Bir virüs sayesinde gelişen bağlar

Kimsenin evden çıkamadığı bu günlerde sakin bir hayat sürmekteyiz ve dışarıda ölümcül bir tehditle karşı karşıya kalacağımız için, zaten dar olan çevremizle, sosyal mecralardan görebildiğimiz kadarıyla iyi ilişkiler güzel bağlar kurduğumuzu düşünüyorum.

Evcil hayvanıyla vakit geçirenler, kitap okuyanlar, çay, kahve içip dertleşenler… Birde sürekli evde olduğunu belirtip canı sıkılan arkadaşlar sayesinde gelişen sosyal medyadan birbirlerine meydan okuyan; bebeklik fotoğraflarını sergileyen, tuvalet kağıdı sektiren, apartmandan apartmana gitar şovu videoları gönderen eğlenceli kişilikler görmeye başladık. Meğer evde kalmak baya eğlenceliymiş. Farklı bir korkum olan bu kadar kişi evlerindeyken umarım başka bir felaket ile karşı karşıya kalmayız.

Bu evlere çekiliş tabi ki tedirgin ediyor ama bir süre içimizde huzursuzluk olsa da en azından gereken tedbirleri alıp, bu huzursuz boşluğun güzel geçmesi için sevdiklerimizle bir arada ve eğlenceli bir şekilde geçirmek gerektiğini düşünüyorum. Tüm ailemizi arayıp sağlıklarını ve keyiflerini soruyoruz. Görüşemesek bile iyi olduklarını bilmek iyi hissetme sebebimiz.

Sevdiklerimizle birlikteyiz ve uzun uzun dertleşmeye konuşmaya küçük ev etkinlikleri düzenlemeye vaktimiz oluyor. 30’lu yaşlardaysan anne baba ve kardeşinle film izlemek pek keyifli olmayabilirdi, tabi virüsten önce. Tıpkı 90’lı yıllardaki gibiyiz. Kağıttan oyunlar oynayanlar bile var. Neyse ki internetimiz sağlam hem iş yapabiliyoruz, hem çok uzaklardaki çevremizle de görüşüp konuşabiliyoruz.

Sanki biraz Almanya’ya benzedik onlar zaten akşam 7 den sonra dışarı çıkmazlar, o saatten sonra gelen misafirle de bizdeki kadar ilgilenmezlermiş. Biz ülke olarak o kadar sıkıldık ki asla Almanya’nın bu düzenine alışamayacağımızı anladık. Hatta ölümcül olan virüse rağmen evde kalışı fırsat bilip, gece geç saatlere kadar birlikte vakit geçiren, tatlılar yenilip, çaylar içilen bu sayede bir sürü dedikodu yapılan aileler de maalesef ki çoğunlukta.

Bana şunu düşündürüyor; aile bağları gelişince bir arada kalmak uğruna tarım, hayvancılık ve kentlerden köylere dönüş başlar mı? Hem bu ciddi tehdit karşısında daha sağlıklı bir hayat elde etmiş oluruz.

Covit-19 sayesinde yuvalarımıza döndük ama umarım en kısa sürede bu ölümcül virüsten kurtulup, ders alınmış bir şekilde hayatlarımıza kaldığımız yerden devam ederiz.

YORUM EKLE

banner22

banner21