Aportta bekleyen siyasiler

Boksörler rakiplerinin hata yapmasını bekler. Hem kendini kollar hem de her an saldırıya hazırdır.

İktidar partisinde bir türlü istediği yerleri elde edemeyenler yeni siyasi oluşumları takip ediyor. Bu kişiler arasında çok değerli siyasetçiler de var. Peşin bir yargıda bulunmak istemem.

Ama bu kişiler ne Adalet ve Kalkınma Partisi’ne tavır alıyor ne de yeni kurulacak partileri takip etmekten geri duruyor.

Bir yanda Ahmet Davutoğlu’nun Gelecek Partisi diğer yanda Ali Babacan’ın DEVA’sı var. Bu iki partinin omurgasını da Adalet ve Kalkınma Partisi’nde siyaset yapmış isimler oluşturuyor.

Kulağımıza gelen söylentilere göre DEVA da Gelecek Partisi de Sakarya’daki pek çok isimle görüşüyor. Yakın zamanda il ve ilçe yönetimleri şekillendiğinde çok farklı isimlerin çok farklı yerlerde olduğunu görecek gibiyiz.

Hem Gelecek Partisi hem de DEVA belediye meclis halen görevde olan belediye meclis üyeleri ile de temas halinde.

Henüz Gelecek Partisi kurulmadan önce Ayhan Sefer Üstün, seçilen belediye başkanlarını Adalet ve Kalkınma Partisi eski Milletvekili sıfatı ile ziyaret etmiş ve bir nevi nabız yoklamıştı. Üstün’ün bu görüşmelerde ne konuştuğunu elbette bilmiyoruz. Bu görüşmeler basına kapalı yapıldı. Ancak Üstün’ün belediye başkanlarından bazılarına “Siz sivri çıkış yapmayın. Şimdilik yerinizi koruyun” dediği de kulağımıza geliyor.

Gelecek Partisi’nin kendini güçlü hissettiği anda görevde olan bazı belediye başkanlarına teklif götüreceği de konuşuluyor.

Ben hayatımın her alanında net olan insanları severim. Muğlak kişilerden genel olarak uzak durmayı tercih ederim.

“Sen bir yola çık da ben duruma göre kervana katılırım” mantığında hareket eden adamlar ne kaldıkları yere fayda sağlar ne de gidecekleri yerin değerini artırır.

Bu şekilde bir niyeti olan görevdeki yetkililer varsa kendilerini açık etmeleri gerekir.

Kapalı kapılar ardında, milletin kendilerine emanet ettiği makamları transfer edenler bana çok samimi gelmiyor.

Eğer bir insan partisini değişiyorsa makamını terk etmeli ve şahsiyeti ile yeni yerine gitmelidir. Evla olan tek nikahla toprak olmaktır. Ama fikir ve şartlar değişiklik gösterirse bu da anlaşılabilir.

Gene de ne olursa olsun aportta beklemek siyasette normal karşılansa da uzun vadede güvensizliğe neden oluyor.

Esnaf olmak önemli

Bir toplumun kalitesini aslında esnaf belirler. Esnafın kullandığı dil de takındığı üslup da o şehrin nasıl bir yer olduğunun göstergesi konumundadır.

Sakarya bu anlamda pek çok ili geride bırakmış durumda. Bunun ana nedeni de güçlü odalardır. Odalar sadece esnafı denetlemekle kalıyor aynı zamanda esnafın hakkını da koruyor. Bununla ilgili “Odalar ne iş yapar” başlıklı bir yazı yazmıştım. Yeniden o konuya girmeyeceğim.

Ama esnafın başka sorunları da var. En büyük sorun da günü kurtarma peşinde koşan ve asıl işi esnaflık olmayan işletme sahipleri.

Hep dile getirmişimdir. İnsanlar kendi hesabını yapamadığından değil başkalarının hesabını yapamadığından batar. Sepetteki bir çürük elma tüm elmaların zaman içinde çürümesine neden oluyor.

Esnaf Odaları bu noktada nasıl bir inisiyatif alabilir bilmiyorum. Ama piyasada güvenilmez bir işletmeci tüm esnafların maddi olarak zora girmesine neden olabiliyor.

Özellikle kriz sonrasında aniden parlayan esnaflar bütün piyasayı mahvedebiliyor. Bu noktada dikkatli olunması gerekiyor.

Krizin yükünü yerleşik esnaf çekerken sefasını cebinde parası ile krizin geçmesini bekleyenler sürmemeli.

HECATİ: Tene dokunmak kolay. Duygulara dokunan kalıcı olur…

YORUM EKLE