Bayağı da methetmişsiniz

Sakarya Nehri bizim ilimizden doğup bizim ilimizden denize dökülen bir akarsu değil. Türkiye’nin en fazla yol kat eden nehirlerinden biri. Nehir doğduğu yerden döküldüğü yere kadar her yerin akarsuyu olmuş oluyor.

Yani “Bana ne Eskişehir ya da Bilecik’te olandan. Biz kendi şehrimizin içinden geçen kısmından mesulüz” diyemeyiz.

Dün ajanslarda bir haber gördüm. Haber de haber yani. Osmaneli kumuna ilgi artıyormuş. Osmaneli’nde çıkarılan kum inşaatlarda tercih ediliyormuş. Hatta haberde verdiği detaya göre Osmaneli’ne gelip çevre il ve ilçelerden kum alımı yapılıyormuş. Kumla ilgili bilgi veren bir uzman “Osmaneli kumunun genel özelliği temiz olması, tane aralıklarının düzenli olması ve doğal çimentoyu içinde barındırmasıdır” demiş. Haberin devamında aynı uzman, “Bu kumun diğer özelliği beton veya sıva yapıldıktan sonra mukavemetinin yüksek olmasıdır. Sakarya Nehri ilçemizden geçerken debisi yüksek olduğu için çamur bırakmıyor. Bu nedenle kum daha temiz oluyor. Yıllardan beri Osmaneli kumu tercih edilmektedir. İlçede bulunan kum ocakları olarak yaklaşık günlük 4 bin ton kum üretimi yapıyoruz. Bu kumu başta İstanbul olmak üzere İzmit, Bursa, Eskişehir ve Kütahya'ya satıyoruz. Deniz kumunda tuz vardır. Dolayısıyla mukavemeti azdır. Deniz kumuyla yapılan sıvalarda ufalanma görülebilir ama Osmaneli kumu ile yapılan sıvada bu söz konusu değildir” demeyi de ihmal etmemiş.

Haber detayında Sakarya Nehri’nin Bilecik il sınırı içinde 10 tane kum ocağı olduğu bunlardan 7 tanesinin Osmaneli’nde olduğu bilgisi de yer alıyor. Günlük 4 bin ton kum çıkarılıyor. Düşünün…

Haber güzel de…

Ekonomiye katkısı, Osmaneli’nin büyümesi, sıva işinin önemi falan…

Sakarya’da kıyı erozyonu var. O nedenle burada bırakın yeni kum ocağı açılmasını açılan kum ocaklarının ruhsatlarını bile yeniletmedik…

Osmaneli kadar biz de marka olmayı bilmiyor muyduk?

Osmaneli ile Geyve arasında ne kadar mesafe var ki?

Geyve’de de açardık birkaç ocak bakardık işimize.

Suyun başında olmak suyun akışını değiştirme hakkını veriyor mu?

Yoksa her il kendi sorumluluk alanında sınırsız yetkiye mi sahip? Kanun aynı kanun, nehir aynı nehirse alınan kararın da aynı nitelikte olması gerekmez mi?

Sakarya’daki kum ocakları erozyona neden oluyor ama birkaç kilometre ötesindeki Bilecik sınırları içinde olduğu için bir tehlike arz etmiyor, öyle mi?

Peki nehir biliyor mu neresinin Sakarya neresinin Bilecik olduğunu?

Akıllı nehir mi bu?

Ya da daha açık sorayım: Kum ocaklarını açıp kapama kararını neye göre alıyorsunuz?

KYK’yı takdir ediyorum

Kredi ve Yurtlar Kurumu’nun aktivitelerini takip ediyorum. Öğrencilerin boş zamanlarını değerlendirmek için çeşitli aktiviteler düzenliyorlar.

Bir bakıyorsunuz geziye gitmişler Taraklı’yı geziyorlar. Bir bakıyorsunuz ellerine makine almış fotoğrafçılık öğreniyorlar.

Geride kalan günlerde yaşlı komşuları ziyaret etmişler ve orada kız öğrenciler yaşlı kadınların evlerini temizlemiş, onlara torun sevgisi vermişler.

Üniversite öğrenciliğini lise öğrenciliğinden ayıran en önemli şey aslında bu aktiviteledir. Ders her yerde öğrenilir. Ama üniversitede hayat öğretilmelidir. Üniversite mezunlarına saygı duyulmasının temelinde işte bu aktivitelere katılmış olmak yatar.

“Öğrencilerin bu şekilde davranmak, sosyalleşmek veya yaşlılara yardım etmek içlerinde varmış” demek de mümkün. Ancak onların içindeki bu yönü ortaya çıkarmak da mühim.

Onun için öğrencilerin kendilerini sosyal anlamda var edebildikleri ve karakterlerini ortaya koyabilecekleri ortamı sağlamak da önemli.

Tüm öğrencilerin bir şekilde kendi karakterlerini ortaya koyması ve enerjilerini bu şekilde kullanmalarını çok önemsiyorum.

Öğrencileri de emeği geçenleri de ayrıca kutlamak ve teşvik etmek gerektiğini düşünüyorum.

Takım gülünce

Sakaryaspor uzun süren kötü gidişin ardından bu hafta da galip gelmeyi başardı. Geride kalan hafta frene basılmıştı. Bu hafta taraftar biraz daha gaza basıldığını hissetti.

Sakarya’da futbol aşkı bir başka.

Bir dönem onca futbolcu çıkarmamız tesadüf değil.

Sakaryaspor’un galip gelmesinin ardından şehirde yürüyenlerin yüzleri bile başka gülüyor.

Sakarya bu gülümsemeyi fazlasıyla hak ediyor.

Umarız bundan sonra güzel günler görmeye devam ederiz.

YORUM EKLE

banner7

banner6