Asgari Ücret Tespit Tiyatrosu

Takip edenler bilir; Türk-İş tarafından her ay yapılan ve sonuçları kamuoyuyla paylaşılan bir araştırma var.
Araştırma, çalışanların geçim koşullarını ortaya koymak ve temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat değişikliğinin aile bütçesine yansımalarını belirlemek amacıyla yapılıyor.
Sonuçlar da "açlık ve yoksulluk sınırı" düzeylerini gösteriyor.
Türk-İş, geçen gün kasım ayı araştırmasının sonuçlarını açıkladı.
Buna göre, dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcaması tutarı, yani açlık sınırı 1065 lira oldu.
Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer harcamaların toplam tutarı da, yani yoksulluk sınırı ise 3470 liraya ulaştı.
Yoksulluk sınırının 3470 lira, açlık sınırının 1065 lira olduğu bir ülkede, asgari ücret ise yalnızca ve yalnızca 891 lira olarak uygulanıyor!
Ve 2015 yılında asgari ücret için hükümetin uygun gördüğü artış oranı %3.
Eğer bu oran kabul edilirse, maaşta aylık artış sadece 27 lira olacak.
Günlük sadece 90 kuruşa tekabül edecek bu artık, modern köleliliğin devlet eliyle yasallaştırılmasından başka bir anlama gelmeyecektir.
Peki, bu nasıl bir oyun böyle?
Aslında yıllardır oynanan bir oyun bu…
Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından sahneleniyor.
İzleyenler de sanır ki asgari ücreti bu komisyonca belirleyecek.
Oysa hükümet her seferinde zaten asgari ücret için bir sonraki yılın bütçesinde öngördüğü rakamı açıklıyor.
Bu rakamla her planın, önerinin önünü zaten baştan kesmiş oluyor.
Velhasıl 2015 için de rakam aslında daha şimdiden belli.
Görülüyor ki, sermayenin hizmetkârı iktidarın açıkladığı rakam, asgari ücretli için günlük bir simit parasına bile yetmiyor.
İşin bir diğer ve asıl ilginç yanı da Asgari Ücret Tespit Komisyonunu oluşturan bileşenlerle ilgilidir.
Komisyonda tuhaf bir oran var.
Komisyonu oluşturan 15 üyenin 5’i işçi, 5’i işveren, 5’i de hükümet temsilcilerinden oluşuyor.
Dolayısıyla iktidar-sermaye ortaklığı baştan üstünlüğü ele geçirmiş durumda.
İşçileri temsil ettiği iddia edilen Türk-İş’in, kendi belirlediği açlık sınırını dahi komisyona kabul ettirebilecek bir halde olmayışı ise emekçilerin daha en baştan kaybedeceğini gösteriyor.
İşte bu tiyatro artık sona ermeli, bu zulüm perdesi kapanmalıdır.
Artık kabul edilmelidir ki, asgari ücret, insanın haysiyetine indirilmiş en ağır darbelerden biridir.
Bugünün dünyasının kölelik anlayışıdır ve terk edilmelidir.
Bu ülkede milyonlarca insanın, asgari ücret köleliğinde çalışıp, ailesini bu kölelik koşullarında hayatta tutmaya çalıştığı göz ardı edilmemelidir.
Ortadaki çelişki aşikar değil mi?
Bir yanda ülkenin yeni sahiplerince övünülen saraylar, yükselen gökdelenler varken, diğer yandan da giderek derinleşen bir kölelik uygulaması var!
Allah’ın verdiği nimetlerin adil bir şekilde bölüşülmesini engelleyen bu düzene karşı ses çıkarmamız gerekiyor.
Asgari Ücret Tespit Komisyonu gibi köleliği meşru göstermeye çalışan, rızaya dayalı bir işleyiş olduğu yanılsaması üreten bu oyun bozulmalıdır.
Hakça bölüşüm, âdil paylaşım ilkesi herkes için geçerli olmalıdır.
Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim ve önderimiz Hz. Muhammed insanları kölelik koşullarından özgürleştirmek için gelmiştir.
Saray siyasetlerine karşı dayanışmacı, paylaşıcı bir ahlakı toplumlara yerleştirmek için gelmiştir.
Yükselen saray siyasetlerinin, kapitalist sınıfların yaygınlaşan köleci anlayışlarının karşısına vahyin inşa edeceği adalet dünyasının mücadele çizgisinde saf tutmak “Ben Müslümanlardanım” diyenler için kaçınılmaz bir sorumluluk olmaktadır.
Unutmayalım ki, şüphesiz Allah, adaleti emreder; çirkin utanmazlıklardan, kötülük ve zorbalıklardan sakındırır. 

YORUM EKLE

banner22

banner21