Bir Film Anatomisi ''Çağrı''

1962 yılında yayınlandı. Döneminin en iyi filmiydi.

Henüz 16 yaşında olan Steven Spielberg 'e yönetmen olma kararını verdiren filmdi. 

''Arabistanlı Lawrence'' filminden bahsediyorum. Bu filmi ilk gösteriminde hayranlık ile izleyen insanlar arasında 32 yaşında, geleceğin ünlü yönetmeni,

Suriye asıllı Mustafa Akkad da vardı.

Filmde Şerif Ali karakterinin sahra çölünde deve üzerinde uzaktan belirip, bir serap suretinden gerçekliğe dönüşür gibi sahneye girmesinden müthiş etkilenmişti. Bu sahnenin benzerini sonra ki yıllarda Hz. Hamza karakterinde yaşatacaktı.

Bu filmi izlerken, müziğini dinlerken, çekim açılarına ve kurgusuna hayranlık ile bakarken uğruna büyük mücadeleler vereceği büyük tutkusu olacak olan projesinin kıvılcımları gözlerinde parlamaktaydı.

Mustafa Akkad idealist, özgüvenli, istekli bir yönetmendi. Annesi aslen Gaziantep'liydi. İyi bir eğitim almıştı. Babası gümrük memuruydu. Daha çocuk denecek yaşta yönetmen olmayı kafasına koyan Mustafa'yı babası ABD ye yollarken cebine bir KUR'AN ve 200 DOLAR para koymuştu. Eğitimini tamamladıkdan sonra iyi projelerde çalışmış ve iyice kendisine güveni geldiğinde kendi yapım şirketini kurmuştu. Artık herşey hazırdı.

Mustafa Akkad hiç zaman kaybetmeden en büyük hayalini gerçekleştirmek için harekete geçmişti.

Çekeceği filmde Hz.Muhammed'in yaşamı ve yedinci asırda İslamın doğuşundan çok daha fazlasını anlatmak istiyordu. İslam ve batı arasında bir hoşgörü köprüsü kurmak istiyordu.  Ancak bunun ne kadar zor olduğunu ona ilk karşı çıkanların islam coğrafyası olmasından hemen anlayacaktı. ABD de saldırıya bile uğradı. Ama pes etmedi. Yoluna devam etti.

İlk yaptığı iş,  çok ama çok iyi bir kadro kurdu. Senarist, yönetmen yardımcılığı, ve tabiki müzik!

Müzik Maurice Jarre!

 150 den fazla film müziği olan bu adam defalarca oscar adayı olmuş, sayısız ödül almış bir müzisyendi. Ancak yönetmen Mustafa AKKAD’ın daha büyük sorunları vardı. İslam aleminden gelen tepkiler durmuyordu. Bu yüzden filmin senaryosunu dönemin islam bilginlerine gönderdi. Ayrıca Kahire de bulunan EL ESHER üniversitesinde islam alimlerine gönderdi. Sayfa sayfa incelendi. Tarihi çok iyi çalışılmış ve hatasız olmasına rahmen islam alimleri tarafından maneviyatlarına gölge düşmemesi açısından Hz. Muhammed'in yanı sıra Hz. Ebubekir, Hz. Ali, Hz. Ömer ve Hz. Osman gibi halifeleride göstermesine izin verilmemişti. Sadece Hz. Hamza'nın gösterilmesine onay verildi.

Mustafa Akkad bu yüzden bu karaktere müthiş bir ağırlık verdi ve bu rol için Anthony Quinn ile anlaştı.

Proje başlangıçta Kuveyt ve Fas hükümetleri tarafından finanse ediliyordu. Ancak kısa bir süre sonra Dünya Müslüman Birliği tarafından reddedilince Kuveyt emiri mali desteğini geri çekti.

Mekke ve Medine de yapılacak olan çekimler Suudilerin izin vermemesi ile iptal edildi. 1974 sonunda ilk çekim alanlarını Fas'a kurdular. Ancak büyük bir zorluk vardı önlerinde. Fas çöllerinde Hz.Muhammed zamanının Mekke'sinin tarihi görünümünü oluşturabilmek.

300 kişi 5 ay çalışarak yoğun bir emek ile bunu başarmak üzereyken Suudi yönetiminin film çekilmesini engellemek için yaptığı baskılar yüzünden Fas yönetimi projeyi durdurmuş, tüm film ekibinin ülkeyi terk etmesi için 15 gün süre tanımıştı.

Yüzlerce oyuncu, tırlar dolusu malzeme ile kapının önüne koyulan Mustafa Akkad yanına Anthony Quinn'i alarak hemen komşu ülke Libya'ya geçer. Kaddafi yönetiminden randevu ister. Quinn'nin bizzat bulunduğu toplantıda Mustafa Akkad'ın çaresizliğini gören Kaddafi merak etmemesini ve Hz.Muhammed'in hayat hikayesini anlatan böyle bir filmin sahipsiz bırakılamayacağını söyler.

''Topla bütün ekibini.

Çöl ise çöl!

 Para ise para!

 Bunlar bizde de fazlasıyla var.

Filmini Libya topraklarında tamamla.'' der.

Sadece ilk 10 dakikası Fas topraklarında çekilebilen filmin kalanı için sınırsız bir bütçe Libya lideri Kaddafi tarafından sağlanmış ve Libya toprakları bu film için Mustafa Akkad ve ekibinin emrine sunulmuştu bile...

Mustafa Akkad filmin finalinde Kaddafi'ye teşekkür mesajı konularak adının minnet ile anılması teklifinde bulunur. Kaddafi bu teklifi rededer.

''İslamın doğuş hikayesinin sinema ile tüm dünyaya anlatılması hepimizin boynunun borcuydu. Biz de görevimizi yaptık'' der.

Ve hepimizin aşina olduğu ''ÇAĞRI'' (The MESSAGE) filmi çekilmeye başlanır....

Tabiki kolay olmayacak...

devamı haftaya....

YORUM EKLE