“Ben yaptım oldu” olmasın

Her seçim döneminde siyasiler “ortak akıl”dan bahseder. Seçim bitince “Ortak akıl benim aklımdır” diye kanaat getirip buna göre hareket ederler.

Oysa ortak akıl aslında sorumluluğu da paylaşmak anlamına gelir. Belediye başkanları milyonlarla liralık bütçeyi idare etmektedir. Çoğunca kendi servetlerinin binlerce katını idare eder, belediye başkanı olan kişiler. Attıkları imzaların ciddi sorumluluğu vardır. Çoğunca en küçük projelerin şahsi olarak ödenmesi bile mümkün olmayabilir.

Kaldı ki yapımı milyonları liraları bulan projelerden bahsediliyor. Zaman zaman yapılan projeler şehrin kaderini değiştiriyor.

Karasu’da kullanılan 46 milyon liralık kredi mesela. Şehrin kaderini olumsuz yönde değiştirdi. Şehrin gelişmesi hedeflenerek çıkılan yolda gelinen yer bataklık oldu. Belediye şu an iflasın eşiğinde.

Bu tip projelerin yapımı aylar sürüyor. O süreç içinde oradaki esnaf sıkıntı çekiyor. “Beklenen gün gelecekse çekilen çile kutsaldır” elbette ama Sakarya yıllarca dal çık yüzünden çile çekti. Halen devam eden Topça’daki çalışma insanların hayatını zorlaştırdı. Tamamlandığında ortaya çıkacak olan sonuç umarız beklendiğine değer.

Şimdi Sakarya Büyükşehir Belediyesi nostaljik bir tramvay hayal ediyor. Hayalin ötesinde planlıyor. Yakın zamanda belki de yapımına başlanacak.

Ben her projenin iyi niyetle başladığından tereddüt etmiyorum. Ama ortak aklın asla terk edilmemesi gerektiğini düşünüyorum.

Tramvaya ciddi bir yatırım yapılacak. Bu yatırım kendini amorti edecek mi? İşlevsel olacak mı? En önemlisi yatırımın çilesini çekenler sefasını da sürebilecek mi?

Dükkanının önünde aylarca süren çalışma yapılacak. Sonunda da dükkanınızın önünden gelip geçen bir tramvay olacak. Kim buna sıcak bakar?

Elbette her şeyi “dükkan sahibi ne der” diye hesap edemezsiniz. Şehrin ali menfaati her şeyin üstündedir. Ama fedakarlık yapacak olan kişilerin de görüşünün alınması lazım.

Yönetime gelenler genel olarak sonuç odaklı çalışır. Fikri tartışmaları için de “Her kafadan bir ses çıkması” tabiri çok kullanılır. Ya da “Bu kadar adam dinlersek şeytan taşlamaktan tavaf etmeye fırsat bulamayız” denir.

Ama unutmamak lazım ki şeytan taşlamadan hacı olmak da mümkün olmuyor.

Teknoloji yokken ne güzeldi

Bir sosyal medya paylaşımında, “Dün elektrikler gitti. Evdekilerle tanıştık. Sohbet falan ettik. Aslında iyi insanlar” diyordu.

Konumuz bu değil. Ben teknolojinin sağlıklı kullanılması durumunda çok faydalı olduğunu düşünüyorum ve teknolojiye direnmenin yel değirmenlerine savaş açmaktan farksız olduğunu iddia ediyorum…

Konumuz şu: Teknoloji yokken siyasiler daha özgürce sallayabiliyordu. Sıklıkla anlatıp anlatıp seçimden sonra unutuyordu. Gazetelerin yazdıkları ortaya çıkarsa “Basının uydurması” diyordu. Ama şimdi öyle mi? Teknoloji sayesinde her şey kaydediliyor. Hatta çoğunca bizzat politikacıların kendileri tarafından…

Seçim bitiyor. “Ben size nutuk anlatmıştım” diyemiyorsunuz. Hatta bir sonraki seçimden önce kazandığınız seçim öncesi vaatlerinizin ne kadarını gerçekleştirdiğiniz bile ortaya dökülüyor. Hem de saniyeler süren bir araştırma ile. Bilgi falan da lazım değil. Gir Google’ye gör…

Onun için siyasiler daha destekli atmak zorunda kalıyor. Seçimden sonra dediklerini yapmak zorunda kalıyor.

Bazılarının “Keşke teknoloji bu kadar gelişmemiş olsaydı” dediğine de şahitlik ediyoruz tabi…

Haksızken adam lazım

Padişah kendine danışman arıyormuş. Danışman adaylarından biri gayet kendinden emin bir şekilde, “Haklı olduğunuz her zaman yanınızdayım. Haksız olduğunuzda sonuna kadar karşınızda yer alırım” demiş. Bunun üzerine padişah “Haklı olduğumda herkes yanımda. Bana haksız olduğumda danışman lazım” demiş ve adamı yollamış.

Şimdi Sakaryaspor için de benzer durum söz konusu. Sakaryaspor zor bir dönemden geçiyor. Diyeceksiniz ki “Hangi zamanımız rahat oldu ki” ama şimdiki süreç gerçekten çok daha fazla destek olunmasını gerektiriyor.

Takım şampiyon olduğunda kutlamaya binlerce kişi geliyor zaten. Mühim olan zor günlerde bir arada olmak.

Sakaryaspor’un şimdi desteğe ihtiyacı var. Şampiyon olduğunda zaten herkes Sakaryalı…

YORUM EKLE