Bayram gelmiş neyime!

Devamına dair hiçbir fikrimin olmadığı bu şarkı sözünü her bayramda mutlaka yüksek sesle telaffuz ederim. Zira benim için pek bir araya gelme, gelenekleri uygulama, ev baklavası yeme manasına gelmediğinden olsa gerek, bayram benim için farklı bir anlam taşımıyor zaten, manasında sık sık kullanırım bu kalıbı.

Ama bu sene yalnızca benim için değil, kimse için özel bir anlam ifade edemedi bayram…İnananlar için kutsal sayılan, özenle kutlanan, inanmayanlar içinse bir araya gelmek için harika bir fırsat olan bu gelenekten pandemi dolayısıyla mahrum kalmış olmak çoğumuzun bu üç günü buruk geçirmesi sonucunu doğurdu.

Bana kızmayın ama bu burukluğun büyük bir kesim için biraz da sahte olduğuna inanıyorum. Uzun zamandır bayram tatili dendiğinde çoğumuzun aklına tatil planları geliyordu malumunuz. Hele ki son senelerde yaz mevsimine denk gelmesinden mütevellit çoğunluk için rotayı güneye çevirme tarihi anlamına geliyordu Ramazan Bayramı, Kurban Bayramı…Haksız mıyım?

Fakat bu bayram ne olduysa herkes pek bir üzüldü, büyüklerinin elini öpemediğine, sevdiklerini ziyarete gidemediğine…Ah o kalabalık bayram kahvaltıları olmadan, anne baklavası yenmeden, dede harçlığı almadan bayramın tadı çıkar mı hiç, şeklinde dramalar başladı.

Bayrama kıymet gösterenler, kendi ailesiyle geleneklerine bağlı kutlayanlara değil lafım elbette…

Lafım yalnızca son bayramlarını yurtdışı seyahatlerinde, Bodrum’da, yazlıklarda aile büyüklerinden uzakta geçirip bu sene sokağa çıkma yasağı dolayısıyla bayramını aileleriyle kutlayamadıkları için çok üzülen(!) kişilere…

Tabii ki kimse akrabasını ziyaret etmek, elini öpmek zorunda değil. Herkes tatilini istediği biçimde yaşamak noktasında özgür. Ama böyle salgının bizi tutsak ettiğinden bahsedip, pencerede torunlarını bekleyen yaşlı teyzeli çikolata reklamları tadında dramalar yaratmak da biraz komik oluyor sanki…

Hepimiz için derin anlamlar taşıyan birçok gün çöpe gitti bu sene, çoğu planımız iptal oldu, çoğu hevesimiz kursağımızda kaldı biliyorum. Ama bayram namazı, sonrasında oturulan büyük kahvaltı sofraları, el öpme seremonileri, sarılmalar, tebrikleşme amaçlı kalabalıklar da hakikaten bu salgın döneminde izin verilebilecek şeyler değildi.

Dilerim isteyenlerin Bodrum’a tatile, isteyenlerin dedelerinin, ninelerinin elini öpmeye gittiği sağlıklı, özgür bayramlar olur önümüzde…

Bu zor günlerde sarılamasak, yan yana olamazsak bile sevdiklerimizin halini hatrını telefondan sorabiliyor olmak, sağlıklı olduklarını bilmek bile büyük şans.

Tüm inananların mübarek Ramazan Bayramı’nı tebrik ediyorum.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Halil
Halil - 5 ay Önce

Bu sene birsey anlamadik bayramdan

Selda yıldız
Selda yıldız - 5 ay Önce

aynen öyle sanki hep büyüklere gidilirmiş gibi yalan sölüyor herkes