Batının ve İslam'ın hak anlayışları

   Allah’ın Rahmeti ve Bereketi Tüm Halkımızın üzerine olsun.

  Hak kavramı göreceli bir kavramdır. İsteyen istediği gibi bir hak kavramı tercih edebiliyor. Birine göre hak olan başka birine hak olmaya biliyor. Bu benim hakkım demek nasıl olur bugünkü yazımızda hak meselesini ele alalım istedim. Neden derseniz bugünkü siyasi atmosferdeki herhangi bir meselede iktidar partisi de muhalefet partisi de kendilerini haklı görüyorlar. Evet, konumuz hak nedir ve hakkın çeşitleri var mıdır? Kimler için bağlayıcıdır.

  İki türlü hak kavramı vardır. Birincisi, batı medeniyetinin ve kapitalist Siyonist sistemlerin kabul ettiği ve bizlerin batıl dediğimiz sistemin hak anlayışı. Maalesef bugün dünya bu bozuk düzen üzerine yönetilmektedir. Diğeri de bizimde inancımız olan İslam’ın hak anlayışıdır. Bu iki anlayış nasıldır ve ne farkları vardır. Kısaca inceleyelim.

Batı medeniyetinin;

  1.  Hak anlayışı DEMOKRASİ yani çoğunluktan doğan haklardır. Batı medeniyetinde çoğunluk bir hak sebebidir. Bugünkü sistemler bu anlayış üzere kurulmuştur. Hâlbuki İslam çoğunluk olmayı bir hak sebebi olarak görmez. Biz çoğunluğuz bizim dediğimiz olacak bu yanlış bir anlayıştır. Çoğunluk olmak her şeyi yapabilirim anlamına gelmez. Firavun kalabalıktı Musa A.S. ise azınlıktaydı ama Musa A.S. haktı firavun batıldı.
  2. Hak anlayışı gücün verdiği hak sebebidir. Ben güçlüyüm, zenginim o halde benim dediğim olacak. Buda batıl bir anlayıştır. Batı medeniyeti gücü hak sebebi saydıklarından dolayı güçlü devletler güçsüz olan devletleri sömürürler. Yâda ben iktidarım güç benim elimde ben istediğimi yaparım sen ise istediğini yapamazsın. Ben güçlüyüm o zaman ben haklıyım.
  3. Hak anlayışı menfaate dayalı hak anlayışıdır. Batı medeniyeti kendi menfaatini hak sebebi olarak görür bir şey benim menfaatime uymuyorsa o kötü bir şeydir. Menfaatime uygunsa kötü dahi olsa iyi bir şeydir. Bu anlayışa göre haklı olup olmamak önemli değildir önemli olan menfaattir. Batı medeniyeti kendi menfaatine olan her şeyi yapmayı mubah görür.
  4. Hak anlayışı imtiyaz yani üstün ırk inancıdır. Batı medeniyeti kendi ırkını diğer ırklardan üstün görür. Bu sebepten yıllardan beri batı medeniyetinde zenciler ve diğer ırklar hep aşağılanmıştır. Üstün ırk inancını en katı bir şekilde uygulayan İsrail’dir. Ve Yahudi inancına göre Yahudi olmayan diğer insanlar hayvan hükmündedir. Bu sebepten dolayı diğer tüm insanlar Yahudilere hizmet etmek için yaratılmışlardır ve Yahudi olmayan diğer ırkların hiçbir hakları yoktur.

Bu batıl olan batı medeniyetinin hak anlayışının yanında İslam’ında bir hak anlayışı vardır.

  1. Hak anlayışı yaradılıştan doğan hak anlayışı. Her doğan insan Allah katında ve kulların katında eşit haklara sahiptir. Dünya bir imtihan yeridir, herkes farklı şekillerde imtihan edilir ve dünya nimetlerinin tamamına ortaktır. İnsanlar arasında doğuştan gelen bir ayrıcalık yoktur ve eşit haklara sahiptirler.
  2. Hak anlayışı emekten doğan haklardır. Bir insan çalıştığının karşılığını alacaktır.  İslam dini emek harcayan kişiye emeğinin karşılığı teri kurumadan verilmesini emretmiştir. Emekçinin çalışması ve akıttığı ter bir hak sebebidir. Güçlü ya da zenginler emek harcayan emekçiye hakkını zamanında ve tamamını vermek zorundadır vermezler ise hakkı devlet eliyle alınır
  3. Hak anlayışı sözleşmeden doğan haklardır. Kişiler arasında yapılan sözleşmeler bağlayıcıdır. Yapılan sözleşme kesinlikle bir hak sebebidir. Sözleşmeler güçlünün ya da çoğunluğun zoruyla değiştirilemez. Sözleşmeden doğan haklara İslam devleti tarafında uygulanması sağlanır.
  4. Hak anlayışı hukuktan ve adaletten doğan haklardır. Her insan ister Müslüman olsun ister gayrimüslim olsun kanunlar karşısında eşit haklara sahiptir. İslam’a göre adalet mekanizması kişilere göre, çoğunluğa göre, güce göre değişmez adalet karşısında herkes eşit haklara sahiptir. Adalette bunu gerektirir.

İşte batı medeniyetinin hak anlayışı ve İslam’ın hak anlayışı. Kısaca başlıklar halinde yazmaya çalıştık. Şimdi ülkemize bakalım bu hak anlayışlarının hangileri uygulanmakta. Müslümanların yaşadığı ve dindar insanların yönettiği bir ülke.

    Dünyaya bakıyoruz zulüm ile Siyonizmin kontrolünde olan sömürgeci kapitalist sistem. Gerek ülkemize, gerekse dünyaya, batıl olan batı medeniyetinin hak anlayışı ile huzurda gelmez, barışta gelmez.

     Bu sebepten ilk önce ülkemize ve tüm dünyaya İslam’ın hak anlayışını hâkim kılmamız gerekmektedir. Huzur İslam’dadır ve İslam nizamındadır. Çalışmak bizden muvaffakiyet Allah’tandır. Allaha emanet olun. Selam ve dua ile.

YORUM EKLE