Birlikte Fotoğraf Çektirmek

Konumuz, genel başkan adayları ile ilgilidir ancak başlamadan belirtmemiz gereken bir başka nokta vardır. 

Pazartesi akşamı Adapazarı’nda gerçekleşen konferansta Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun, konuşmasına şu sözleri ile başladı.

“Dünya üzerindeki milletlerin gelişmesi elbette aynı dönem içinde olmamıştır. Milliyetçilik, batı toplumları için modern döneme ait bir kavram olabilir. Ancak Türkler, daha 700’lü yıllarda devlet (il) ve millet (bodun) kavramlarını kurumsallaştırmıştır.”

Demek ki nasılmış? 

İşe, önce kendini tanımak ile başlayacakmışsın!

***

Gündemdeki tartışmalar, dönüp dolaşıp MHP’ye dayanıyor. Onca yazılıp çizilene rağmen bizim söyleyebileceğimiz; parti yönetiminin, dostu – düşmanı birbirine karıştırmış durumda olduğudur. 

Oysa parti tabanı oldukça net! Yine de partisini yönetenlerin, iktidarın “ya benimlesin ya teröristsin” diyerek oluşturduğu kötü niyetli algının içine düşmüş olmasını anlamakta zorlanıyor.

Açıklayalım:

Devlet organizasyonu ile hükümet organizasyonunu aynı kabul etmek doğru değildir! Bu önermeyi ancak saltanatvari bir sistemin varlığı destekleyebilir. Başbakanın azledilmesinde olduğu gibi: “Mührü ben verdim, şimdi de ben geri aldım, size ne!” anlayışı, bu yaklaşımı açıklayıcı bir örnektir.

***

Parti içi muhalefetin güçlenmesinin temel nedeni, son seçimde alınan oy oranı değildir. Peki, nedir? İktidar partisinin yeniden güçlenmesine neden olan desteksiz politikalardır. 

Şöyle düşünelim: Genel başkan adayları, asıl muhatapları (bu aşamada) üst kurul delegeleri olduğu halde neden il il gezmektedir? Çünkü ülkenin geleceği adına çok sıkıntılı bir hal alan bu reel-politik ortamda parti tabanının endişeleri ile milletin genelinin kalbinde taşıdığı endişe aynıdır. 

Fakat!

Gelinen noktada “tüzük kurultayını toplama” amacının geri plana atıldığı ve bir sonraki aşamaya fayda sağlayacak çalışmaların ağırlık kazandığı izlenimi artmaktadır.

Kendilerinden beklenen, daima birlikte olmak misyonu ile hareket edildiğini göstermeleridir.

Birlikte fotoğraf vererek, aynı masaya oturarak, sonucu ne olursa olsun yolun bir, davanın tek, amacın aynı olduğunu anlatmaları gerekir.

Aksi halde şapkadan tavşan mı yoksa yeni bir parti mi çıkacağı söylemleri artacak ve bu söylemler, genel merkezin pası ile iktidarın ofsayttan gol atmasına sebep olacaktır. 

Bizim gözlemlerimiz bu şekildedir. Tekrar yazmakta bir beis görmüyoruz. Hatırlamakta fayda vardır. 

Siyasetin yegâne kuralı şudur: 

Demokrasilerde sokaktaki insanın dediği olur!

YORUM EKLE