Bardağın hangi tarafı

Koronavirüs ile ilgili sayılar her akşam Sağlık Bakanı tarafından açıklanıyor. Önceki gün sayısal anlamda ciddi bir düşüş vardı.

Farklı kanallardaki uzmanlar ve kendini uzman sananlar bu durumu kendilerince yorumladı. İşimiz gereği pek çoğunu takip etmek durumundayız.

Kimileri “Sayılar düştü yaşasın hükümet” falan deyip işi siyasi boyuta çekmeye çalışıyor. Bu bardağın bir tarafı.

Diğer tarafında bir haber spikeri (anchorman- enkırmen) “Sayılar düştü ama test yaptıranlardan pozitif çıkanların oranı yüzde 10 civarında. Bu duruma da dikkat edilmeli” deyip işin kendi gördüğü boyutunu yansıtıyordu.

Her konunun siyasete alet edilmesi ve toplumun ayrıştırılması gerçekten üzüntü veriyor.

Hastalanan ya da ölen kişilerin sayısal olarak ifade edilmesi ve “Bugün az kişi ölmüş” sevinci zaten yeterince rencide edici. Hayatlar sona eriyor ve biz evimizde “Bugün de ölen biz değiliz” diye şükrediyoruz. Ölenlerin, hayatı sona erenlerin yani, sadece sayısal değerlerine bakıyoruz. Bu kişilerin işleri, hayatları, geride kalanları hatta cenazeleri bile umurumuzda değil.

Siz bardağın boş tarafından, dolu tarafından, iktidar tarafından, muhalefet tarafından falan bakıyorsunuz.

Oysa olayın insani tarafı da var.

Sayı diye baktıklarınız hayat…

İnsanlar sevdiklerinin cenazelerine katılamıyor. Evlat babasının yüzünü son kez göremiyor.

Bu açılardan da baktığınızda sizinle iletişim kurabiliriz belki.

Şimdilik sayılara sevinmeye ya da sayılara üzülmeye en azından sayılarla yorum yapmaya devam edin siz…

Proje üretmenin tam zamanı

İçinde bulunduğumuz zaman dilimini yasaklar silsilesi değil de fırsatlar için ayrılmış zaman olarak da değerlendirmek mümkün aslında. Esnek çalışma sistemi aslında insanlara kendilerine ve ailelerine zaman ayırma fırsatı da veriyor.

İnsan psikolojisi mecbur bırakıldığı şeylerin tamamını ceza olarak algılayabiliyor. En sevdiğiniz yemeği yemeye mecbur olduğunuzda yemeğe karşı olan isteğiniz azalıyor.

Sürekli tatil ihtiyacı olan ve “Şöyle bir ayaklarımı uzatmaya ihtiyacım var” diyen insanlar şimdi işe gidemediği için mutsuz.

Ya da “Zamanım olsa ne projeler üretirim” diyen kişiler… Alın işte zamanınız var. Bu zamanın da sonuna geliyoruz muhtemelen. Çünkü işler yavaş yavaş düzelmeye başladı. Kısa bir süre sonra bu normal hayatımıza dönecek gibiyiz.

Hem devlet kurumları için hem de özel sektördekiler için hatta kendi işi ile ilgilenenler için bile yeni projeler üretmek için en uygun dönemdeyiz.

“Yayı ne kadar gererseniz, ok o kadar uzağa gider” derler. Önemli olan uzağa gitmesi değil hedefe gitmesi ise bu zaman diliminde evde geçen süreyi projelere ayırmak en hayırlısı olacak gibi.

Bu bulmacayı denemelisiniz

Yenihaber’in internet sitesi ilin en iyi haber veren sitesi olma konumunda iddialı bir noktada. Sırf bu alanda çalışan ekip arkadaşlarımız haber yayınlamanın dışında pek çok yeniliği de Yenihaber okurları ile buluşturuyor.

Hem en hızlı haberi verip hem de okurların ilgisini çekmek çok da kolay bir iş değil. Arkadaşlarımızın gerçekleştirdiği son yenilik Ramazan’da bulmaca keyfinden mahrum kalmak istemeyenlere hitap ediyor.

Günün bulmacası internet sitesinde yayınlanıyor. Ekrandan doldurmanız mümkün. İşin daha güzel tarafı cevabını bilemediğiniz soru için harf ip ucu veriliyor. Gene işin içinden çıkamazsanız kelime de ipucu da kullanabiliyorsunuz. “Ben çok sıkıldım” derseniz bulmacanın çözülmüş halini görmeniz de mümkün. Hatta sonrasında tahtayı temizleyip yeniden çözme imkanınız da var.

Ben ne olursa olsun bu sayfayı bir ziyaret edin derim.

HECATİ: Hastaneye gittim. O kadar kalabalıktı ki bir türlü bana sıra gelmedi. Ben de yüksek sesle “Doktor bey, ben Çin'den yeni geldim çok hastayım” dedim. İlk beni aldılar, özel ilgiler odalar falan, her şey temiz çıktı. Gayet iyiyim, evde dinleniyorum. Bitmezdi ki o sıra.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Enver Albayrak
Enver Albayrak - 7 ay Önce

Sevgili MÜNİR ALİ.AKP İyi veya kötü (yüzde doksanı kötü) hangi icraatından nemalanmaya çalışmadı ki. Bu arada ilerde hastaneye gidince ben de”Çin’den geldim” diye bağıracağım.