Avni Akyol'un ardından...

21 Temmuz 1977- 05 Ocak 1978 tarihleri arasında Kültür Bakanı, 30 Mart 1989- 20 Kasım 1991 tarihleri arasında ise Milli Eğitim Bakanı idi..

Avni Akyol, 1931 yılında Düzce’de doğdu.

1952 yılında Bolu Öğretmen Okulundan mezun oldu.

İlk görev yeri Rize Merkezindeki Dağsu ilkokuludur.

Ardından askerlik hizmeti ve daha sonra ver elini Adapazarı..

31 Ekim 1955 tarihinde bizim Sapanca Kırkpınar’da yaptığı görevinin ardından, 13 Ağustos 1956 tarihinde Hendek Cumhuriyet İlk Okulu Müdürlüğü ve Maarif Memurluğunun ardından 24 Mart 1960’ta Kars İlköğretim Müfettişliği görevine başladı. Bize yabancı değil yani..

1962’de Zonguldak Halk Eğitim başkanlığına getirildi.

Bu görevde 2 yıl çalıştıktan sonra Halk Eğitim Genel Müdürlüğünde Şube Müdürü oldu.

Bu arada Gazi Eğitim Enstitüsü Pedagoji bölümünden mezun oldu.

Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi’nden Eğitim Planlaması Yüksek Lisans Diploması (Mastır) aldı.

ABD’deki bir Üniversite’den kendisine Fahri Doktora Unvanı verildi.

Avni Akyol’un biri kız ikisi erkek olmak üzere 3 çocuğu vardı.

Oğullarını kaybetmek gibi büyük bir acı yaşadı.

Oğlu Ümit’in adına memleketi Düzce’de Avni Akyol Ümit Kültür ve Eğitim Vakfını kurdu.

Akyol, üst düzey birçok görevden sonra 1977 yılında politikaya atıldı.

Süleyman Demirel Hükümetinde Kültür Bakanlığı görevini, Turgut Özal, Yıldırım Akbulut ve Mesut Yılmaz Hükümetlerinde ise Milli Eğitim Bakanlığı görevini üstlendi.

20 civarında kitabı ve 30’un üzerinde Vakıf ve Dernek Başkanlığı yapan Avni Akyol, 30 Eylül 1999 tarihinde vefat etti.

Rahmetli Avni Akyol ile 1991 yılının başlarında tanıştık.

O zaman Milli Eğitim Bakanı idi.

Akçakoca’da bir ilkokulun açılışı vardı.

Ben de, şimdi Genel Yayın Yönetmeni olduğum Akçakoca Sahil Gazetesini yönetiyordum.

Sayın bakanla yıldızlarımız iyi uyuşmuştu.

Kendisine Şiir Kitaplarımdan birini hediye ettim.

Çok memnun oldu.

Akçakoca’da program yaptığım bir Radyoya davet etsem, gelip gelemeyeceğini sorduğumda, memnuniyetle geleceğini söyledi.

Ve geldi de..

Canlı bir yayına aldım kendisini..

İsteyen herkesin telefon açabileceği bir program yapıyordum.

Gelen telefonlar nedeniyle ortam epey gerginleşince şöyle bir şey söyledi: “Bizler mecliste herkesle iyi bir diyalog ve dostluk içerisindeyiz. Sizler burada kırıcı ifadelerle birbirinize hakaret ediyorsunuz.. Yapmayın!”

Bir soru ile sözlerime son veriyorum;

Şimdi öyle mi?

NOT: Hürmüz ve Mustafa Yiğit’in kızı ELİF ile Melahat ve Mustafa Emecan’ın oğlu RECAİ yeğenimin 20 Ekim 2019 Pazar günü düğünleri var.

Kendilerini tebrik ediyor, iki cihan saadetleri diliyorum. (Ö.E.)

YORUM EKLE

banner7

banner6