Antik-acı'lar ülkesi

Bir iktidar düşünün ki fakirlerinin ekonomik durumlarını düzelteceğine, onlara yardım ederek veya yardıma mahkum ederek kendi saltanatlarının devamını sağladılar.

Ülkede üretime değil, ithalata destek olan ekonomik  plan ve programlar yaptılar. Bu sayede ülke tüketen bir ülke oldu.

Ülkeyi kalkındırmak için sadece inşaat sektörüne destek verdiler. Bu destek ile zenginleşen yandaş iş adamlarına ülkenin şirketlerini aldırıp bir güç imparatorluğu kurdular.

Yapılan hatalar Ülkeyi darbe ile yüz yüze bıraktı. Darbe sonrası halk sokağa indi.  Günlerce sokakta protesto eylemleri yaptı.   Darbe atlatıldı.   Halkın sayesinde iktidarlarına devam ettiler.

Ancak fakir bırakılan kesimlere yapılan yardımlar, bu yardımları sürdürebilmek için sürekli para basılması  ve ithalatın coşması sebebi ile değer kaybeden ülke parası vatandaşında belini büktü. Alım gücü kalmayan halk artık inşaat sektörüne müşteri olamadı.

Durum böyle olunca, yarım kalan inşaatları bitirmek ve ülkenin ihracat kaleminden gelen paraları denetimden uzak bir şekilde istedikleri gibi kullanabilmek için bir fon kuruldu.  Başlarına kendi adamlarını koyudular. Buraya hazinenin parasını aktarıp,  buradan yandaşlarını zengin etmeye ve batan inşaatlarını kurtarmaya çalıştılar.

Ülkeyi talan ettiler.

Bunlarda yetmedi. Üst üste yapılan anayasa değişiklikleri ile ülkedeki denetleme ve güçler ayrılığını tamamen ortadan kaldırdılar. Son olarak yüksek yargıyıda kendilerine bağladılar, ele geçirdiler.

Siyasiler, gazeteciler, sivil toplum örgütleri dahil muhalefet eden kim varsa ya baskı ile susturdular ya da hapishanelere tıktılar.

Sürekli kendilerine dışarıdan bir düşman yarattılar. Genelde bu ABD oldu. Bu şekilde içeride taraftarlarını bir arada tuttular. Kötü gidişin sebebini dış güçlere bağladılar.

Yargısı olmayan,  adaletten yoksun, hukuk devleti kimliğini kaybetmiş, bir tek kişinin ağzına bakan bir memlekte yatırım gelmediğinden ülke daha kötü bir ekonomik buhrana sürüklendi.

Yapılması gereken kurumları eski güvenirliliğine kavuşturmak, özgürlükleri arttırmak ve üretime dayalı bir ekonomi kurmaktı. Ayrıca popülizmi bırakıp bütçede tasarrufa gidilmesi gerekiyordu.

Ancak bu tasarruflar güçsüzlük algısı yaratacağından ve fakir bırakılan kesime yardım yapılamıyacağından iktidarı koltuğundan eder düşüncesi ile hayata geçirilmedi.

Ülkede vaziyet şu şekildeydi. 

İktidar için iyi olan ülke  için kötü, ülke için iyi olan iktidar  için kötü olacaktı.

 Bir seçim yapılmalıydı.   Ülke mi?   İktidar mı?

İktidarda kalmayı  seçtiler...  Battı balık yan gider dediler. Aynen devam ettiler.

ve BATTILAR...

Geçmiş olsun VENEZUELA..

Geçmiş olsun Venezuela halkı..

İyiki Türkiye' de yaşıyoruz değil mi?

Çok şükür..

Neyse..

Ben size zengin ülkemin güzelliklerini anlatayım...

Gece saat 02:00

Karnım acıkmış..

Gidiyorum mutfağıma. Ülkemizin basiretli ve  yetenekli yöneticileri sayesinde tanıştığımız BUZDOLABI beni karşılıyor..

Açıyorum kapağını..  Pat!!   içinde ampul yanıyor.. Ülkem gibi aydınlanıyor buzdolabı. 

Gizli  reklam yerleştirme bu olsa gerek..  

Tabi okadar reklam yapma hakları olsun değil mi? Sonuçta onlar sayesinde kavuştuk bu imkanlara.  Elhamdülillah..

Biraz havyar alıyorum.. Kobe büfteği ile katık yapıyorum.. Üzerine  azıcık safran serpiyorum.

Bunada şükür.. Devlet büyüklerimiz sayesinde ülkemizin  refahı çok arttı.

