Bu gençler var ya!!!

Beyefendi oğlum İsmail Erdem, tam bir kitap kurdu.

Kendisi Yalova Üniversitesi İletişim Sanatları Fakültesinde okuyor.

İki ayrı yerel gazetede farklı türden deneme yazıları yayınlanıyor.

Güzeller güzeli sevgili Yeğenim Asude Nur Emecan da aynı şekilde bir kitap kurdudur.

O da bu yıl Sabancı Üniversitesi Endüstri Mühendisliği’ni kazandı.

Yeğenlerimin içinde o kadar çok kitap okuyanlar var ki, ‘Hep beni örnek almışlar!’ havasıyla “Zevkten dört köşe oluyorum!” Desem yeridir.

Üstelik birçoğunun çok güçlü kalemi var. Yazıyorlar yani.

Aradan yıllar geçince ’Artık yazmalıyım!’ diye düşündüm.

Asude Nur, daha ilköğretim yıllarında yani 7- 8 yıl kadar önce, Orman ve Ağaç konulu bir yarışmada 1.lik kazanmış ve Gebze Belediyesi tarafından bir bisikletle ödüllendirilmişti.

Yazısı şöyle:

TEMEL VARLIK OLAN AĞAÇ

Ben insanım, sen insansın, biz insanız. Hepimiz severiz, seviniriz, üzülürüz ve koruruz. Sevdiklerimizi ya da ihtiyaç duyduklarımızı koruruz. Onları kaybetme korkumuz bile vardır içimizde. Kim ihtiyacı olduğu bir varlığın yok olmasını ister? Ancak yine biz insanoğlu isteriz.

Bir insan, bir canlı ona kucak açmış, beslemiş, korumuş ve diğer bütün ihtiyaçlarının hammaddesi olan ağaçları, orman bu neden yok etmek ister ki?

Bu fikir hangi zihniyete sığar?

Sonunda aç kalacağını bile- bile yiyeceklerini atar mısın? Atamazsın tabii ki. Sen o yiyeceklere muhtaçsın ve ömür boyu da muhtaç kalacaksın.

Öğretmenlere, yaşlılara, hamilelere ve daha birçok kişiye saygı duyarız. Özellikle belli bir yaştan sonraki insanlara daha çok saygı duyarız.

Eğer bir insan bana gerçekten önem veriyorsa ki vermeli, ağaçların tek yaprağını bile koparamaz. Belki de atalarının varoluşunu bile görmüş olabilir bir ağaç.

Yüce bir anne gibi seni ve senden öncekileri besleyen, gölgesinde serinleten ulu bir varlık, hatta ve hatta bir cani ona zarar vermezse, senin gelecek neslini bile kucaklayabilir.

O senin bir asırdan çok daha fazla süren neslini bıkmadan kolladıysa artık sıra sende.

Ona teşekkür etmek için cani olmaman, sadece ve sadece gerçek bir insan olman yeterli.

Aslında ‘Ağaçlara zarar vermemeliyiz!’ çok ama çok yanlış bir cümle. Ağaçlara zarar verme lüksümüz yok, olamaz. Yaşamın her anında ağaç senin yanındaydı; doğduğunda yattığın beşik ağaçtandı, şu anda kullandığın kalem de ağaçtan. Hatta ve hatta öleceksin, tabutun bile ağaçtan. Anlayacağınız kadarıyla tercih hakkınız yok, korumak zorundasınız. Son olarak o her şeyden üstün tuttuğunuz elektronik olanlarda ağacın payı var. Bir de insanlarımız böyle düşünsün.

Emin olun farkındalık artacaktır.

Asude’min yazısı bu kadar.

Gelelim bu konuyu neden köşemize taşıdığımıza!

50 yıldan beridir dinlerim: ‘Bu gençlerden bir şey olmaz!’  der büyükler.

Vehmimiz “Biz daha çok biliyoruz”dadır.

Ne zamanki onları dinler ve söylediklerine kulak kabartırsak, mesele büyük ölçüde hallolacaktır. Her zaman söylerim, gençlerimizin yazdıklarını her hafta bir programda mutlaka dinlemeli ve onları daima teşvik etmeliyiz.  

Korkmayın madara duruma düşmeyiz.

Yoksa her şeyin en iyisini bildiğinizi zannetmeye ve fakat gençleri de suçlamaya devam eder dururuz.

Okumayı ve yazmayı seven gençlerimize selam olsun.

Yanlarındayız efendim..

                          

YORUM EKLE
YORUMLAR
Münevver Güler
Münevver Güler - 2 ay Önce

Gencimizi tebrik ediyorum.Inşlh yazılarına devam eder.Armut ağacından ileriye düşmezmiş.Iyi örnek oluyorsun Ömer cığım senide nekadar tebrik etsem azdır.

Erol DEMIRTAS
Erol DEMIRTAS - 2 ay Önce

Harikasın Omer tebrik ederim seni ayrıca gençlerimizi kutluyorum