Bülent Arınç'tan inciler

18 Kasım 2019 tarihindeki köşe yazımda;

Bülent Arınç'ın TV porgramlarınla sık sık gündeme gelmesinin, yaptığı AKP politikalarına ters düşen konuşmaların da, Bülent Arınç’ın ve Kadir Topbaş’ın damatların, Ilıcak'ın ve Altan'ların hapisten çıkmasının da, tesadüf olduğuna inanmayanların sayısının çok yüksek olduğuna inanıyorum. AKP milliyetçi söz ve söylemlerden (tek millet, tek bayrak, tek devlet) vazgeçecek, 2011-2013'deki çözüm süreçli üsluba dönecek. Muhtemelen HDP'ye karşı olan tutum da yumuşayacak.. Hatta görevden alınan Belediye Başkanlarının bir kısmının göreve iade edilmesi ile tutuklu milletvekillerinin tahliyeleri kimseyi şaşırtmayacak... AKP ile CHP'nin "Kürt Sorunu" ve "FETÖ" konusundaki üsluplarının birbirine oldukça yaklaşacağına, bazı konularda TBMM'de birlikte hareket etmelerini bile muhtemel görünüyor.. Tüm bu gelişmeler sonucunda Cumhur İttifakı da Millet ittifakı da dağılırsa da kimse şaşırmasın” demiştik yine geldik aynı yere senaryo aynı aktör aynı..

Bülent Arınç, hutbesinin mevzuu suni KÜRT sorunu

Kız alıp kız verdiğimiz, birlikte ağlayıp birlikte güldüğümüz, komşuluk yaptığımız, yolculuk yaptığımız, Al Bayrağın altında birlikte yaşadığımız, acı günde tatlı günde birlikte olduğumuz, şehit olan evlatlarımıza birlikte ağladığımız Kürtler hakkındaki fikrimiz asla değişmeyecektir ağlayan adam Arınç…

Bizim Kürtlerle bir sorunumuz olduğunu size kim söyledi?

Hayatının büyük bir kısmında devletin her kademesinde en üst seviyede görevler aldınız. Kürtlerin neler yaşadığını öğrenmek için elinizde her türlü imkân vardı. Kürtleri hukukçu kimliğinizle öğrenemediniz de Selahattin Demirtaş’ın kitabından mı öğrendiniz?

Kürtlerin çocuk yaşındaki erkek ya da kız çocukları zorla dağa kaçırılırken, kız çocuklarına tecavüz edilirken, bu çocukların ellerine silahlar verilirken, zorla terörist yapılırken siz  hangi ülkede yaşıyordunuz?..  Göreviniz cami imamlığı mıydı?..  Demirtaş’ın kitabında kürt çocuklarına yapılan bu vahşetler de yazıyor mu?

Askerlik çağı gelmiş delikanlılar, askerlik adı altında zorla PKK’ya eleman temin edilirken, bunu çoğunluğunu HDP’lilerin oluşturduğu PKK’nın şehir yapılanması yaparken, bir çocuğu Türk Ordusuna katılan ailenin diğer çocuğu HDP’nin de katkılarıyla zorla PKK’ya eleman olarak alınırken, doğuda binlerce ailenin bir çocuğu asker bir çocuğu terörist olurken, bunların hepsinde de PKK’nın şehir yapılanması olan HDP’nin katkısı varken sen uzay partisinde mi görevliydin?.. Demirtaş’ın kitabında HDP’nin bu zulmü de yazıyor mu?

Kürtler için halk mahkemeleri kurulurken, HDP’li yöneticilerin de içinde bulunduğu halk mahkemelerinde devlete destek veren KÜRTLER hakkında idam kararları verilirken, devlete destek veren KÜRTLER elektrik direklerine, ağızlarına para tıkılarak asılırken, sen hangi hükümetin bakanıydın.?  Demirtaş’ın kitabı bunlardan söz ediyor mu?

Köy minibüsleri taranırken, minibüslerdeki kadın erkek, çoluk çocuk, yaşlı genç, hamile kadınlar, ana kucağındaki bebekler, hiçbir ayırım gözetilmeden araçtaki tüm KÜRTLER katledilirken, Kürt köyleri basılırken, KÜRTLER, HDP’nin desteklediği PKK tarafından topluca katledilirken, PKK tarafından köylerde evlere zorla girilirken, evin kadınlarına kızlarına tecavüz edilirken, gariban KÜRT köylüsünün rızkına el konulurken sen kimin avukatlığını yapıyordun.? Demirtaş’ın kitabında bunlarda var mı?

Eyyyy Arınç okuduğun kitapta; Pazarda ensesinde vurulan askerin nasıl vurulduğu yazıyor mu.? Hendek savaşlarında evlerinde uyurken uyku halinde şehit edilen iki polisin nasıl şehit edildiği yazıyor mu.? Görev yaptığı okulun kapısında daha 21 yaşındayken şehit edilen Aybüke öğretmenin nasıl şehit edildiği yazıyor mu.? Kafası taşla ezilip üzerinden arabayla geçilerek öldürülen Yasin Börü’nün nasıl katledildiği de yazıyor mu.? Okuduğun o kitapta katil Demirtaş, Eren Bülbül’ün nasıl şehit edildiğini tüm detayları ile anlatıyor mu.? Makamında Şehit edilen Kaymakamımız Muhammet Safitürk’ü şehit etmek için nasıl bir plan yaptığı da yazıyor mu.?  Çünkü pkk ve onun şehir yapılanması HDP tarafından senin ocağına ateş düşürülmedi.

Bu ağlayan yalaka adamı AKP’nin hiçbir kademesindeki yönetici ve parti mensubu mahalle temsilcisi dahi istemezken neden hala CYİK görev yapar anlamak mümkün değildir.

Sayın Cumhurbaşkanı Arınç hakkındaki söylemlerinde samimi ise Arınç’ın görevine derhal son vermelidir. Arınç görevine devam ettiği müddetçe bu söylemler aklımıza olası bir erken secimde ihtiyaç duyulan Kürt oylarına göz kırpma olarak kabul edilecek. Buda ittifakların yeniden dizayn edileceği anlamı taşır. Olası yeni ittifak oluşumlarını ayrı bir konu olarak ileride yazacağım.

BUGÜN ÖĞRETMENLER GÜNÜ

Bugün 24 Kasım Öğretmenler Günü. Bu vesile ile başta Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü kutlu olsun.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Şenol KABAOĞLU
Şenol KABAOĞLU - 2 ay Önce

Farklı açılardan bakabilmek ve bunu yansıtabilmek budur diye düşünüyorum. Altına imza atıyor kalemine sağlık diyorum.