Karınımda doyunca hemen  uyku basıyor..

 Rahatlıktan tabi..  Borç yok,  gelecek kaygısı yok.. Para kazanmak için çabaya bile gerek yok.. Para akıyor heryerden..

Tabi yöneticilerimizi eleştirdiğimiz yerler de var.

Zekat verecek kimse kalmadı memlekette. 

Dini vecibelerini yerine getiremiyor insanlar. Yardım edecek, destek olup  sevap kazanabileceğimiz kimse kalmadı. Böylede olmaz ama. Böyle devam ederse din düşmanı diye adınız çıkacak. Bu uyarımı da yapmış olayım.

Neyse..

 Uykum dağılsın diye telefonumu açıyorum.. Bakıyorum dünya çapında starlarımız sanatçılarımız karşımda..

Herbiri birbirinden değerli, paçalarından sanat akan, sanatçılığın bütün gerekliliklerini ve sorumluluklarını taşıyan ülkemin dik duruşlu sanatçıları..

Hepsi yerli hepsi milli..  

Basiretli yöneticilerimiz bizleri düşünmüş. Pandemi süresince moralimiz bozulur, efkarlanırız, böyle duygulara bedenimiz ve ruhumuz alışık değil diye konser tertip etmiş. Moral depolayalım, motivasyonumuz düşmesin istemişler.

Çok iyi etmişler.

 Üstüne bir de sanatçılarımız etmiş.

Ortaya mükemmel bir manzara çıkmış ama sadece 4 bin kişi izlemiş. Harcanan paranında         milyon TL'ler  olduğu iddia ediliyor.

Eğer doğru ise burdan da anlıyoruz ki biz gerçekten büyük devletiz.

O  ''iban istediler..  iban istediler..''  diye ortada gezenlere en güzel cevap budur. Buyurun işte.  Senden alınan para yine sana hizmette kullanılıyor.

Derken bir haber daha geliyor..

Milli değerimiz Hamza Yerlikaya Vakıfbank yönetim kurulu üyeliğine atanmış..

Ülke okadar zenginleşti ki, böyle makamların maaşlarını bile beğenmez olduk. Allah 'tan ülkemizi seven insanlar var. Fedakarlık yapıp alanı ilgisi olmasa da bu koltukları boş bırakmıyorlar. Bizi orada temsil ediyorlar.

Vatan aşkı millet sevgisi başka bir şey.

Herkes lüks içinde sefa sürerken bu insanlar üç dört yerde birden çalışmak zorunda kalıyor. Bu konuda da sayın yöneticilerimizi uyarıyorum. Bu insanlara bu kadar yüklenmeyin.

Ayrıca muhalefete buradan sesleniyorum..

Bu konuda Antika antika yorumlar yapmayın..

Hala anlıyamadınız mı?

Burası antikacı dükkanı değil.

ANTİK-ACI lar ülkesi... 

YORUM EKLE
YORUMLAR
Sinan Ulusinan
Sinan Ulusinan - 4 hafta Önce

Bir ülkenin gerçeği. Aynı Tibetistan'a benziyor. Zevkle okudum. Teşekkür...

Kenan kaçar
Kenan kaçar - 4 hafta Önce

Hiç yabancı gelmedi sanki benim bu memlekette son yıllarda yaşadıklarımı anlatıyor okuduklarım

akyazılı
akyazılı - 4 hafta Önce

boşa sallama kaçar yıllarca siyaset yaptı büyüklerin akyazıya bir hizmetinizi yazda alkışlayalım
bırak kurusıkı atmayı bu genç yaşında 10 tane parti değiştirdin nerden bişeyler kaparımın peşindesiniz

Akyazı’lı
Akyazı’lı @akyazılı - 4 hafta Önce

Akyazı’lı arkadaşım senin sindiremediğin mevzu Gökhan’ın başarısımı veya büyüklerinin yaptığı hizmetler mi..Gökhan ve ailesini yakinen tanıyan biri olarak söylüyorum kesinlikle şu bir gerçek sen farklı bir siyasi partidesindir vede sizin kendi partinizde olmasını istemişsindir Gökhan’ı oda ilk üyeliği olan iyi partiyi seçmiştir sende bunu hazmedememişsindir..akyazının dağ köylerine git Kenan kaçarın yaptıklarına bak,şehire in Gökhan’ın yaptıklarını sor soruştur..ondan sonra muhalefet olacaksan ol..bir laf var dinime söven müslüman olsa bari..!!