Bu Şehirde Sevgi “Her şey” gibi...

Üniversite dönemlerimde kitap kulüplerimiz vardı. Buluşmalarda evlerimizde çokça çay, ıhlamur partileri yapardık. Okuduklarımızı ve çok daha fazlasını anlatırdık, dinlerdik. Okuyan, yazan, eleştiren, mantıklı ve farklı düşünen, sorgulayan bireylerle bulunmanın tadı damağımda kalmıştı.

Neden devam etmeyelim diye düşündüm. Sosyal medya hesaplarımdan tüm arkadaşlarıma bir çağrıda bulundum ve Adapazarı’ndaki okumayı seven arkadaşlarımızla bir kitap kulübü kurduk.  25 Aralık’ta ilk toplantımızı yaptık. Birlikte okuyacağımız ilk kitabımızı belirledik. Herkes önerilerini sundu. Adapazarı’nda bir kitap kulübü kurulursa ilk kitabı Sait Faik’ten olmaz mı?  İlk kitap için Semaver’i seçtik ve belirlediğimiz tarihe kadar okumayı tamamladık.

Ben de okumalarımın çoğunu Adapazarı manzarasına karşı sanat atölyemizde yaptım. Sait Faik’in kaleminden Geyve'yi, Akyazı'yı, Dokurcun'u, Adapazarı'nı, Meserret Oteli' ni işlediği harikulade öykülerinde tarzını, tasvir ve hayal gücünü, aklımızda ve ruhumuzda yaşadık. Daha önceki kitaplarında da denk geldiğim Sakarya detayları var. Bu ilçe ve mahallelerde geçen, tasvir edilen öykülerden burada yaşayanların ne kadar haberi var diye merak etmiyor değilim. Edebiyatımızın önde gelen yazarlarından birinin cümlelerini taşıyan öykülerini şehrimizde nerelerde kullanabiliyoruz?

Öykülerini okuyup temalarla bütünleştirmek bir yana Sait Faik’in hatırası için yapılan parkın durumunu 22 Kasım 2019’da Karanlıktaki Sait Faik yazımda anlatmaya çalışmıştım.
Tam bu konuda aklımda çeşitli düşünceler dönüp dururken bir Pazar günü Kırkpınar’a pedalladığım bisiklet turumda Sait Faik’in bir sözünün Kırkpınar Havaalanının girişinde yer alması keyfimi yerine getirmişti. Ta ki tekrar okuyuncaya kadar.

Koca bir tabelada Sait Faik’in bilinen bir sözü büyük harflerle yazılmıştı.
“BİR İNSANI SEVMEKLE BAŞLAR HERŞEY”

Manası ve tesiri yüksek bu söze farklı alanlarda denk gelmiş olabilirsiniz. Fakat buradaki yazımında her şey birleşik. Bildiğin birleşik yazmışlar. İmla konusunda titiz olmama rağmen ben de hata yapıyorum. Özellikle buradaki yazımlarımda imla hatası görünce kendime çok kızıyorum. Yapmamamız gerekmesine rağmen herkes yapabilir ama kamuya açık alanlarda böylesine bariz bir hata... Koca puntolu harfler ile HERŞEY. Güzel bir çalışmaya ve söze yakışmıyor. Çok kurcalamak istemiyorum. Şu noktaya ulaşıyorum; sevmeye seviyoruz bu şehri ve insanlarını. İyi güzel ama bu sevgimiz, “her şeyin” yanlış yazımı gibi mi?

Madem bu hafta kitaplardan ve sevgiden bahsettim, tam da bu konuyu ifade eden Erich Fromm’un Sevme Sanatı kitabı naçizane önerim olsun.

Son olarak kitap kulübümüzün ikinci kitabını Tolstoy’dan İtiraflarım olarak belirledik. 25 Şubat 2020’ye kadar okuyacak ve dimağımızda bıraktıklarını buluşup birbirimize anlatacağız. Katılmak isterseniz bekleriz.

***
Haftanın alıntıları:
“Trifon toprağı sevmez, ona hürmet ederdi. Çünkü birçok sevdikleri orada, onun altında, aklın durduğu bir yerde yaşıyorlardı. Fakat toprağın üstünde koşan, onun üstünde beş on para kazanmak kaygısıyla dönüp dolaşan insanlar ne tuhaf mahluklardı.
Ve denize bir dakika durup bakmaya vakitleri olmadığını söyleyen bu insanlar ne zevksiz mahluklardı.”
Sait Faik Abasıyanık – Orman ve Ev

Hepimiz, sırtımızda ve elbisemizin altında, gözlerimizin içinde müstakbel bir ölü gezdirmiyor muyduk?”
Sait Faik Abasıyanık – Bir Kıyının Dört Hikayesi

YORUM EKLE

banner22

banner21