Atatürk’ü Koruma Kanunu

Halkın Kurtuluşu adlı aşırı sol (?) bir parti (?), Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında 5816 Sayılı Kanun Kapsamında işlem yapılması için suç duyurusunda bulundu. Ancak dilekçedeki iddiaların 5816 ile ilgisi yok.

Anlaşılan o ki, 5816'nın tartışılması için güdümlü bir parti devreye sokulmuş. Atatürk'le ilgili derdi olmayan, web sitesinde Atatürk ismi ve fotoğrafı bulunmayan bir parti böyle bir davayı neden açar? Hem de mevcut hukuk sisteminde takipsizlik kararı verileceği kesin olmasına rağmen...

Anlaşılan o ki amaç 5816'yı tartıştırarak kaldırılması için ortam yaratmak... Nitekim öyle oldu, dinci troller sosyal medyada gündem oluşturmaktan gecikmediler. Cumhurbaşkanı hakkında açılan bu davayı (?) gerekçe göstererek; “5816 Kaldırılsın”, “Atatürk’ü koruma kanunu kaldırılsın” etiketleri oluşturulur.  Paylaşımların içeriği de ilginç; “Cumhurbaşkanını bile fikrinden yargılanmasına neden olacak kanun demokrasinin yüz karasıdır.”  “Düşünce özgürlüğünün önündeki engel Atatürk’ü Koruma Kanunu”, “Demokrasilerde kişiler kanunla korunmaz”… Öyle bir demokrasi havariliği ki insanın gözlerini yaşartıyor…

Kamuoyuna “Atatürk’ü Koruma Kanunu” olarak takdim edilen 5816 Sayılı Kanun’un asıl adı “Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun” dur. Demokrat Parti’nin iktidara gelmesinden sonra Ticaniler denen bir tarikat ülkenin her yerinde Atatürk heykellerine, anıtlarına saldırmaları, Atatürk’e söz ve yazıyla hakaret etmeye başlamaları üzerine Celal Bayar’ın talimatıyla yasa TBMM tarafından 25/7/1951 tarihinde kabul edilir. Kanun 5 maddedir ama suç teşkil eden fiil ve cezalar 1. Maddede belirtilmiştir. Diğer maddeler müşterek eylemler, tekerrür, yürürlük ve yürütmeye ilişkin hükümleri ihtiva ediyor. Yasanın özü olan 1. madde şöyle;

“Atatürk'ün hatırasına alenen hakaret eden veya söven kimse bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Atatürk’ü temsil eden heykel, büst ve âbideleri veyahut Atatürk’ün kabrini tahrip eden, kıran, bozan veya kirleten kimseye bir yıldan beş yıla kadar ağır hapis cezası verilir.

Yukardaki fıkralarda yazılı suçları işlemeye başkalarını teşvik eden kimse asıl fail gibi cezalandırılır.”

Türkçe okuma yazma bilen herkes anlayacaktır ki; söz konusu kanun Atatürk’ün eleştirilmesini cezalandırılmıyor. Cezalandırılan üç eylem var; heykel kırma, sövme yani küfür bir de alenen hakaret… Aleni olmayan hakaretler bile yasanın ceza kapsamı dışında… Bu yasa kalksın diyenler neyi amaçlıyor; Atatürk’e alenen hakaret edilmesini, küfredilmesini ve heykellerinin kırılmasını mı?

Pekiyi bu tür korumaya alınan yalnızca kurucu lider Atatürk mü?  Hayır! Yasalar Cumhurbaşkanına hakareti de, sıradan vatandaşa hakareti de cezalandırıyor.

Türk Ceza Kanunun 299. Maddesine göre

“(1) Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Suçun alenen işlenmesi hâlinde, verilecek ceza altıda biri oranında artırılır.

(3) Bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır.”

Türk Ceza Yasası’nın kişiye hakarete ilişkin 125. Maddesi de kişiye hakareti üç ay ile 2 yıl arasında cezalandırmaktadır.

