Balıklardan daha balık hafızalıyız

Balık hafızalı deyip birbirimizin hafızasını eleştirirken hafızamızı güçlendirmek için balık yağı yiyoruz. Balıkların hafızasının bilmem kaç saniye olduğu yönünde tespitler yapıp, daha kısa sürede başımızdan geçen olayları unutuyoruz.

1999 senesinde 17 Ağustos Depremi’ni yaşadık. Depremin üstünden bir iki ay geçmişti. Unutmaya başlamıştık ki Yüce Yaradan 12 Kasım’da bir kez daha hatırlattı. Aradan yıllar geçti.

Ev alacağımız yerin zeminini değil de manzarasını önemsemeye devam ettik.

Sakarya’da yıllar önce havai fişek fabrikasında patlama oldu. Unutulduğu için yakın geçmişte bir patlama daha oldu. O patlamada önlem alınmadığı için temizlik yapıldığı sırada bir patlama daha oldu.

Pek çok örnek sıralanabilir geçmişten ibret almadığımızla alakalı olarak. Önceki gün Latif Doğan konser vermiş de herkes el ele halay, horon oynamış. Koronavirüs unutulmuş.

‘Tarih tekerrürden ibarettir’ sözü bizim kültürümüze özgüdür. İbret alınsa tekerrür eder miydi diye sorduğumuz ve sonrasında ibret aldığımız gün kaderimiz değişecek. Şimdilik böyle idare edin.

Tünelin ucunda ışık göründü

Sakaryaspor’da ertelenen kongre sonrasında yeni temaslar başladı. Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce, her zaman olduğu gibi “Kimse yoksa ben varım” demiş oldu. Yüce işi gücü bırakıp Sakaryaspor’u gündem yaptı.

Yüce’nin iyi görüştüğü iki isim var. Bunlardan biri Halit Evin diğeri Cevat Ekşi. Bu iki isim de “Sakarya” ve “Sakaryaspor” deyince elini taşın altına koyan bir yapıda. Bugüne kadar bu şekilde oldu yani. Bundan sonrası için de bir şeyin değişeceğini düşünmüyorum.

Ekrem Yüce’nin desteği olduktan sonra da takım için pek çok sorun aşılmış olur.

Taraftarlar ile siyasiler arasındaki kırgınlığın da son bulması durumunda tünelin ucundaki ışığa doğru ilerlemek mümkün olacaktır.

“Her felaketten bir kahraman doğar” derler. Umarız bu Sakaryaspor’un yaşadığı son felaket olur ve umarız bu felaketten gerçek bir kahraman çıkar.

Denetlerim ha

Devlet vatandaşına tuzak kurmaz. Radar uygulamaları yapılacağı bunun için yol kenarlarında yazar. Birkaç gündür İçişleri Bakanlığı vatandaşı geniş kapsamlı denetim yapılacağı konusunda uyarıyor. Bir nevi “Denetlerim ha” diyor.

Koronavirüsün yayılmaması için denetim yapılmasına ne gerek var! Adamın kendini kollayabiliyor olması gerekiyor.

Denetimlerin zaten sürekli olacağı da söylendi. Vatandaşa ayrıca uyarıda bulunmak aslında “Canınızı yakmak ve size para cezası ödetmek istemiyoruz. Siz de tedbirli olun azıcık” demek oluyor.

Bazı vatandaşlar bunu “Devlet bizi tehdit mi ediyor” diye algılıyor ama. Konu aslında benim dediğim gibi…

Siz de bizle gurur duyuyor musunuz

Sakarya’da bürokratlık yapan biri daha sonraki görevinde bir yere geldiğinde yerel basın, “Sakarya’da görev yapmıştı” başlığı ile haberi veriyor. Ya da Sakarya doğumlu biri bir makama geldiğinde hepimiz “Sakaryalı” diye gururlanıyoruz.

Son olarak CHP Kadın Kolları Başkanı Aylin Nazlıaka oldu. Haber elbette yerel basında “Sakaryalı Başkan” olarak görüldü.

Biz yine gururlandık yani.

Umarız bir yerlere gelen Sakaryalılar da Sakarya’yı unutmazlar…

HECATİ: Kafa yordukça kafa da yoruyor arkadaş...

YORUM EKLE