Bu Süreçte Kaybeden Sakarya Olacak

   İki yıldır üniversite eğitimim için geldiğim İstanbul'da bulunuyorum. Bu iki yıllık süreçte, Sakarya'da meydana gelen hadiseleri dışarıdan bir gözle gözlemleme imkanı buldum, buluyorum. 19 sene içerisinde yaşadığım bir şehrin gelişmelerini dışarıdan takip etmek, itiraf etmeliyim ki oldukça garip bir tecrübe oluyor.

                Yaşananları garipsememin birçok sebebi var elbette ama en kritik nokta şüphesiz ki yıllarca içinde bulunurken fark etmediğim garipliklerin dışarıdan bakınca ortaya çıkmış olması. Anlamsız çekişmeler, birbirinin kuyusunu kazmalar, iyi olan şeyleri ödüllendirmek yerine cezalandırmak, kötü olan ya da olacağı belli şeyleri cezalandırmak yerine ödüllendirmek.

                Dışarıdan bakınca ne kadar garip duruyor değil mi bu söylediklerim? Fakat Sakarya'ya baktığımda gördüğüm tablo maalesef ki bu. Türkiye'nin coğrafi ve kültürel olarak en stratejik illerinden biri olan güzel memleketimde maalesef ki gündem Sakarya'yı nasıl daha ileri noktaya taşıyabiliriz değil.

                Son olarak herkesin malumu olan bir konu, Sakarya Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı gündemde. Konuya gelmeden önce, daha önce de samimi bir şekilde yazdığım şekilde, bir kez daha Sakarya'nın kültür-sanat anlamında geldiği noktayı takdir etmeden geçemem.

                Sakarya'da son 10 yılda Kültür Daire Başkanlığı tarafından 468 konferans, panel, söyleşi, 180 film gösterimi, 178 tiyatro oyunu, 100 sergi, 84 lise etkinliği, 77 konser ve daha nice güzel etkinlikler düzenlendi. Buna -her ne kadar bu sene oldukça kısıtlansa da- Sapanca Şiir Akşamları gibi tematik etkinlikleri de dahil etmek gerekir.  

                Bu başarıda en büyük pay ise kuşkusuz Kültür Daire Başkanı İbrahim Aktürk ve ekibinin. Gerçekten sayıları iki elin parmaklarını geçmeyecek bir ekiple muhteşem işlere imza attı İbrahim Bey başkanlığındaki ekip.

                Her güzel iş gibi, bu başarı da takdir edilip yüceltilmek yerine, değersizleştirilmeye ve önemsizleştirilmeye çalışılıyor. Bazı yerel gazeteler, adeta tetikçilik yaparak daire başkanı değiştirmeye çalışıyor. Bazı gazeteler ise buna ortak oluyor.

                Büyükşehir içerisinde ise Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı'na verilen bütçe kısıtlanarak elleri kolları bağlanmaya çalışılıyor. Bunu Sapanca Şiir Akşamları'nda net bir şekilde gördük.

                Devlet Tiyatrolarının geçen ayların takviminde bulunmasına rağmen şehre gelmemesinin sebebi ise ekonomik mi yoksa farklı bir şey mi, henüz bilmiyoruz.

                Bildiğimiz tek bir şey var ki, bu şehirde hemen hemen herkesin tek tek emek harcayarak oluşturduğu kültür-sanat ortamı maalesef ki yok ediliyor, yok edilmek isteniyor. Bu işten kim zararlı, kim faydalı çıkacak?

                Kaybeden Sakarya olacak, kazananı ise inanın bilmiyorum. Merak da etmiyorum. 

YORUM EKLE