Aramızdaki fark

On gündür Kanada yollarındayım ama aklım hep Türkiye’de. 1500 kilometre yol gittik, onlarca köy kasaba gördük, binlerce ev, yüzlerce sokak. Şimdi niçin hep Türkiye’yi düşündüğümü anlatacağım sizlere.

Kanada tabiat olarak çok güzel bir ülke, Türkiye de. Kanada’nın yolları çok güzel, Türkiye’nin de. Ekonomik şartları her ne kadar çok daha iyi görünüyorsa da 2012 yılında asgari ücret Türkiye’nin sadece iki katıydı. Kiralarda öyle. Yani arada çok bir fark yok ekonomik ve tabiat olarak. Benim gördüklerimin büyük çoğunluğunun pek ekonomi ile de alakası yok bence daha derin bir farklılığımız var buradaki insanlardan.  

Önce evlerden başlayalım. Bizdeki gibi zenginlerin devasa evleri var, fakirlerin küçük. Fakat buradaki evlerin hepsinin önü temiz, boyası yapılmış, bahçelerinde güller çiçekler, çimleri kesilmiş oturma alanları, göze çok hoş gelen bir mimari ritim var. Adamın evi dağın başında, ormanın içinde, komşusu ayılar ama onun bir şehir merkezinde ki kadar manikürlü bahçeli evi var.

Sonra bizim köylerde, kasabalarda boyasız, bakımsız, her yanı çöp dolu birbirinden farklı mimarisi daha doğrusu mimarlık yoksunu yapılar geliyor gözümün önüne. Bahçeleri olmayan, rengarenk çiçeklerden yoksun, çimenin ne olduğundan bir haber yaşam alanları, evimiz diye içine girdiğimiz beton hapishaneler. Önceleri çok daha kötüydü, yalıtım bahanesi ile dış kaplamalar birçok ayıbımızı örttü. Bana ekonomik şartlardan bahsetmeyin. Boyanın litresi kaç para. Kahvehanede boş boş oturduğumuz zamanın onda birini evimizi güzelleştirmek için ayırsak hepimiz cennet bahçeleri olan bir sokakta yaşardık tıpkı buradakiler gibi.

Sonra sokaklara inelim. Tertemiz, düzenli, kaldırımda bir tek arabanın park etmediği sokaklara. Evler arasında boş bırakılan yerler ailenin arabalarına park yeri olmuş. Bitişik yapılan binaların altları park yeri. Misafir gelirse sokakta bol yer var onun park edebilmesi için.  Bizim sokaklarımız mı çok dar yoksa biz o kadar zenginiz ki park yerinden çok arabamız mı var?

Bu yabancılar ellerindeki çöpü niye yere atmazlar, onlarca sokak gezdim nerede bu insanların çöpü, nerede bu ülkenin magandaları, her sokağın başında 24 saat bir çöp nöbetçisi mi var?

Bizler niye elimizdeki çöpü güzelim memleketimizin sokaklarına atarız düşünmeden, bu sokaklardan geçmeyecek miyiz yeniden? Çocuklarımız oynamayacak mı buralarda, misafirimiz gelmeyecek mi bizi yattığımız yerden tanımak isteyen. “Aslan yattığı yerden belli olur” kimin atasıydı bu sözleri söyleyen?

100 kilometre hız sınırı olan bir otobanda 120 kilometre hızla bir arabayı geçiyordum, şoföre gözüm takıldı. Parmağıyla olmuyor diyordu bana burası 100 kilometre limitinde ve sen beni geçiyorsun 120 ile. Camı açıp parmak işareti yapmadım, utandım.

Burada her köşede bir polis yok inanın. Her insan bir polis burada. Kuralları çiğnediğinizde sizi kibarca uyaran. Dinlemezseniz plakanızı alıp sizi polise şikâyet eden. Postadan gelen cezaya itiraz hakkınız bile olmaz çoğu zaman. Çünkü hiç kimsenin sizin aleyhinize yalan söylemek gereği duyacağına inandıramazsınız hâkimi. Sizi hiç tanımayan biri niçin vaktini alıp, resminizi çekip, mektup yazarak yaptığınızı polise anlatsın ki.

Vatanseverlik konuşulduğunda damarlarımızda ki kan taşar, kabımıza sığmayız. Cepheye gidelim de birkaç kurşun sıkalım diye gönüllü askere yazılırız ama vatanı çöpten kurtarmak için eğilip bir boş şişeyi yerden alıp çöpe atmayız. Otobanda 160, 180, 200 kilometre hızla giden bir hainin resmini çekip polise ihbar etmeyiz. Hain diyorum çünkü o araba bir başka arabaya çarptığında benim bir vatandaşımı öldürecek, çarptığı arabalar yabancı malı, dövizle alınmış, o parayı kazanmak için çalışan binlerce çiftçimin alın teri çöpe gidecek.

Vatansever sadece asker üniforması giyince olunmaz, insan üniforması giyen her vatandaş vatansever olmalıdır.

Sağlıcakla kalın.

    

YORUM EKLE
YORUMLAR
Ahmet Nazif
Ahmet Nazif - 1 hafta Önce

Sallada iyi salla gel Türkiye'ye ozaman görelim seni buradaki sartlarmi iyi yoksa dış ulkedekimi burda asgari ücretle gecinde gorelimbos konuşuyorsun bos

Cihan Türkyılmaz
Cihan Türkyılmaz @Ahmet Nazif - 1 hafta Önce

Evet burada herkes haklı.
Asgari ücret Türkiye'de çok düşük. İlkokula giden çocuk da en düşük telefon 5 bin lira,
O yüzden çöpümü sokağa atıyorum.
Canada da asgari ücret ne kadarki?

Ekrem Karanik
Ekrem Karanik - 1 hafta Önce

Kesinlikle doğru tespitler ,
Google earth da 3 boyutlu Avrupa şehirlerini de incelemelerini tavsiye ederim . Özellikle belediye başkanları ve imar işlerinin :)

salih salih
salih salih - 1 hafta Önce

bir gecede kondu türkiye deki evler :)
haliyle çarpık çurpuk, kim istemez fotoğrafta gördüğümüz mahalle bizim mahallemiz olsaydı... bence bunun zenginlik ve ya fakirlik ile alakası yok! bu çarpık düzen bize atalarımızdan kaldı...
bizden de torunlarımıza miras.

Fikriye say
Fikriye say - 1 hafta Önce

Çok güzel anlatmış sınız çok beğendim

Suat Donat
Suat Donat - 1 hafta Önce

Ağzınıza ellerinize yüreğinize sağlık gerçekten şu canım ülkenin kanayan yarasıdır şu anlattıklarınız. İnşAllah bizim ülkemizde de şu Kanada'daki güzel şeyler yapılır. Sağlıcakla kalın.

Mehmet Tunca
Mehmet Tunca - 1 hafta Önce

Başkanım ÜLKEMİZİN, var olan çok GÜZEL sorununa (yarasına)dile getirmişsin.Teşekkürler.Emeyine SAĞLIK..SELAMLAR SAYGILAR..

Bülent Gülekli
Bülent Gülekli - 1 hafta Önce

Sevgili Turan kardeşim
Şehirlerin düzgünlüğü, parkların boşluğu konusunda kıyaslama için lütfen her iki ülkenin yüz ölçümü ve nüfusu (başka deyişle metre kare başına düşen insan sayısı) gibi iki faktörü de göz önünde tut

salih
salih - 1 hafta Önce

bir gecede kondu türkiye deki evler :)
haliyle çarpık çurpuk