Bir Asr Suresi Tefsiri

       Her insan-Müslüman içinde bulunduğu asrın yani devrin şartlarına göre doğru bir strateji geliştirmezse hüsrana uğrar, uğrayacaktır. Kur’an ve sahih sünnet bize her devirde ve durumda hüsrandan kurtulmanın formülünü, şifrelerini ve anahtarını verecektir. Ancak bu bir arayış, çaba ve gayret gerektirir. Yoksa (mesela) Hz. Muhammed (SAV)’in Bedir, Uhud, Hendek v.b. savaşlarının veya diğer mücadelelerini hikâyeleştirerek bir Hoca önderliğinde TV ekranlarında gözyaşı dökülerek hedefe varılmaz.

        Peki, Asr Suresinde verilen formül nedir:

       Varsayalım dünya bir uçaktır. Sizin bu uçağı hedefine götürmek veya bu uçakla hedefe gitmek görevinizdir. Bu durumda önce uçağı tanımalı ve onun sizi hedefe götürebileceğine inanmalısınız. Ayrıca kendinizin de bunu başarabileceğine güvenmelisiniz. Uçağın motoru inancı temsil eder ve motor çok sağlam olmalıdır. Motorun gücü ve onu kullanabileceğinize dair inancınız tam olmalıdır. Uçağın hareketini sağlayan enerjiyi ise yakıtı verir. Şayet yakıt olmazsa uçak bir süs eşyası mesabesindedir. Peki, bu uçağın yakıtı nedir, derseniz. Bu uçağın yakıtı Kur’an ve sahih sünnet rehberliğinde oluşturacağınız salih ameller yani barışçıl eylemlerdir. Salih amellerin yapılışında doğru naklin (Kur’an ve sahih sünnet) yanında objektif bilimin ve aklın kullanılması gerek ve yeter şartlardır. (Şunu da antr parantez belirtmeliyim. Salih ameller sadece namaz, oruç ve zekâtla sınırlandırılamaz. İyilik, güzellik, doğruluk adına yapacağınız veya şuurlu bir amaçla yapmayacağınız her şey salih amel olabilir. )

       Şimdi uçağı çalıştırıp kaldırdınız, diyelim. Artık asıl meselemiz rotamız yani hak yolculuğumuzdur. Bundan sonra hedefe kilitlenmek gerekir. Şayet siz pilotsanız; yardımcılarınızdan, diğer ekibinizden ve hatta yolcularınızdan destek ve yardım almalısınız. Çünkü yolcular arasında doktorlar, mimarlar, din âlimleri, mühendisler, işçiler, çiftçiler v.s. olabilir. Aksi halde ben çukuruna düşer yani türbülansa girersiniz ve kendinizi ve sorumlu olduklarınızı tehlikeye atarsınız. Belki de siz bir yolcusunuzdur. Bu durumda ben karışmam, beni ilgilendirmez, diyemezsiniz veya ben pilota güveniyorum, onu seviyorum, o ne yaparsa razıyım, diyemezsiniz. Çünkü uçağa biniş amacınız bu değildi ya da olamaz. Şayet pilotun rotadan yani asli hedeften saptığını gördüğünüzde onu uyarmak veya görevden almak ve içinizdeki en ehil kişiyi göreve getirmek şarttır. Şunu da unutmamak gerekir. Bu yolculuk ancak sabırla, azimle, doğru bilgi ile iradeyle ve kararlılıkla tamamlanabilir.

       Şimdi bir de tersten okuyalım: Sabırlı, kararlı, bilgili, donanımlı olmazsanız hak(lı) mücadelenizi yapamazsınız. Hak mücadelenizi rotanızı kaybetmeden sürdüremezsiniz iyi, güzel, doğruyu (salih amel) yapacak ortamı bulamazsınız. İyi, güzel, doğru şeyleri de yapamazsanız imanınızı, inancınızı koruyamazsınız. İnancınızı koruyamazsanız da kendinize yazık edersiniz ve büyük bir hayal kırıklığına uğrarsınız. Yani sonunuz hüsran olur. Ama suç içinde bulunduğunuz asırda değil, sizdedir. Yani her şey size bağlıdır. Sadakallahu’l-azim

YORUM EKLE
YORUMLAR
Kenan Çatalbaş
Kenan Çatalbaş - 3 gün Önce

Hocam, bir konu ançak bu kadar güzel anlatılabilirdi. Teşekkürler

Yüksel yılmaz
Yüksel yılmaz - 3 gün Önce

Çok güzel anlatım oldu

Oktay tarakçı
Oktay tarakçı - 3 gün Önce

Ağzına sağlık hocam