Bir Anatominin Hikayesi

Altı sene tıp eğitimi aldıktan sonra iki yıllık mecburi hizmetimi yapmak için çektiğim çok şanslı bir kura sonucu 1994 Eylül ayında, Van merkeze 60 km, Muradiye ilçesine 30 km mesafede İran sınırına yakın bir sağlık ocağında görevime başladım.

O yıllarda devlet memurlarına karşı terör faaliyetleri oldukça fazlaydı.

Köyümüzün dışında olan lojmanda temizlik personeli, sağlık memuru ve ben olmak üzere üç kişi ayrı yerlerde kalıyorduk.

Küçükbaş hayvancılıkla geçinen bu köyde koyunları çakallardan korumak amacıyla azgın çoban köpekleri vardı.

Köye yabancı hiçbir canlı giremez gök gürültüsüne benzer havlamalarıyla bütün köy ayağa kalkardı.

Ama ay ışığının olmadığı bazı geceler ne bir ses, etrafta gezinen ne bir köpek olurdu.

İşte o geceler hiç uyumaz, yattığım odadan başka odaya geçer ışığı yakmadan perdeyi küçücük aralar, gölgeleri belli olmayan izsiz adımların bizi ne zaman alacaklarını düşünürken sabaha kadar tek kibrit ile duman altı olurdum.

Belimize kadar yağan karları adımlarımızla yararak hastalara ulaşırdık.

Ne terörün ne de dayanılmaz çetin şartların kutsal mesleğimizin önüne geçmesine asla müsaade etmezdik.

Böyle geçen iki yıldan fazla bir süre zarfında hiç istifa etmeyi düşünmemiş çok sevdiğim köyüme hizmetimi tamamlamıştım.

Bizi bu görev sorumluluğuyla yetiştiren, öğrencisi olmaktan onur duyduğum Prof. Dr. Recep Mesut ve Prof. Dr. Ahmet Saltık başta olmak üzere bütün hocalarımın ellerinden öpüyorum.

Aradan yıllar geçti, bu sefer uzman doktor olmuş yine mecburi hizmetimi yapmak üzere Gaziantep Çocuk hastanesine tayinim çıkmıştı.

Hastalarımın çok küçük bebekler olmalarından dolayı yüksek ateşli bir hastalık geçirmeme rağmen rapor almamış çalışmaya devam etmiştim.

Ateşli geçen beşinci günün sonunda bir öğlen ameliyatlarımız bitmişti, maskemi ve bonemi çıkarıp elimi yüzümü yıkamak için lavaboya gittiğimde aynanın karşısında sabah sakal tıraşı olurken hiçbir şeyin olmadığı yüzümün birden beyazladığını fark ettim.

Yüksek sorumluluk hissi ve mesleğimizin kutsallığından raporsuz geçen yorgun günlerin sonunda immün sistemim çökmüş vitiligo hastalığına yakalanmıştım.

Hastalık raporları ve yıllık izinlerimi bile hakkıyla kullanmadığım 19 yıldan fazla Devlet Memurluğu görevinden sonra özel bir hastanenin yoğun bakım ünitesinde görevime başladım.

Covid 19 nedeniyle uykusuz geçirdiğimiz ve her gün bir arkadaşımızın eksildiği salgın nedeniyle Türkiye’de özel ve devlet sektöründen hiçbir meslektaşım istifa etmeyi düşünmemiş, yarın hastalığa yakalanmayı kendi çalıştığı yoğun bakım yatağına yatacak olmayı düşünmeden en ön saflarda halkımıza şifa dağıtmaya devam etmiştir.

Buradan yetkililere bir sitemde bulunmak istiyorum.

Yapılan onlarca destek ve ek ödeme açıklamalarının hiçbirinde özel sektör çalışanlarına yer verilmeyişi bizleri çok üzmektedir.

Oysa bizlerde Covid hastalarına bakmakta, hastalığa yakalanmaktayız.

Hiçbirimizin ek bir ödeme talebi dahi olmamış, beklediğimiz sadece unutulmamak ve küçük bir teşekkür olmuştur.

Halkımızla birlikte yüksek motivasyon ve azimle bu illetten kurtulacağımıza inanarak devlet büyüklerimize sesleniyorum;

30 binden fazla sağlık çalışanımızın Covid 19’a yakalandığı,

Yüzü aşkın sağlık çalışanımızı kaybettiğimiz ve daha da kaybedecek olduğumuz bu salgında cefakarca çalışan bütün emekçilerimizin

“Her Çalışma Yılının 2 Hizmet Yılı sayılmasını öneriyorum”

Bu mertebeye olgunluğa yoğrularak, hayat süzgecinden geçerek gelen insanları itham etmeden, yargılamadan veya hakkımızda yorum yapmadan önce bir defa daha düşünülmesi  gereken meslek gurubu olduğumuz için kumsaldaki bir kum tanesinin hikayesinden bir paragraf anlattım.

