Bankanız kankanızsa sırtınız yere gelmez

Dünkü gazetemizin manşetinde enteresan bir konu vardı. Haberin yayınlanmasının ardından bize ulaşanlar farklı detaylardan da bahsetti.

Haberin haklılığını destekleyen pek çok bilgi edindik. Bunlar aslında bilgiden çok sitem ifade eden şeylerdi.

İddiaya göre Kredi Garanti Fonu’ndan Sakarya’ya ayrılan payın taliplisi fazla olmuş. Farazi söyleyelim. Sakarya’ya 30 milyon yollanacaktı. Bunun için 200 civarında firma başvurdu. Bu başvuru yapanlar arasında bir firma tek başına 20 milyon talep ediyor. Zaten toplamda ilk 20 firma bu paranın tamamını alacak gibi. Geriye kalan 180 başvuru ret cevabı alacak.

Kabul ya da redde karar verilme süreci enteresan. Siz daha önce o banka ile çalışmamışsınız. Kaba tabirle banka ile merhabanız yok. Şimdi zor günler gelmiş siz bankadan para istiyorsunuz. O da “Ben tanıdıklara veririm” deme peşinde. Ama konu aslında şu ki, bu normal zamanlarda verilen kredi gibi kredi değil. Yani bunu devlet garanti ediyor. O zaman para bankaya yük değil.

Ama yine de banka ile kanka olanlar ya da daha doğrusu banka müdürleri ile samimi ilişki kuranlar avantaj sağlamış oluyor.

Bir başka detay kredi kullanacak kişileri zora sokan borçlar var.

Mesela adam SGK’yı ödeyemediği için kredi kullanmak istiyor. Ama adamdan “SGK’dan borcu yoktur” kağıdı getirmesi isteneceği iddiası var.

Ya da vergi dairesinden.

Yani paraya ihtiyacınız olmadığını ispat ettiğinizde size para vermek istiyor bankalar. Borcum yoksa ödeme güçlüğüm de yoksa niye kredi alayım? Bu dönemde yeni yatırıma giremediğime göre mevcut durumu koruma peşindeyim.

Bu detayların gözden ve hatta elden geçirilmesi gerekir. Devlete en az yük olacak şekilde ama en adaletli şekilde kurallar işletilmeli ve kredi de amacına uygun dağıtılmalıdır.

Olay bu kadar basit.

Af mı infaz yasası değişikliği mi?

Aslında soru bu kadar basit. Kamuoyunda af olarak nitelendirilse de infaz yasasında köklü bir değişikliğe gidildi.

Basit bir açıklama ile infaz yasası kapsamına alınan suçların yatar süresi değişti. Önceden adam öldüren kişi cezasının üçte ikisini yatıyordu. Yattığı sürenin son bir yılını da denetimli serbestlikten istifade ederek geçiriyordu. Şimdi ne oldu? Şimdi yatar 3’te 2 değil ½ oldu. Yani size dokuz yıl ceza verildi. Önceden olsaydı 5 yıl yatacaktınız. Son bir yılı da imza atarak geçirecektiniz. Bu şekilde infazınız gerçekleşmiş olacaktı.

Şimdi ise yine 9 yıl alırsanız bunun dört buçuk yılını yatmayacaksınız. Yatacağınız 4 buçuk yılın da yüzde yirmisini yani yaklaşık bir yılını denetimli serbestlikten istifade ederek geçireceksiniz.

Hesap bu kadar basit. Afla bu konuyu ayıran nokta ise infaz yasasının bundan sonra da bu şekilde olması. Sadece geçmişi değil geleceği de ilgilendiren bir değişiklik bu.

Eyleme katılmamış ne demek

İnfaz yasasındaki düzenleme sonrasında kapsamın genişletilmesi ve romantik teröristlere yol açılması da gündemde.

Son derece akla uygun gelen cümlelerde “Terör örgütü tarafından düzenlenen hiçbir silahlı eyleme katılmamış” kişilerin de infaz yasasından yararlanması isteniyor.

Peki kim bu kişiler?

Az arka planını araştırmak lazım değil mi? Arada bir sormak da lazım sanki!

Satırları herkes okuyor da satır arasına bakmak lazım sanki…

HECATİ: Deprem korkusundan eve giremiyorduk. Korona korkusundan evden çıkamıyoruz. Çadırda kalmak en iyisi galiba.

YORUM EKLE