diye anneler geceleri uykusuz kaldığı için, yine sabahın köründe kalkıp çocuğuna anne kahvaltı hazırladığı için bu kadar kıymetli anne! O yorgun bedenler, o dertli zihinler kutsal, icraatları kutsal, sıfatları değil.

Kutsal olan koşulsuz sevgi çünkü. Kutsal olan yürekten verilen emek.

Bu kutsal değerleri, davranışları bir erkeğin de bir kadın kadar başarılı icra edebileceğine, babalık kavramının genetik bir katkıdan fazlasını içermesi gerektiğine inanıyorum. Çocuk yetiştirmenin tüm sorumluluğunu kadına bırakıp, annelik kavramını yüceltmek hiç adil değil.

Kadınların evlenip bir erkeğe eş olmasını, bir çocuğa anne olmasını “lüzumlu” görmek ve ancak bu şartlar altında “kutsal” etiketi vermek ciddi bir cinsiyetçilik bana göre. Bu şartlar altında şişirilen annelik kavramını, sorumluluktan ari babalık kavramının karşısında tüm kadınlara yapılmış bir haksızlık olarak görüyorum. 

Anne olamayan, anne olmayı tercih etmeyen her kadının her günü kutlu olsun. Benim doğrularıma göre, kalbinde birileri için sevgi büyüten, sevdiklerine koşulsuz emek vermiş, onlara ışık olmuş herkesin ayaklarının altında tüm mutlu sonlar…

Berna Sena Çatalbaş

YORUM EKLE
YORUMLAR
Sinan Ulusinan
Sinan Ulusinan - 6 ay Önce

Tüm medeniyetlerin KADINA bakışını özetlemişsiniz. Tebrik ederim. Her zaman söylerim. Büyük Önder ATATÜRK'ün KADINA verdiği değer daha doğrusu BİREY olma felsefesi sadece ülkemizde değil tüm dünyada ders kitaplarında okutulmalı. Tekrar tebrik ederim.

Berna
Berna @Sinan Ulusinan - 6 ay Önce

Yorumunuz icin tesekkur ederim. Umarım Atatürk’ün çağ üstü vizyonuna gelecek senelerde erişebiliriz halk olarak...

Birisi
Birisi - 6 ay Önce

Dikkatinizi çekeyeim Anneler günü islam dininde kutsal değildir. Dinimizde böyle birgün yoktur, müslümanların kutlamasıda caiz değildir,

Berna
Berna @Birisi - 6 ay Önce

Yorumunuz için çok teşekkür ederim.

Cansu Yazıcı
Cansu Yazıcı - 6 ay Önce

Düşüncelerinize harfiyen katılıyorum Berna Hanım. Annelik kutsal falan değil; büyük sorumluluk bitmeyen endişe...

Berna
Berna @Cansu Yazıcı - 6 ay Önce

Yorumunuz için çok teşekkürler...

Özge d.
Özge d. - 6 ay Önce

Bu güzel yazı için teşekkür ederiz. Kadınların toplum tarafından baskı altında tutulması niyetinin en büyük yardımcısı olarak görüyorum annelik kavramını. İş ve sosyal hayat tercihlerinde müdahaleye açık hale getirilen iyi ve kötü olarak rahatlıkla etiketlenen kadınların da zaman içerisinde kendilerini yalnızca annelikleri üzerinden tanımladıklarını üzülerek izliyorum. Bu düşüncelerin değişmesinin ise yine biz kadınların yetiştireceği eğitimli nesillere düşmesi ancak yıllardır bu alanda önemli bir değişiklik olmaması da düşündürücü bir paradoks.

Berna
Berna @Özge d. - 6 ay Önce

Yorumunuz için teşekkür ederim. Böyle okurlarımın olduğunu bilmek gurur verici...Sevgiler...