Ayasofya ve 15 Temmuz

Önce AYASOFYA’ya EGEMENLİK diyen arkadaşlarıma bir tavsiyem olacak. O EGEMENLİĞİ Süleyman Şah Türbesi’nin taşınmak zorunda kalındığı VATAN TOPRAĞINDA arasınlar.

Sadece bir gece ansızın terk etmek zorunda kaldığımız vatan toprağı mı egemenliğin aranacağı yer? Mavi Marmara’yı, Musul Konsolosluğumuzu, son 15 yılda Yunanlıların yerleşip silahlandığı Ege adalarını da unutmamak lazım. Hele hele Kofi Annan planı ile KIBRIS ve DOĞU AKDENİZDE egemenliğimize vurulmak istenen darbe çalışmalarını da özellikle hatırlatmak isterim.

Neyse biz AYASOFYA’yı yazalım.

Bakmayın siz Ayasofya ibadete açıldı diye polemik yapanlara. Ayasofya zaten günümüzde de ibadete açıktı. Yıllar önce bir İstanbul seyahatimde hem namaz kıldım hem de müze olarak ziyaret ettim. Bugünde hala namaz kılınabilinmektedir.

Danıştay kararına gelince;

1930’lı yılların başında birçok devletin bir araya gelerek cami, kilise, sinagog gibi dini, kültürel ve doğal tarihi yapıların müze olarak koruma ve kollama kapsamına alınıp tüm dünya milletlerinin ziyaretine açılması ortak kararı sonucu; 916 yıl Kilise, 482 yıl da Osmanlı Padişahları ve Hanedanın üyeleri tarafından Cami olarak kullanılan AYASOFYA, 1934’de ülkenin kurucusunun da imzasının bulunduğu Bakanlar Kurulu Kararı ile MÜZE yapıldı.

DANIŞTAY 10. DAİRESİ işte taa 1934’de alınan bu BAKANLAR KURULU KARARINI iptal etti.

Eğer; Bakanlar Kurulu Kararlarında veya Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde ZAMAN AŞIMI VARSA Danıştay 10. Daire üyeleri ANAYASAYA göre suç işlemiş olmaz mı? Bir gün hepsi yargı önüne çıkmaz mı?

Eğer; Bakanlar Kurulu Kararlarında veya Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde ZAMAN AŞIMI YOKSA o zaman yaşadık. Hatta emsal olabilecek bu kararı aldıkları için Danıştay 10. Dairesi üyelerine teşekkür bile ederim. Özelliklede SİYASİ İRADENİN bir kararname ile almaya cesaret edemedikleri bu kararı aldıkları içinde kendilerini ayrıca kutlarım.

Neden emsal karar dedik? Neden sevindik?

Bazı yolları halkın trafiğine kapatılan ve camisine vatandaşın izinsiz giremediği KÜLLİYEDEN tutun da parası olmayan GARİP GURABANIN kullanamadığı paralı yollar, köprüler, hastaneler kısacası paralı olan tüm yerler zamanı geldiğinde SADE VATANDAŞA AÇIK ve BEDAVA olacak demektir. Hatta geriye dönük hak taleplerinde de bulunabilmemiz mümkün olabilecek. Şahsen ben sağlık ve paralı yollar konusunda ödediğim tüm paraları geriye dönük talep edeceğim. Sizlere de tavsiye ederim.

Ayasofya ne zaman ibadete açılacak diye soran VATANDAŞA siz önce Sultan Ahmet’i doldurun diyenler ve özellikle de bir KARARNAME ile Ayasofya’yı ibadete açma imkanları varken açamayanlar iki üç gündür Ayasofya’yı ibadete açtık diye algı yapıyorlar.   Zannedersiniz ki kendileri DANIŞTAY ÜYELERİ. O kararı da kendileri aldı. Geçecekler bu işleri.

Ayasofya, Kilise mi yoksa cami mi soruları ile seçim yatırımı yaparlarken aklıma geldi.

