Bu Yazıyı Yazmazsam Çatlayacaktım…

Bu yazıyı uzun süredir yazmayı planlıyor ama sürekli erteliyorum. Ertelememin iki nedeni var; birincisi kendimi doğrudan ilgilendiren konularda kalem oynatmayı sevmemem, ikincisi de, bu konuya bugün-yarın makul bir çözüm bulunacağına olan inancımdı… Ama durum o hale geldi ki bu konudaki düşüncelerimi aktarmazsam çatlayacağım…

Konu, 65 yaş üstüne uygulanan sokağa çıkma yasağı…  

15.10.1954 doğumluyum… Hayatım boyunca kurallara uyan bir yurttaş olarak yaşadım. Yalnızca hukuk kurallarına değil, devletin koyduğu idari kurallara, toplumsal kurallara hatta eskilerin adab-ı muaşeret kuralları dediği görgü kurallarına… Kamu otoritesi koymuşsa bir gerekçesi vardır diye doğru bulmadığım kurallara bile çoğu zaman riayet ettim…  Kırmızı ışıkta geçmedim, asansörlerin taşıma limitlerine uydum, vergilerimi zamanında ödedim, kuyruklara kaynak yapmadım, memuriyet hayatım boyunca mesaiye devamsızlığım olmadı. Bu prensibim nedeniyle de 65 yaş üstüne uygulanan sokağa çıkma yasağına ilk günden itibaren uydum. Hatta devlet sokağa çıkma yasağı koymadan bir ay kadar önce kendimi izole ettim. Bir başka ifadeyle; sokağa çıkma yasağını devlet karar vermeden bir ay önce uygulamaya başladım.

Salgının Türkiye’de konuşulmaya başlandığı ilk günlerde, işi gücü olmayan yaşlıların ücretsiz toplu taşım kartlarının salgın tehlikesi geçene kadar kaldırılması için sosyal medyada paylaşımlar yaptım, kamu kuruluşlarına başvuruda bulundum. Benim başvurularımın bir etkisi oldu mu bilmem, bazı belediyeler yaşlılara uygulanan ücretsiz toplu taşıma uygulamasına son verdiler… Bir iki gün sonra da altmış beş yaş üstüne sokağa çıkma yasağı kondu.

Özetle 65 yaş üstüne uygulanan sokağa çıkma yasağının gerekliliğine inanan ve yasağa tam anlamıyla uyan bir insandım. Ancak şimdi, 65 yaş üstüne yasağının “bu haliyle” uygulamasına karşı çıkıyorum…

Neden mi?

Hukukun temel ilkelerinden birisi “genellik ilkesi”dir. Bu ilkeye göre, kuralların genel nitelikte olması, herkes için objektif sonuçlar yaratması ve aynı durumda bulunan kişilere ayırım gözetilmeksizin uygulanabilir olması gerekir. İstisnalar ve ayrıcalıklar, hukukun genellik ilkesini zedeler.  65 yaş üzerine uygulanan bu yasakta ilk günden itibaren hukukun genellik ilkesine uyulmadı. Yalnız 66 yaşındaki Cumhurbaşkanımıza, 71 yaşındaki Sayın Bahçeli ve Kılıçdaroğlu’na değil, milletvekilinden, partilerin ilçe yönetim kurulu üyelerine varıncaya kadar siyasilere bu yasak uygulanmadı… 65 yaşın üzerindeki siyasiler, topluma örnek olmaları gerektiğini unutup sokağa da çıktılar şehirlerarası yolculuk da yaptılar… Bazen maske takmadan fiziki mesafe kuralına da uymadılar…

Daha sonra alınan kararlar ile 65 yaşın üzerindeki eczacılardan başlamak suretiyle, tüccarlar, esnaflar, işadamları, serbest meslek mensupları yasak kapsamından çıkarıldı… Dolayısıyla yasak genel olmaktan çıkmakla kalmayıp denetlenmesi imkânsız hale geldi…

İçişleri Bakanlığının konuya ilişkin tebliğinde; 65 yaş ve üzerindeki vatandaşlarımız arasındaki işletme sahibi, esnaf, tüccar, sanayici, serbest meslek sahipleri ile çalışanlardan durumlarını aktif sigortalılıklarını gösteren SGK hizmet belgesi, vergi kaydı, şirket yetki belgesi, oda ve birlik kimliğinden biriyle belgeleyenlerin, sokağa çıkma kısıtlamasından muaf tutulacağı hükmü yer almaktadır. O kadar geniş ve kötüye kullanımı mümkün ki… Mesela benim Ankara Mali Müşavirler Odası kimlik belgem var ama fiilen mesleği yapmıyorum. Aynı şekilde Baro’ya kayıtlı ama fiilen avukatlık yapmayan onlarca arkadaşım var… Uygulamanın ruhuna aykırı olmakla birlikte, istersek Mali Müşavirler Odasının veya Baronun kimliğini kullanarak sokağa çıkabiliriz. Yasak kapsamı dışında olmak için şirket yönetimine girmek de çok kolay. Bu tabloya bir de “hamili kart yakınımdır” ayrıcalığına sahip olanları da eklersek, 65 yaş üzerindekilerin yarısına yakın bir bölümü sokağa çıkma ayrıcalığına sahiptir diyebiliriz…

