Bir ev bir araba

Sakarya’da geride kalan yıl kaç konut yapıldı?

Kaçı değerinden satıldı?

Kaç kişi ev aldı?

Kaç kişi eve ihtiyaçlı?

Pek çok ilçede müteahhitler ellerindeki evleri tüketemiyor. Hangi ilçeye giderseniz gidin herkes elindeki evi ya maliyetine ya da maliyetinin altına satma gayreti içinde. İnşaat sektörü durma noktasına gelmiş. Tam da bu esnada TOKİ ev yapımına başlıyor.

İnşaatçılar krizden çıkmaya çalışıyor. Ellerindeki evleri maliyetin altında satıp günü kurtarma derdindeler. Piyasada ev fazlalığı var. Tam da bu esnada TOKİ imdada yetişip yeni evler yapıyor.

Kocaali’ye 445, Korucuk’a 396 konut yapılması gündemde. Toplamda 850 civarında konut yapılacak. Kocaali’de 25 bin 497 kişi ikamet ediyor. Bu ilçeye 445 konut yapılması durumunda ilçedeki hiçbir müteahhidin ev satması söz konusu değil de…

Vatandaşın da fırsatı kaçırmamak adına ev almaya çalışması da ayrı bir durum. Fındık para etmemiş, kriz almış yürümüş. Tam da bu esnada ev almanın tam zamanı olduğuna ikna oluyoruz.

Bu arada ne ben müteahhidim ne de akrabalarım arasında inşaat işi yapan var. Ama şunu düşünüyor insan: Madem bu şekilde bir yatırım yapılacak o halde Kocaali’ye ve Korucuk’a devlet eli ile kalıcı yatırımlar yapılsa ya. Buralarda insanlar istihdam etse, üretime katkı sağlansa ve bu şekilde kriz aşılmaya çalışılsa ya.

Ama biliyorsunuz bizde hayaller bir ev bir araba ile başlar. Devletimiz de TOKİ ile ev hayalini çözüyor. Yerli otomobilimiz de üretildi mi, iş tamamdır…

Kriz falan sıkıntı olmaz. Hepsini hallederiz evvel Allah…

Yer vermek mi vermemek mi?

Sabah işe gelirken ya da akşam işten çıkınca çoğumuz dolmuş kullanıyor. Ben Karasu’dan geldiğim için yolum saati aşkın sürüyor.

Araç sıklıkla dolu oluyor. Yoldan bir kadın biniyor. Ayakta seyahat etmek durumunda. Kalkıp yer versen akşama kadar sen yorgun çalışacaksın. Vermesen vicdanın seni taciz etmeye devam ediyor. Aynı şekilde akşam işten dönerken… Akşama kadar çalışmışsın. Yorgunsun. Bir saati aşkın süre ayakta duracak halin yok. Ama o kadıncağız da ayakta seyahat edebilecek durumda değil. Soğukta bir sonraki arabayı beklemek de istememiş belli ki. Beklese bir sonraki arabada da boş yer olacağı garanti değil zaten.

Yol yormuyor vicdanım kadar.

Şu araçlar yoldaki yolcu için bir boş koltuk ayıramaz mı…

İnek diyip geçmeyin

Ben köy çocuğuyum. Çocukluğum köyde geçti ve halen de köy bağlantım devam ediyor. O nedenle köydeki adamın ne düşündüğünü iyi bilirim.

Köy yerlerinde inek her şeydir. Genel olarak ineği evin altına bağlarsınız. Bu şekilde ineğe yer bulmakla kalmaz geceleri onun nefesi sayesinde sıcak bir evde de barınmış olursunuz.

Az parayı bulunca evin ötesine ahır yapar ineği oraya bağlarsınız. “İneğin kokusu ile para kokusu aynı yerde durmaz” derler. Biraz daha parayı bulunca ineği satarsınız.

İnek aynı zamanda sigorta gibidir. Bir borca girerseniz, kız evlendirir ya da hasta olursanız ilk olarak gözünüzü ahıra çevirirsiniz. İneği satar borçları ödersiniz.

Günlük süt de verir inek. Tereyağı ve ekşimek (siz lor da diyebilirsiniz) yaparsınız. Yanına mısır ekmeği ve ıhlamur çayınız da olursa bakkala ihtiyaç duymadan yıllarca beslenebilirsiniz.

Sütünü satıp diğer ihtiyaçlarınızı da karşılayabilirsiniz. Her sene yavruladığı için günden günde maddi durumunuzu bile düzeltebilirsiniz.

Bugünlerde Akyazı’da çiçek hastalığı türedi. Hastalıkla mücadele sürüyor ama bu arada hayvan ölümleri de meydana geliyor. Şimdiye kadar yedi hayvan telef olmuş.

Yedi ailenin varlığında azalma demek bu. Yedi ailenin zorda kalması demek.

İneğin ölmesinin ne demek olduğunu bilirim. Defalarca yaşadık bu durumu. İneklerin ölmesi umutların ölmesi demektir. Kızların çeyizlerinin ölmesi demektir bazen. Kurulması planlanan işlerin ölmesi demektir.

Onun için önemlidir Akyazı’daki ineklerin ölmesi.

İnek diyip geçmeyin. Kiminin çeyizidir, kiminin sağlık garantisi…

HECATİ: Havada aşk kokusu var. Dışarda için şu zıkkımı...

YORUM EKLE
YORUMLAR
Zafer Demirtürkoglu
Zafer Demirtürkoglu - 8 ay Önce

İzzettin çetinkaya
İzzettin çetinkaya - 8 ay Önce

Başkan yine gönüllerden geçmişsin.