Üstelik Atatürk’e hakarette “alenen” şartı varken, Cumhurbaşkanına hakaretin “alenen” yapılması da gerekmiyor. Türkiye Cumhuriyeti kurucusuna hakaretin cezasının üst sınırı üç yıldır. Sıradan vatandaşa yapılan hakaretin üst sınırı iki yıl, Cumhurbaşkanına yapılan hakaretin üst sınırı ise dört yıldır.

Yani 5816 Sayılı Kanunun fikir özgürlüğünü, eleştirme hakkını engellediği iddiası tamamıyla bir safsatadır. Uzun yıllardır yapılan kara propaganda ile “Atatürk’ün yasa ile korunduğu”, “Atatürk’ün eleştirilmesinin bile mümkün olmadığı” algısı yaratılmaya çalışılmaktadır. Üstelik yasa metni Cumhuriyet Savcıları’nın doğrudan kovuşturmaya başlamasını emretmesine karşılık, son yıllarda bir iki heykel kırma olayı dışında, 5816 gereği yapılan kovuşturmaların tamamına yakının şikâyet üzerine gerçekleşmesine ve bu kanundan hüküm giyenlerin sayısının çok az olmasına rağmen…

Pekiyi adı “Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun” Atatürk’ü eleştirme özgürlüğünü kaldırmıyorsa, malum tayfa neden “5816 kaldırılsın” diye yırtınır?

“Ne Mutlu Türküm Diyene” yazıları niye kaldırılsın dedilerse,                                        

Andımız’ı neden kaldırıldılarsa,

Türkçe dışında başka dillerin resmi dil olarak kabul edilmesini neden zaman zaman gündeme taşıyorlarsa,

Mustafa Muğlalı adını askeri kışlalardan neden kaldırıldıysa,
Atatürk adını taşıyan mekânların isimlerini neden değiştirdilerse,

Neden millet yerine ümmet diyorlarsa,

Neden “milletimiz” derken o milletin adını telaffuz edemiyorlarsa,

Federasyon, özerklik lafları neden sık sık dillendiriliyorsa,

Neden hilafet diye yırtınıyorlarsa,

Neden “Türkiye” adı değişsin diyorlarsa…

Birisinin hedefinde Atatürk varsa biliniz ki ki asıl hedef Türk Milletini yok etmektir…

Atatürk’e düşmanlık Türk’e düşmanlıktır…
 

YORUM EKLE
YORUMLAR
Mahmut Esen
Mahmut Esen - 2 ay Önce

yüregine sağlık,kalemin aşınmasın

Atanur Yılmaz
Atanur Yılmaz - 2 ay Önce

Başkanım yüreğinize sağlık, kaleminizin mürekkebi hiç bitmesin...

Bekir Ziver Kösemetin
Bekir Ziver Kösemetin - 2 ay Önce

Kaleminize sağlık

Zekeriya Aslan
Zekeriya Aslan - 2 ay Önce

Hedefin ne olduğunu gayet güzel anlatmışsınız.uyanık olmalıyız, bilinçli olmalıyız, Türkiye Cumhuriyeti düşmanlarına fırsat vermemeliyiz.kaleminize sağlık, çok güzel ve bilgilendirici bir yazı olmuş.

Hikmet Nazlı
Hikmet Nazlı - 2 ay Önce

Kalemine yüreğine sağlık teşekkürler kardeşim

Musa can
Musa can - 2 ay Önce

Amac belli Baskanim üzum yemek degil bağcıyı dövmek Ataturk'e rahatca kinlerini kusmak

Mehmet DENİZ
Mehmet DENİZ - 2 ay Önce

Yuregine sağlık. Körlerin, sağırların ve de .........nin anlaması temennisi ile.

Rk38
Rk38 - 2 ay Önce

Kalemine Sağlık.