Öte yandan; hayatında hiç hastalık geçirmemiş, 65 yaşındaki birisi evinden dışarı adım atamazken; 85 yaşındaki bir eczacı eczanesine giderek hasta olma riski çok yüksek müşterileriyle muhatap olabiliyor. 75 yaşındaki bir mahalli politikacı her yere girip çıkabiliyor.  Kronik hastalığı bulunanlar elini kolunu sallayarak dolaşabiliyor. Bütün bunların neresinde adalet var…

Kamu idaresinin koyduğu her kuralın toplumsal bir faydası olmalıdır. Devlet 65 yaş üstüne sokağa çıkma yasağı uygularken gerekçesi hastalığa yakalanma ve hastalığa yakalandığında ölüm riski olan bu yaş grubunu korumaktır. Gerekçeye katılmamak mümkün değildir…

Ancak, 1 Haziran’dan itibaren yürürlüğe giren “Yeni Normal Hayat” ile birlikte bu yaş grubunu evde tutarak korumak mümkün olmayacaktır…  “Yeni Normal Hayat”ta AVM’ler ve Camilerden sonra restaurant’lar, çarşılar, pasajlar, berberler, kuaförler gibi hastalığın yayılmasına aracılık edecek tüm mekânlar açıldı. Gözlemlerimiz ve duyumlarımızdan “Yeni Normal Hayat”la birlikte, 65 yaş üstü kadınlar da dahil, kadınlar arasında apartman içi gezmelerin başladığı da anlaşılıyor. Toplu taşım vasıtalarında ayakta yolcu taşımaya başlanması, şehirlerarası otobüs ve uçak seferlerinin açılması virüsün de dolaşma hızını artırdı. Ailelerde 18-65 yaş aralığında herkes sokakta… Hatta ufak çocuklar da kreşte… İnsanlar eski günlerden tek farkı maske olan bir hayat sürüyorlar… Pekiyi sokakta dolaşan insanlarla aynı evde yaşayan  65 yaşın üzerindeki insanların evden dışarı çıkmaması onları korur mu?  

65 yaş üzeri gruptan Corona Virüs’e karşı tam anlamıyla korunanlar belki karı koca 65 yaş üzerinde olanlar ile tek başına yaşamak zorunda olanlar… Ama onların da yalnız bir hayatı sürdürmeleri o kadar zor ki…  Haydi benim gibi interneti kullanabilenler, gelen mal kalitesiz de olsa, çarık çürük de olsa, alışverişlerini internet üzerinden yapıyorlar…  Ya kullanamayanlar, evinde interneti bulunmayanlar? Apartmanınızda bir kişi bile bir ihtiyacınız var mı diye sormuyorsa? Bir ekmek bir süt aldırmak için ona buna yalvarmanın nasıl zor olduğunu hiç düşünebiliyor musunuz? Borç ödemesini, vergi ödemesini, bankamatikten para çekmesini nasıl yapacaklar… Kimse vefa grubu, belediyeler, kaymakamlıklar vs. demesin. Siz aramazsanız, onların sizi aradığı da, arayacağı da yok… Vefa grubundan geliyoruz deyip ev soyanların haberlerine de sık sık rastlıyoruz…

Bu garipliklere 7 Haziran günü bir gariplik daha eklendi. 7 Haziran Pazar günü 18 yaşın üzerindeki herkes sokaktaydı… Yıllardır  parklarda, çay bahçelerinde, sokaklarda bu kadar kalabalık bir arada olmamıştı. Madem hafta sonu sokağa çıkma yasağını kaldırıyorsunuz, 65 yaş üzerindekilerin sokak izinlerini hafta içine kaydırsaydınız…

Vergi uygulamasında da ciddi sorunlar var… Maliye Bakanlığının konuya ilişkin tebliğinde de, sokağa çıkma yasağı kapsamında olanların vergi beyannamesi ertelemesinden yararlanacakları, buna karşı sokağa çıkma yasağı kapsamında olanlar vergi beyannamesi ertelemesinden yararlanamayacakları belirtiliyor… Ama beyannameye tabi olmayan Motorlu Araçlar ve Emlak vergileri için bir ertelemeden bahsedilmiyor. İnternet bankacılığından yararlanamayan 65 yaşının üzerindekiler ne yapacak? Vergilerini nasıl ödeyecekler.

