Bir başka bahar

Gönül, bu güzel bahar gününde, tıpkı gün gibi, huzur veren, aşk, mutluluk ve şiir dolu bir yazı yazmak ister. Gönül, öfke, kin, nefretten uzak, sabır, dua, ümit ile sevişen, cümlelere imza atmak ister. Ve gönül, arkadaşlık, dostluk, kardeşlik dolu, İslam adaletinin hüküm sürdüğü bir ülkede yaşayıp, ülkenin tam ortasına, dev bir huzur anıtı dikmek ister.
Gerçekten de gönül, huzur dolu bir dünyada yaşayıp, aşka sayısız şiir, hayata dair, sabır kıyafetli, şükür parfümlü, duygusal ve romantik yazılar yazmak istiyor. Ancak şuan dünya, yeni bir renge bürünüyor. Hilal ile Haç, Er meydanında, tarihinin en zor ve en sert savaşını veriyor. Türkiye ise, değişen dünyaya imza atmak için, kaleminin ucunu açıyor. Tam da bu yüzden, avazım çıkana kadar, ‘’Bu zaman farklı, bu bahar, bir başka bahar’’ diye haykırıyorum. Ve kalemimi, tarihinin en kritik, en önemli ve en tehlikeli seçimine giden Türkiye’nin üstünde oynatmaya, tam gaz devam ediyorum. 
Evet, saat, her zaman olduğu gibi, ‘’tik tak’’ diyip, su gibi akıp gidiyor. Güneş, vakti gelince doğup, vakti gelince batıyor. Mevsim, baharı gösteriyor, yeşile bürünen tabiat, yüreğe tatlı bir huzur veriyor. Müslüman, 11 Ay’ın Sultanı Ramazan’a hazırlanıyor, İslam, Türkiye’den can suyu bekliyor. Takvim yaprakları, tek tek mazi oluyor ve ülke, kader gününe, 24 Haziran’a doğru, adım adım yürüyor.
Yüzeysel bakıldığı zaman, Türk milleti, 24 Haziran günü, sandığa gidecek, oyunu kullanacak ve 25 Haziran sabahı, ülke yeni bir döneme başlayacak gibi görünüyor. Ki, yüzeysel baktığımız zaman, ‘’alt tarafı bir seçim işte. Oyumuzu atacağız, bitip gidecek.’’ diye basit bir yorum yapıp, hayatın doğal akışına ve doğal gündeme geri dönmemiz gerekiyor. Fakat, tıpkı bu bahar gibi, bu seçim de, çok farklı, çok başka bir seçim olacak.
Umudum, duam ve seçim sahnesinde gördüğüm tablo’ya göre, bu millet, 25 Haziran sabahı, daha güçlü, daha çok söz söyleyen ve daha bağımsız bir ülkeye uyanacak. Ancak, şuan ülkenin üstünde, ilginç bir rüzgar esiyor. Bu ülkeye ihanet edenlerin üstünde, ‘’özgüven’’ markalı bir elbise bulunuyor. FETÖ yeniden ‘’cemaat’’ kılığına girmeye çalışıyor ve bir kısım millet bu konuda, ‘’FETÖ’’ ‘’Cemaat’’ arafı yaşıyor.
Kabul, 15 Temmuz darbe girişimini, muazzam bir direniş ile atlatıldı. Ancak o gece, bazılarının Türkiye’ye darbe hayali, komaya girdi. Ama henüz ölmedi. Bu hayal, hala nefes alıyor, hala bir boşluk arıyor ve hala başarıya dair ümit besliyor. 24 Haziran günü sandık ta, bu hayale ya can suyu vermek, ya da öldürücü kurşunu sıkmak için kuruluyor.
Bu yüzden ben, ‘’bu bahar başka bahar, bu seçim, bambaşka bir seçim ’’ diyorum. ‘’uyan Müslüman, uyan Türk.’’ diyorum. ‘’oyun büyük, oyunu boz.’’ diyorum. Ve sonra, ‘’oyun bozulunca, Bayrağın gölgesi, Ezanın sesi, tüm Dünyaya yayılacak’’ diyorum. 

YORUM EKLE