Bize ne oldu

Orhun Yazıtlarında, Göktürk Hakanı Bilge Kağan; “Aç buldum doyurdum. Açık buldum giydirdim. Yemedim yedirdim” diye seslenir…

Peygamberimiz ; “Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir” buyurur…

Bu anlayış sayesindedir ki, Türk Devletleri “Fakiri Olmayan Devletler” olmuştur.

İslam öncesi Türk Devletlerinde, hakan ve hatun yılda bir kez otağlarından çıkarlar, halk da otağda neyi beğenirse, neye ihtiyacı varsa onu alırdı.

Selçuklu ve Osmanlı’da ise; “Mülk Allah’ındır”… İşlemeyenin elinden toprağın alındığı, toprak sahibine asker besleme zorunluluğunun getirildiği, “Üretimi teşvik eden” bir toprak sistemi vardır… Bırakın, fakiri, yetimi, garibi; göçmen kuşlar, sahipsiz hayvanları düşünen "Gurabâhâne-i Lâklâkan" denilen leylek hastanesini kuran bir vakıf medeniyetine sahiptir…

Cumhuriyet’in ilk yıllarında da “Fakiri Olmayan Millet” anlayışı amaçlanmıştır. Eskiden devralınan bazı yardım müesseseleri (Darülacaze, Darüşşafaka vb) aynen devam ettirilmiş, bazıları yeniden çağın gereklerine göre düzenlenmiş (Hilal-i Ahmer/Kızılay, Çeşitli Vakıflar) ve bazı yardım müesseseleri (Çocuk Esirgeme Kurumu vb.) kurulmuştur.

1970’lere kadar Toplumsal dayanışma da had safhadadır… Toplumsal dayanışmayı sağlayan, toplumsal yapıdır… Zengin de, orta halli de fakir de aynı mahallededir… Zenginin çocuğu da fakirin çocuğu da aynı okula gider, sokakta birlikte oynardı… Giyimler kuşamlar arasında büyük farklar yoktu… “Marka” giymek diye bir olay yoktu. Daha doğrusu “Marka” yoktu… Kimse, zekâtımı fitremi kime vereceğim, kurban etimi vereceğim muhtaç birini bulacak mıyım? Diye düşünmezdi. Çünkü mahallesinde mutlaka zekâtını, fitresini, kurban etini verecek birisini bulurdu. Zengin kasıntı değildi. Fakir kendini ezik hissetmezdi…

1970’li yıllardan itibaren büyük kentlerden başlayarak toplum değişmeye, dönüşmeye başladı… 1980’den sonra bu dönüşüm büyük bir ivme kazandı. Mahalleler ayrıldı… Zenginlerinin, orta hallilerin, fakirlerin oturduğu mahalleler ayrıştı…. Her kentte özel okullar oluştu… Mahallelerden sonra, okullar farklılaştı… Milli Gelirden alınan paylar arasında uçurumlar oluştu… Mahallelerin ayrışması da yeterli olmadı… Zenginlerin oturduğu özel güvenlik teşkilatına sahip siteler yapılmaya başlandı. Büyük kentlerin çevresinde de varoşlar oluştu…

Zenginlerin, orta hallilerin kapıcıları dışında tanıdığı bildiği fakir kalmadı… Yardım yapmak istese de, yardım yapacakları kişilere ulaşamıyordu insanlar…

Bir tarafta, çöpe giden tonlarca gıda maddesi; diğer tarafta, çöplüklerde ekmek arayan insanlar…

Bir tarafta, şatafat, israf; diğer tarafta açlık, ıstırap…

Bir tarafta özel okullarda, o olmazsa yurtdışında diploma aldırılan çocuklar; diğer tarafta parasızlıktan okuyamayanlar…

Ve bir tarafta yardımda bulunmak isteyenler; diğer tarafta yardıma ihtiyacı olanlar…

Bu değişen sosyal dokuda, yardımla görevli kamu kuruluşları (Kızılay, SHÇEK, Sosyal Yardımlaşma Vakfı vb) Kendilerini sosyal yapıya adapte edemeyince; bu boşluğu sivil toplum kuruluları doldurmaya başladı… Fakirlere yardım amacıyla ortaya çıkan STK’ların küçük bir bölümü çok önemli görevler ifa etse de, bazıları siyasallaştı, bazıları yolsuzluk batağına battı, bazı kuruluşlar yardımları kendi yandaşlarını fonlamak için kullandılar.

Tüm bunlar da sivil toplum kuruluşlarına duyulan güveni sarstı… Sonuçta insanlar yardım yapmaktan korkar bir hale geldi…

“Bir elin verdiğini diğer el bilmeyecek” diyen bir ceddin torunları da, yardım anlayışlarını atalarına layık olmayan bir seviyeye düşürdüler:

Yardımı bir reklam amacı olarak kullandılar…

Ödedikleri vergileri, zekât miktarlarından düştüler…

Allah rızası için yapmaları gereken yardımları, vergi kaçakçılığının bir unsuru ve şirketlerinin reklamının bir aracı olarak gördüler…

Sahi bize ne oldu?

YORUM EKLE
YORUMLAR
Mustafa Yandakci
Mustafa Yandakci - 2 hafta Önce

Zenginle Fakir Arasında Adeta Uçurum Meydana Geldi.İnsanlar Yardımı Kime Yapacağını Bilemez Oldu.Yaotığı Yardımı Reklam Aracı Ve Vergi İndiriminden Faydalanma Aracı Yapanlar bunu Alışkanlık Haline Getirdi. Allah Sonumuzu Hayırlı Etsin. Cenabı Allah Bizi Şükür Eden Kullarından Eylesin. Allah ‘dan Korkmak Kuldan Utanmak LAZIM.Sağlıcak Kalın.

Muse Can
Muse Can - 2 hafta Önce

Bize ne oldugunu bir anlamış olsak hepsi eskisi gibi olacak Baskan

Tayyar Cem Sekmen
Tayyar Cem Sekmen - 2 hafta Önce

Müslümanlığı daha yeni yeni öğrenmeye başladık da ondan.

Ali. Bayburtlu
Ali. Bayburtlu - 2 hafta Önce

Bize ne olacak yönetenler vakıf mallarını yağmaya başladılar , vakiflar üzerinden yolsuzluk yaptılar Ve Vakıf mallarını yağmaladılar . Başka Ne olsun?

Nevzat Coşkun
Nevzat Coşkun - 2 hafta Önce

"geçmiş zaman olur ki, hayali cihan değer"

Hasan Akbulut
Hasan Akbulut - 2 hafta Önce

Bu gün nedense. Kendi kendime bu konuyu düşündüm çıkamadım işin içinden, hatta insanlara tek kelimeyle anlatması sorulsa ne derler diye de merak ettim, sonra, insanların birbirine muhtaçlığının azalmasının önemine bağladım, bu yazıyı okuyunca hiç olmaz ise bir kısım cevabı görmüş oldum,
Selamlar,

Hasan ayaz
Hasan ayaz - 2 hafta Önce

Allah sonumuzu hayır eyleye