Biraz gündem...

Bugün başta EMEKLİLİKTE YAŞA TAKILANLAR olmak üzere terör, darbe ve dokunulmazlıklar gibi ülkenin ana sorunlarından bir kaçına değineceğim. Yerimiz kalırsa bir iki cümle ile de ABD BAHARI.

Önce EYT ile başlayalım.  

Soralım... Suriyelilere 45 milyar dolar yani bizim paramızla 315 milyar lira harcayan zihniyet neden emeklilikte yaşa takılanlara sadece 100 milyarlık liralık bir bütçe ayırmaz? Suriyelilere 315 milyar lira harcamayı İNSANLIK olarak gören zihniyet aynı İNSANLIĞI neden 5.5-6 milyon EYT’lİ için yapmaz? Veya soruyu şöyle soralım. Ortalama iki çocuk ve eşleri ile birlikte sayıları 15-20 milyon arası değişen EYT MAĞDURLARI neden görmezden gelinir?

Bu insani soruları sorduktan sonra gelelim EYT’lilerin HUKUKİ durumuna. Hiçbir yasa veya kanun geriye doğru hak kaybı yaratamaz diyen hukukçulara göre ortada ANAYASA İHLALİ varmış. Bu ihlal aynı zamanda ANAYASAL SUÇ oluştururmuş. Anayasaya aykırı bu yasayı çıkaran ve uygulayanlarında yargılanmaktan ve EYT MAĞDURLARININ HAKLARINI kuruşuna kadar ödemekten kurtulmaları mümkün değilmiş. 

Çözüme gelince. Elbette var. Yaklaşık 200 milyarlık bir kaynaktan bahsetmek mümkün ama biz bu işi çözmeyeceğiz diyen zihniyete bu kaynağı kullan diye tavsiyede bulunsam hemen başka yere aktarırlar. En iyisi bir iktidar değişikliğinde yetkililere söylemek şartı ile çözüm önerimiz şimdilik bizde saklı kalsın.

Terör…

Son günlerde terör faaliyetleri sistematik olarak artıp ŞEHİTLERİMİZ gelmeye başlayınca aklıma BARZANİ’nin yaptığı açıklamalar geldi. İki Barzani var hangisi diye soracak olanlara parti kongrelerinde gurur duyularak alkışlanan Barzani’den bahsediyorum. Hani ‘‘Ben, Kürtlerin özgürlük savaşçısı PKK’nın hamisiyim…’’ diyen Barzani’den bahsediyorum. İşte o Barzani ABD’nin bölgedeki en etkin isimlerinden biri olan James JEFFREY ile Nisan ayı içinde iki defa görüştükten sonra 23 Nisan 2020’de yani tamda bizim Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımızı kutladığımız bir günde hiç de gündemde yok iken durduk yerde ‘‘BOP devam ediyor. 2023’den önce BÜYÜK KÜRDİSTANI kuracağız...’’ açıklamalarını yaptı. Teröre çözüm arayanlara tavsiyem Barzani’nin kulağını çekmeyi unutmasınlar.

Ayrıca 2 milyar dolar kredi ile birlikte 300 milyon dolar bağışla şımartılan Barzani’ye bir sorum olacak. Aldığı krediyi geri ödüyor mu? Milyon veya milyar dolarlar bazılarına basit gelebilir ama 2 milyar dolar 14 milyar TL, 300 milyon dolar da 2.1 milyar TL yapıyor. Yani bize bize yeteriz kampanyasında toplanan paranın 1.9 milyar TL olduğunu söyleyeyim de Barzani’ye verilen kredi ile yapılan bağışın büyüklüğünü siz düşünün. Terör demişken terör örgütleri tarafından kandırılanları ve kandırılmayanları daha detaylı bir ara yazarız.

Darbe…

27 Mayıs’ta eski adı YASLI ADA yeni adı ile DEMOKRASİ ve ÖZGÜRLÜKLER adasının açılışı yapıldı. Davetlilerin bazılarına bakınca; Darbeler sonrasında kurgulanmış yeni düzende kurulan partilerin temsilcileri ile onların yandaşları orada idi. Davet edilmeyenlere gelince; Demokrat Parti’yi temsil eden yok. Adalet Partisini’de temsil eden yok. Doğru Yol Partisinin de temsilcisi yok. Kısacası darbenin muhatabı olan MİSYONDAN hiç kimse yok. Hatta mağdurların avukatlarından Hüsamettin Cindoruk bile yok.

Neymiş? DEMOKRASİ ve ÖZGÜRLÜKLER adası imiş. 200 milyon dolara mal olmuş. Adada ne olduğunu bilmiyorum. Bir gün ziyaret ederiz. Eğer adada otel, kafe, restorant gibi tesisler ve bunların özel sektör işletmecileri olursa 200 milyon dolar harcanan adaya sadece RANT ADASI derim. Şimdiden söyleyeyim de sonra kimse alınmasın.

Darbe demişken son günlerde konuşulan darbe polemiklerini yazmaya bile değmez. Sadece algı operasyonu ile mağdur edebiyatında yeni bir sayfası deyip gülüp geçelim.

Dokunulmazlıklar…

DARBECİLERİN özellikle kendilerini koruma ve kollama altına almak için getirdiği DOKUNULMAZLIĞI antidemokratik ve çağdışı bir ayrıcalık olarak görürüm. Her zaman söylerim. Eğer bir ülkede dokunulmazlık diye bir ayrımcılık varsa o ülkede demokrasi yoktur diye. Bu yüzden hangi tür suç olursa olsun en ufak bir suç işlenmesi halinde Milletvekillerinin, Bakanların, Başbakanların ve Cumhurbaşkanlarının dokunulmazlıklarının kaldırılarak yargı önüne çıkmasından ve varsa cezalarını çekmelerinden yanayım. Bu kapsamda; Başta ceza dosyaları Meclis rafları arasında sıkışanlar olmak üzere burada yazmaya terbiyemin müsaade etmediği ifadeleri kullanarak hem birbirlerine hem karşıt partililere yani halka her türlü ağır hakaretler eden SİYASİLERE hala neden DOKUNULMUYOR demekten de kendimi alamıyorum.

ABD Baharı…

Çok kısa bir cümle. Sadece GEORGE FLOYD’un değil aynı zamanda özellikle Güney Amerika Baharı, Asya Baharı, Afrika Baharı, Arap Baharı adı altında milyonlarca insanın sonsuza kadar NEFES ALAMAMASINA sebep olanlarında aynı BAHARI yaşamasını cani gönülden desteklediğimi söylerken inşallah DEMOKRASİ adına eyaletler de ÖZGÜRLÜKLERİNE kavuşur temennisinde bulunayım.

Saygılarımla,

Sinan Ulusinan

YORUM EKLE