Buradan bütün hekimlerimizin ve sağlık çalışanlarımızın önünde saygıyla eğiliyor, sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

Beğenip paylaşmanız, bizlere ses olmanız dileklerimle sağlıklı ve bol bereketli bir hafta diliyorum.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Erhan Korhan.
Erhan Korhan. - 1 ay Önce

Cefakar sağlık çalışanlarının hiç bir zaman hakkı ödenmez hocam. Sağlığımızı önce rabbime daha sonra sizler gibi değerli sağlık çalışanlarımıza emanet ediyoruz. Hele hele şu dönemde sağlık çalışanlarının yapmış olduğu cefakarlıklar hiçde gözardı edilmemeli bence. Devletimizinde kamu özel ayrımı yapmadan hertürlü desteği cefakar sağlık çalışanlarımız için yapması gerekir diye düşünüyorum. Devlet olarak halk olarak çok şey borçluyuz onlara çünkü. Rabbim yar ve yardımcıları olsun. Sizlerede bu tür hassas konuları gündeme getirdiğiniz için ayrıca teşekkür etmek lazım hocam. Rabbim yar ve yardımcınız olsun. Saygılar, selamlar.

Ömür Uygun
Ömür Uygun - 1 ay Önce

Sn. Hocam ülkemizin Covid 19 belası yüzünden zor bir süreçten geçtiği şu günlerde sorumluluğun en büyüğünü üstlenen bu uğurda canını hiçe sayarak hastaların sağlığına kavuşması için canını dişine takan tüm hekimlerimize sizin nezdinizde çok teşekkür ediyorum. Son günlerde sağlık personeline ve hekimlerimize karşı artan şiddeti lanetliyor tüm sağlık çalışanlarımıza şükranlarımı sunuyorum.

Nimet Ağırbaş
Nimet Ağırbaş - 1 ay Önce

Saygı ve sevgiyle değer kıymet bilmemiz gereken hekimlik ve öğretmenlik gibi özel meslekler malesefki ülkemizde hakettiği yeri bulamamıştır, TTB bile kapatılsın diyen bir zihniyetle yönetiliyoruz gerisini siz düşünün...sevgi ve saygılarımla

Buğra
Buğra - 1 ay Önce

Syn hocam her olagan üstü bi durumda olduğu gibi bugunkü cağın belasinda da yine devlet ayrımcı bi tavır sergilemektedir ama bu haksizlik sadece doktor hemşire bağımında değil temizlik personeli portör elemanindada var turkiyede her özel ve devlet kadrosunda yoğun bakım çalışanı farklı bi ücret alır ama personel her zaman aynı onlarda değişen yok oysa en yuksek riski onlar taşır ama hiç kimse cikipta demezki burda bi adaletsizlik var kul hakkı var demez diyemez bu ülkede adalet varmı eşitlik varmı sadece bi örnek vereyim devletteki hemşire alır 6 bin lira özeldeki alır 2500 lira oysa özeldeki daha özverili çalışır tabii burda iş verendede suç var devlet büyükleri ve patronlar hep kendi ceplerini düşünürler olan yine garibana olur son sözüm deveye sormuşlar senin sırtın neden eğri devede demişki nerem dogruki Allah garibanın yardımcısı olsun son bi şeyler daha söyleyeceğim yazımı okuyan ve beni haklı bulan büyüklerim neden haala kör ve sağırsinız selam olsun hastasına bakan ilgilenen aldığı maaşı hak eden saglikcı kardeşlerime .

kemalpaşa
kemalpaşa - 1 ay Önce

Hocam bu zor günlerde bizler için ellerinden gelenin fazlasını yapan soktorlarımızdan Allah razı olsun.bir hatay için canınızı ortaya koyuyorsunuz.iyiki varsınız

Zeynep MERÇAN
Zeynep MERÇAN - 1 ay Önce

Siz doktorların, siz sağlık çalışanlarının yaşadıkları oldukça meşakkatli durumları, haleti ruhiyelerini anlayabilmemiz aslında o kadar zor değilken; canımızı emanet ettiğimiz sizlerin özellikle şu sıkıntılı dönemde en layık şekilde şükran duygularımızı hissettirmek adına devletimizin gözle görülür temel bir adımını bekliyoruz. Bütün sağlık çalışanları ordusuna minnetlerimi şahsınız nezdinde iletmek isterim, sağolun varolun. Türkiye Cumhuriyeti Devleti; doktoruna, hemşiresine ve bütün diğer sağlık çalışanlarına hakettiği değeri gösterecek güçten aciz değildir, aciz olmamalıdır!

Zeynep MERÇAN
Zeynep MERÇAN - 1 ay Önce

Siz doktorların, siz sağlık çalışanlarının yaşadıkları oldukça meşakkatli durumları, haleti ruhiyelerini anlayabilmemiz aslında o kadar zor değilken; canımızı emanet ettiğimiz sizlerin özellikle şu sıkıntılı dönemde en layık şekilde şükran duygularımızı hissettirmek adına devletimizin gözle görülür temel bir adımını bekliyoruz. Bütün sağlık çalışanları ordusuna minnetlerimi şahsınız nezdinde iletmek isterim, sağolun varolun. Türkiye Cumhuriyeti Devleti; doktoruna, hemşiresine ve bütün diğer sağlık çalışanlarına hakettiği değeri gösterecek güçten aciz değildir, aciz olmamalıdır!

Mehmet Tunca
Mehmet Tunca - 1 ay Önce

Saygı ve sevgindeyse hocam.kutsal mesleğinde sonsuz başarılar dilerim.ülkemiz binlerce sorunlarından birini dile getirdiyin için emeğinize sağlık..