Başörtülü biri seçilmiş

Cumhuriyet Halk Partisi Parti Meclisi’ne tarihinde ilk defa başörtülü bir kadın seçilmiş. Sayın basınımız bu konuyu haberleştirmiş.

Hatta bazı internet siteleri haberi son dakika olarak duyurmuş.

“İlk defa saçlarını yeşile boyayan biri parti meclisine girdi” diye haber olması kadar mühim bir konu bence.

İnsanların kıyafetinin siyasete alet edilmesinin modası geçti. Seçim zamanlarında bu tip mesajlar veriliyor. Aslında bu şekildeki mesajlar alt mesaj olarak verilmeli. Ama bizde insanlar net mesajları bile okumuyor. Yazının başlığından ve resminden gündemi takip eden insanlarız sonuçta.

Onun için bu konuda bir adım atıldığında gözümüze sokuluyor.

Bu listeyi yapan adamlar bu kadar önemsemiyor bu meseleyi. Ama kraldan çok kralcı olanlar öyle bir çalışıyor ki düşman olsa bu kadar zarar veremez.

“CHP’de çarşaflı birine rozet takıldı” haberi bu partiye bir tane bile oy kazandırmamıştır. Aynı şekilde seçim zamanları sıklıkla “Saadet Partililer meyhaneyi ziyaret etti” diye haberler çıkar. Saadet Partisi bu şekilde oy kazanmaz. CHP de o şekilde oy kazanmaz. Sempati kazanır mı? o da tartışılır.

Ama bu şekilde haber yapanlar haber yaptıkları partilere katkı sağlar mı?

Eğer bu haberler ilgi duyanlar tarafından takip edilip bulunsa yani alt mesaj olarak kalsa işe yarayabilir. Ama bu şekilde göze sokulunca antipatik oluyor.

200 bin çok hocam

Koronavirüs süreci ile ilgili pek çok felaket senaryosu var. Hemen herkes ikinci dalgayı bekliyor. Eskiden ülkemizde herkes futbol ve politikadan anlardı şimdilerde herkes pandemi uzmanı.  

Gerçek uzmanların dediğini pek ciddiye almıyoruz genelde.

Dün, Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Tevfik Özlü, bayramda hareketliliğin yaşanması durumunda vaka sayısının az olduğu illerde pozitif sayısının artacağını belirterek,"20 bin hasta 200 bin taşıyıcı var. Bu risk taşıyor" dedi.

80 küsur milyonda 200 bin çok değilmiş gibi gelebilir. Ama kendinizi bir değerlendirin. Gün içinde kaç kişi ile temas ediyorsunuz? Hiç kimse ile temas etmeyen para alışverişinde bulunuyor. Koronavirüs olsa bulaşması muhtemel araçlarla seyahat ediyoruz. Restoranda yemek yiyoruz. Self servis olan yerlerde özellikle. Bizden bir öncekinin dokunduğu çatala kaşığa dokunuyoruz. Bizden bir öncekinin boşalttığı sandalyeye oturuyoruz.

Devlet dairelerinde koronavirüs çıktığında mekan karantinaya alınıyor. Ne zaman? Koronavirüslü biri oradaki birine bulaştırıyor. Virüse kavuşan arkadaş belirti gösteriyor. O süre içinde işe gidip gelmeye devam ediyor. Sonunda onun covid-19 olduğu kesinlik kazanıyor. Ondan sonra…

Peki belirti gösterene kadar yaşanan süreç ne olacak?

O arada o kişinin temas ettikleri? Oraya gelen giden…

Şimdi mübarek Kurban Bayramı geliyor. Herkes memleketine gidecek. Bu kişiler gidene kadar bir sürü kişi ile temas edecek. Memleketlerinde bir sürü insanla iletişim kuracak. Dönüş yolunda bir sürü kişiye dokunacak.

Sonuç?

Sonuçta virüsün yayılmaması ve ikinci dalganın meydana gelmemesi için dua edeceğiz.

Allah yardımcımız olsun ama 200 bin taşıyıcı gerçekten çok büyük risk.



HECATİ: Yanlış yere bakıyorsunuz. İşinize bakın…

YORUM EKLE