Ve işin sağlık boyutu var. Hareketsizlikten eriyen kaslar, güneş ışığından mahrumiyetin getirdiği vitamin yetersizlikleri, kilo alma, ayakta uyuşma, halsizlik, kabızlık vb. onlarca fiziki hastalık… Ve psikolojik rahatsızlıklar… Atasözü üretirken oldukça insafsız olan atalarımız bile “yaş yetmiş iş bitmiş” diyerek yaşlılık sınırını 70 olarak belirlemişler… Öyle bir algı yaratıldı ki günümüz insanı altmış beş yaşına gelmiş dendiğinde; “yaş altmış beş, karşında bir leş” diye düşünür oldu… Bu vicdansız tavrın karşınızdakinde yarattığı- yaratabileceği psikolojik sarsıntıyı düşünebiliyor musunuz? Buna aylarca kimseyle konuşamamanın, sevgiye, ilgiye en fazla ihtiyacınız olduğu dönemde sevgiden ilgiden mahrum olmanın burukluğunu ekleyin

Özetle, 65 yaş üzerindekileri evde hapis tutarak onların fizik ve ruh sağlıklarını yıpratarak salgın ile mücadele edemezsiniz…

Öte yandan; sokağa çıkma yasaklarına ilişkin kararlar alınırken ilk planda ekonomik gerekçeler, ikinci planda seçmen memnuniyeti gözetiliyor. Sağlığa ilişkin gerekçeler ise üçüncü planda... Muhtemelen 65 yaşın üzerindekilerin gelecek seçimde oy kullanmaması muhtemel bir grup  olarak görülüyor ki, talepleri, sorunları görmezden geliniyor..

Ben 65 yaşın üzerindekiler istediği gibi gezsin dolaşsın, toplu taşım vasıtalarına binsin, salgın öncesindeki gibi yaşasın demiyorum.

İstiyorum ki: 65 yaşın üzerindekilerin de insan olduğu unutulmasın, onlara vebalı gibi davranılmasın; Yürüyüş yapabilecekleri, güneşlenebilecekleri, etrafı seyredebilecekleri, market alışverişi yapabilecekleri özetle insan olduklarını yeniden hatırlayabilecekleri 2-3 saatlik izin verilsin; Bakanlıklarımız, belediyelerimiz, yaşlılarımızı arasın, hallerini hatırlarını sorsun; sokağa çıkma yasağı kesintisiz sürecekse, kronik hastalıkları olanları evinde muayene edecek, periyodik iğnelerini yapacak sağlık personeli görevlendirsin…

Yapılamayacak şeyler mi bunlar?

YORUM EKLE
YORUMLAR
Necdet Güzel
Necdet Güzel - 6 ay Önce

65 yaş üstündekilere tercüman olmuşsun teşekkürler. İnsana ve insanlarına değer veren Devletler (yönetimler) tarihte hep başarılı olmuşlardır ve Adalet bazında örnek gösterilmişlerdir. Nedense bizde durum tamamen tersine işlemektedir. Birileri rant peşinde, birileri bol para kazanma peşinde ve birileri de OY peşindeler. Ağzına yüreğine sağlık.

Sinan Ulusinan
Sinan Ulusinan - 6 ay Önce

Şahsen benimde anlayamadığım mantıksızlıkları dile getirmişsiniz. Teşekkür ederim.

Atila Karakullukcu
Atila Karakullukcu - 6 ay Önce

Doğru söze, doğru görüşe ne denir ki?
Yetkililerin 65 ve üstü yaş gruplarına biraz daha fazla özen göstereceklerini umut eder, saygılar sunarım.......

Atik Demir
Atik Demir - 6 ay Önce

Kalemine yüreğine sağlık üstad

Mehmet DENİZ
Mehmet DENİZ - 6 ay Önce

Değerli dostum, Milyonların hislerine tercüman olan güzel ve damardan giren bir yazı olmuş. Eline yüreğine sağlık.

Mehmet İhsan Uzun
Mehmet İhsan Uzun - 6 ay Önce

Sırf senin hatırın için yarından itibaren sokağa çıkma yasağını iptal edeceğim.

Fazlı Köksal
Fazlı Köksal @Mehmet İhsan Uzun - 6 ay Önce

Yasağın kalkacağını ne bildin?

Ferişte HügülA
Ferişte HügülA - 6 ay Önce

Yazdıklarınıza aynen katılıyorum ve YETER ARTIK,EL İNSAF diyorum.

Kazim Bayındır
Kazim Bayındır - 6 ay Önce

Kalemine saglık
İlave etmek gerekirse;1) 65 yaş üstü kişilerle aynı konutu paylaşan 18/65 arası yüzlerce insan var bunlar eve gelince bu gurupla aynı sofrayı aynı odayı paylaşıyor.2) 65.5 yaında her işini kendi yapan saglığı yerinde kişiyle ; 95 yaşında kişiyi aynı kategoride degerlendirmek hangi vicdana adalete hakka uyar.
3) 85 yaşnda da olsan bir bakkal dükkanın varsa bu guruba uygulanan yasak kapsamı dışındasın
Bu karar tamamen insanların akıllarıyla alay etmek ve kesinlikle bu gruba fayda saglamaktan uzak ard niyetli kararlardır.