Kardeş AZERBAYCAN’a rağmen bir takım tavsiyeler üzerine Ermenistan açılımı yapanların özel yasalar çıkararak bizim vergilerimizden toplanan paralarla onarıp açtıkları AKDAMAR ORTODOKS KİLİSESİ veya oradaki EGEMENLİK HAKKI ne olacak?

Neyse… Bir başka yazımızda Egemenlik hakkının ne olup olmadığını daha detaylı ve hatta örnekleri ile yazarız. Şimdi gelelim 15 Temmuz’a.

15 TEMMUZ…

 

15 Temmuz darbe girişimini daha iyi anlayabilmek için önceki darbelere ve özelliklede son darbe girişimi 20 Nisan’a bir bakmak lazım.

Önce son darbe girişiminde yani 20 Nisan 2019’da ne olmuştu ona bir bakalım?

Yaklaşık 2 milyon İstanbullu ile seçim sonucunun kutlamalarının yapıldığı gün ve saatte bu ülkenin 14 milyon seçmeninden oy almış ana muhalefet partisi lideri KEMAL KILIÇDAROĞLU’na saldırıp öldürmeye kalkmışlardı.

Kılıçdaroğlu ve yanında bulunan heyete yapılan saldırı ve korunmak amacı ile sığındığı evin tıpkı MADIMAK olayında olduğu gibi yakılmak istenmesi bana göre sadece MUHALEFET TEMSİLCİLERİNE yapılan bir linç girişimi değil aynı zamanda TÜRK MİLLETİNİ birbirine düşürüp İÇ SAVAŞ çıkarmak için yapılmış bir DARBE GİRİŞİMİDİR.

Başta 1960 ve 1980 darbeleri olmak üzere tüm muhtıra ve post modern darbelerde olduğu gibi hem 15 TEMMUZ hem de 20 NİSAN darbe girişimlerinin arkasında ki devlet ABD’dir. CIA ajanları ve onun ülkemizde kullandıkları hainlerin yaptıkları tüm bu darbe ve darbe girişimlerinin tek amacı milletimizi birbirine düşürüp ülkemizi bölmektir.

O yüzden ABD’nin kullanıp Pensilvanya’da korumaya aldığı CIA ajanı FETHULLAH GÜLEN ve ona Hoca Efendi, İslam’ın Önderi, Nurlu Adam diye övgüler dizip her istediğini yapanlara çok iyi bakmak lazım. Dünyanın birçok ülkesine dağılmış bu hainleri iyi tanımak lazım.

15 Temmuz darbe girişiminde 259 vatandaşımızı kaybettik. Binlerce yaralımız vardı. Ölenlere rahmet diliyorum. Ateş düştüğü yeri yakar derler. Yakınlarına da sabır dilerim.

Bana hiç kimse bir takım görsellerle bir şeyler anlatmaya kalkmasın. Eğer 15 Temmuz’u anlatmak isteyen varsa önce 15 Temmuz 2016 gününün Genel Kurmay, Atatürk Havaalanı, Esenboğa Havaalanı ve Akıncılar Üssü başta olmak üzere birçok yerin KAMERA GÖRÜNTÜLERİNİ yayınlasın.

Kılıçdaroğlu’nun 5 saniyelik görüntüsü kesilip biçilip yayınlanıyor da 15 Temmuz gününün Genel Kurmay, Atatürk Havaalanı, Esenboğa Havaalanı ve Akıncılar Üssü başta olmak üzere birçok yerin kamera görüntüleri neden yayınlanmıyor?

Sahi 15 Temmuz’un kamera kayıtları nerede?

15 Temmuz’un kilit isimlerinden biri idi RAHİP BRONSON. O zaman sormak lazım. Can bedenden çıkmayınca Rahip Bronson verilmeyecek denmişti. Rahip Bronson’ı neden verdik? Madem Rahip Bronson’u verdik. Rahip Gülen neden alınmıyor?

Ne diyordu üstat Mahir Kaynak?

Bir olayı çözmek istiyorsan ya büyük çerçeveye bakacaksın ya da…

Sinan Ulusinan

13.07.2020

YORUM EKLE